FREN HER BİRİNE OLMALI
Kayıp arama,
Faili meçhul olaylar,
Aile içi çatışmalar,
Aile arasında belden aşağı işler,
Anormal ilişkiler,
İstismar,
İfşa,
Hukuki sorunlar,
Yemek yarışmaları,
Gündüz Kuşağı Programlarının en bilinen konuları arasında yer alıyor.
Bu programların tamamı aile kavramını ve toplumsal değerleri dinamitlerken, kanal ve yapımcısına da çok para kazandırıyor.
Programın hedef kitlesi evde vakit geçiren insanlar gibi görünse de öyle olmuyor. Programların daha geniş biz izleyici-takipçi kitle söz konusu. Çoğunluk kitle o gün programda nelerin olduğunu, ne gibi pisliklerin yaşandığını izlemiş olsun ya da olmasın bir şekilde öğreniyor. Sonrada program yapımcılarının adını komşu kızının adından çok daha iyi bilenler, programlar üzerine bir ortamda yeri geldiğini gördüğü an yorum yapmaya başlıyor.
İzleyici kitlesi geniş olsa da; toplumsal yapıyı olumsuz etkileyen, aile değerlerine zarar veren ve gizlilik ihlalleri içeren bu programlar haklı olarak eleştiri oklarının hedefinde. Esasen bu programların izleniyor olması mazur görülemez.
GÜNDÜZ KUŞAĞI’NA FREN TEKLİFİ
Milliyetçi Hareket Partisi bazı özel televizyonlar kanallarında yayımlanan Gündüz Kuşağı programlarına yasak getiren kanun taslağını meclise sundu.
Taslak uyarınca kişilerin özel hayatı, aile yaşantısı, konut mahremiyeti, sağlık bilgileri ve sosyal durumlarına ilişkin içeriklerin açık bir kamu yararı bulunmadığı müddetçe yayımlanmasına yasak getiriliyor. Düzenleme yalnız gündüz kuşağı programlarını değil haber bültenlerini de kapsıyor. Kanunla mahrem bilgilerin reyting, teşhir veya eğlence aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi planlanıyor.
Aile içi uyuşmazlıklar, kayıp vakaları ve benzeri olayların tarafların yüzleştirilmesi veya ailevi çatışmaların teşhir edilmesi yoluyla program içeriğine dönüştürülmesi engellenecek. Düzenlemede kişilerin açık rıza göstermesinin dahi bu yasağı ortadan kaldırılmayacağına hükmediliyor.
Bu arada Meclis’te toplumun baş belası sosyal medyaya giriş için 15 yaş şartı getiren kanun teklifi görüşülürken Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, “ İktidar çocukların sosyal medyadaki kötü ve müstehcen yayınlar ile oyunlardan uzak durmasını istiyorsa çok kolay bir tedbir var Müge Anlı’nın programları tedavülden kalksın, sabah kuşağı programları da yasaklansın” dedi.
SOSYAL MEDYA
Gündüz Kuşağı programlarının yanı sıra sosyal medya ve dijitalleşmede toplumun değerlerini aşındırıyor. Dijital ortamlarda şiddet içerikli oyunlar her yaştaki çocuk ve gençler tarafından eldeki/evdeki aparatlarla günün her saatinde takip ediliyor.
Şiddet içerikli oyunlar, şiddet eğilimi yaratılıyor. İnternet ortamında silah satışı bile pazarlanıyor. Sonra 14-15 yaşındaki çocuklar elde silah okul basıyor. Sınıflara girerek katliam yapıyor. Okul ve sokaklarda da kızlı/erkekli akran zorbalıkları yaşanıyor.
Kontrolsüz dijitalleşme ayrıca TV’deki dizilerde; şiddet ve kötülüğün, gayri ahlakiliğin her türlüsü yaşanıyor. Silah, çatışma, baskın, katliam , yaralamalı, ölümlü diziler. Sonra sınırsız gayrimeşru işler. Gene eşler arasında aldatma, boşanma konulu lüks hayatlı diziler.
Neticede; çocuklar, kızlı/erkekli gençler hatta olgun yaş insanlar arasından da, böyle bir dünyaya özenenler çıkabiliyor.
Fren, birine değil her birine olmalı.
Fren nerde?