Konya
Az bulutlu
0°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,8928 %0.04
51,9180 %0.14
7.334,82 % 0,94
Ara

TRABZON VE TRABZONLULARA HAYRANIM…

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

40 yıl önce Trabzonlulara, Kayserililere mesela Anteplilere hayrandım.

Fesat olduğum için hayranlığımdan öte bu şehirleri ve bu şehrin insanlarını da çok kıskanırdım.

Ancak İstanbul’da iken daha net gördüm ki Konya, Antep’ten de Kayseri’den de önde idi.
Konya şehir pazarlamasında geri ve zayıf olduğu için biz öyle sanıyormuşuz. 

Yanlış bilmişiz.

Yanlış görüyormuşuz. 

O yıllardan bugüne hala hayran olduğum artık asla kıskanmaktan öte büyük saygı duyduğum hayran olduğum her yerine her hamlesine her insanının çalışmasına şapka çıkardığım Trabzon gerçekten hayallerimi süslüyor.

İki ay önce Trabzon’a yaptığım ziyarette bir Konyalı genç kardeşim ile tanışmıştım.

Laf dönüp dolaştı “Trabzon’da nasıl mutlu musun? Trabzon’a alışabildin mi?” diye sorduğum zaman genç dostum şöyle diyordu

“Abi burada yeni evlendim.

Eşim Trabzonlu

Ailesi ilk başta bana pek sıcak bakmamıştı ama artık birbirimizi tanıdıkça çok mutluyum.

Çünkü bende artık Trabzonlu oldum” diyordu.

Bu çok önemli bir cümle idi.

“Bende Trabzonlu oldum artık”

……………..

Dün sabahın köründe Konya tarihinin sanayisinin folklorunun kitabını yazacak kadar dolu bir abim bana şu sosyal medya paylaşımını gönderiyordu 

…………….

Uçağın gövdesi, Yomra ilçesine taşındı... Trabzon'un bitişiği.
Uçak... Şimdi lokanta... Terminal Pide. Terminal Pide, oldukça büyük... Uçağın yanı da lokantaya dâhil... İki katlı.

***


Fırındaki bayrak

İftar zamanı... Lokanta kalabalık... Usta, fırının başında... Pide yetiştiremiyor. Dikkatimi çekti, fırının üzerinde... Ay yıldız... Bayrak... Çerçeve içinde

Türkiye'de... Acaba başka bayraklı fırın var mı? Bilmiyoruz.
Trabzon... İşte böyle bir yer.

………………

Bu yazı ve fotoğraf usta gazeteci Yavuz Donat Beyin SABAH Gazetesindeki köşe yazısından idi.

…………..

Bundan bir gün önce de şehrimizde yaşayan artık Konyalı olan ama içindeki Trabzon aşkı ile Trabzonlu duruşunu asla kaybetmeyen bir bürokrat dostumda bizimle şunu paylaşıyordu

“Uğur abi Hayırlı iftarlar. 

Bakar mısınız lütfen? 

Sabah Gazetesinden Yavuz Donat bugünkü köşesinde yazmış. 

Bizimkiler Borda Mavili çikolata bile üretmişler. 

Saygılarımla abi”.

…………….

Trabzonlunun ama her Trabzonlunun yani cami hocası da olsa Trabzonlu bir Din görevlisi için bordo-mavi tarifsiz bir tutku tarifsiz bir Dünya’dır

…………

Selçuk Üniversitesi’nde Rektör Prof. Dr. Süleyman Okudan dönemi idi

Ne töreni idi hatırlamıyorum.

Tören öncesi ve sonrası bir grup hocamız ile ayak üstü sohbet ediyorduk.

Bizim sohbet ettiğimiz grupta İlahiyat Fakültesi hocaları ağırlıklı idi.

Laf nereden dolaştı geldi bilmiyorum ama sonradan Trabzonlu olduğunu öğrendiğim İlahiyat Fakültesi hocamız eşinin yanında 

“Uğur Bey bizim orada futbol din gibi bir şeydir” demişti.

Korkumdan şaşkınlığımdan “Bu ne demek hocam?” diye soramamıştım.

Ama o cümle yıllarca ve hala benim için çok önemli bir ifadedir.

Bunu İlahiyatçı değil bir başka hocamız söylese hiç garipsemezdim.

…………

Şunu diyebiliriz 

Karadeniz insanının birbirine sahip çıkması hemşericilik tavanları deler.

Bu da doğru bir tezdir.

Mesela şunu da hiç unutamam. 

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu iken AK Parti il Başkanlığına seçilen Osman Nuri Kabaktepe bir soru üzerine şöyle demişti 

“Tabi ki görüşüm. Çay içeriz. Ne de olsa benim hemşerim”

………

O dönemlerde CHP ile AK Parti siyasi arenada resmen kılıçları çekmiş çarpışıyorlardı

Ama özünde ikisi de Ordulu idi

……………….

Benim de yıllardır Ordulu Giresunlu Rizeli arkadaşlarım oldu 

Bunlarda gerçekten birbirlerine inanılmayacak şekilde bağlı idiler.

Ama Karadeniz denilince ilk akla gelen Trabzon var ya.

Trabzonlular var ya 

Bu insanlara ancak şapka çıkartılır.

……………..

Bu bölümü kapatmadan şu etliekmek fırını ile ilgili de bir satır yazalım da bugün yanlış yerlere yorumlanmasın

Bende biliyorum ki bizim Konya’daki pek çok fırında Türk bayrağımız var.

Ama bizim Türk bayraklı fırınlarımız niye ulusal basında böylesine etkili olarak yer almaz? 

Yavuz Bey bizim Bayraklı kara fırınlarımızın fotoğrafını çekip niye yazmaz ki?

Çünkü biz şehir tanıtımı ve pazarlamasında daha 40 fırın ekmek hatta etli ekmek yemeliyiz diyorum

PROF. DR. PEMBE OLTULU

HOCA KARAMAN’IN 

DEKANI OLDU

Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Karaman’a bir dekan daha transfer oldu

Geçen hafta gerçekleşen karar ile Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin güler yüzlü başarılı öğretim üyesi Prof. Dr. Pembe Oltulu hoca, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Tıp Fakültesi dekanlığına atandı.

Zaman zaman bilgilerine danıştığımız haberlerini yaptığımız dost isim Prof. Dr. Oltulu hoca Tıbbi Patoloji alanında başarılı bir uzmandır. 

İlk orta ve lise tahsilini Cihanbeyli’de okul birincilikleri ile tamamlayan hocamız imkansızlıklar nedeni ile Konya dışına çıkamadığı için Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinden derece ile mezun olmuştur. 

Patoloji uzmanlık eğitimini Selçuk üniversitesi Meram Tıp Fakültesinde tamamlayan Dekan Hocamız mezuniyetin ardından 9 sene Van, Kahramanmaraş ve Konya’da çeşitli devlet Hastanelerinde Patoloji uzmanı olarak çalışmış 2013 yılında da Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesinde Yardımcı Doçent olarak göreve başlamıştı.

Bizde hocamıza ve aile fertlerine yeni görevlerinde başarılarının devamını diliyoruz.

EMEKLİNİN HALİ

Bir okurumuz şöyle bir yorum yapmıştı.

Çünkü gerçekten canı yanmıştı.

Okuyunca benim de yandı.

Önce okurumuz şöyle yazıyordu

“Uğur bey dün aksam iftardan önce yaşadığım bir konuyu yazmak istedim 

Fırından pide alıp eve dönerken iyi giyimli saçı sakalı ağarmış bizim yaşlarda bir beyefendi kardeşim “yardımcı olur musun” dedi

“Emekli olduğum için nakit param yok ama 2 pidenin 1 tanesini sana vereyim” dedim

“Yok” dedi 

“Pideye ihtiyacım yok bende emekliyim oğlum askerde torunuma bez alacam”

Dedim ki “bez kaç para 450 tl” dedi 

Emekliyim 26 sında maaş alacağım karta 1.100 tl bakiyem var

Maaşa 4 gün var kahroldum 

İftarı zor yaptım 

Emeklinin ahını alıyorlar”

…………….

İlginiz ve hassasiyetiniz için çok teşekkür ederim.

Emeklinin ahı konusunda yüzde yüz size katılıyorum.

Ama bir şeye takılıyorum.

Bu yazacaklarımın emeklinin içler acısı hali ile bir alakası yok.

Çok dolaşıp çok gezdiğim için benim de dengemi bozan konular ile karşı karşıya kalıyorum 

Özellikle mübarek Ramazan günlerinde

Üstelik de kadınların yanlarında kocaman evlatları kız çocukları oldukları halde yardım istemelerinde yıkılıyorum.

Ama benim bir şey dikkatimi çekiyor.

Bu insanların hepsinin üstleri başları ayakkabılarına kadar giyimleri çok düzgün.

Ve para dışında teklif ettiğimiz hiçbir yardımı kabul etmiyorlar.

Bu yüzden de belki yaşadıklarımdan dolayı insanlara olan güvenimi kaybettiğim için sadece para isteyen başka yardımlı kabul etmeyen bu insanlara karşı da kafamda kırk tane şüphe oluşmuş durumda.

…………..

Bir de bizim toplumda emekli insanlarımız ihtiyaç sahipleri insanlarımız gururludur.

Onurludur. 

Bizim garip zor durumdaki insanlarımızın nasıl onurlu bir duruş gösterdiklerini de yardım yapan kuruluş görevlilerinden biliyorum.

Bizim insanımız aç kalıyor ama asla “AÇIM” demiyor.

Soğukta donuyor. Ama asla “ÜŞÜYORUM” demiyor.

Bu yüzden de bir bu insanları biliyorum bir de para dışında hiçbir yardımı kabul etmeyen insanlarımızı.

Allah sonumuzu hayır etsin inşallah.

BU ŞEHRİN EN İYİ

YEREL GAZETE OKUYUCU

BABA MEHMET ALİ ATİKER’DİR

Dün öğle saatlerine doğru şehrin efsane sanayicisi Mehmet Ali Atiker abimiz aradı.

Mehmet Ali abi ile en az 40 yıldır iş adamı sanayici gazeteci ilişkimizin çok ötesinde bir abi kardeş dahası evlat ilişkisi diyebileceğimiz bir samimiyetimiz vardır.

Kendisini de sık sık ziyaret eder elini öperim.

Mehmet Ali abi asla benim kulağımı ısırmaz.

Mesela gazete konusunda yazım hataları konusunda Mehmet Ali abiden yediğim fırçaları gazetedeki patronlarımdan yememişimdir.

Mehmet Ali abim dünde selam sabah ramazan oruç faslından sonra

“Aç bakalım bugünkü gazetenin spor sayfasını.

Başakşehir maçı biletleri satışa çıktı.

Bugün ayın 26 sı

Sen niye 27 si yazdın bakalım?” diyordu.

Kulaklarıma inanamadım.

Hemen önümdeki gazetenin spor sayfasını çevirdim.

Gerçekten haberin içinde 26 sı olması gereken tarih 27 olarak yazılmıştı.

Her zaman olduğu gibi Mehmet Ali abimizden hem özür diledim hem de teşekkür ettim.

Ve dün bir kez daha anlıyordum ki bu şehirde yerel gazeteleri satır satır okuyan değil kelime kelime okuyan insandır Sayın Mehmet Ali Atiker’dir.

İyi ki varsınız abicim.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Tarih her zaman galipler tarafından yazılmıştır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?   

Kerkük Caddesinde yayalara kırmızı ışık yanarken hanımefendi hareket halindeki araçların önünde yürüyerek onları durdurarak üstelik de hala utanmadan telefonla yazışarak yürümediği zaman daha iyi ADAM oluruz. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *