Konya
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,3611 %0.23
50,9327 %0.01
6.895,64 % 0,84
Ara

"TÜRKİYE TARIMI SESSİZ BİR KUŞAK KRİZİ YAŞIYOR"

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Türkiye tarımı bugün yalnızca iklim kriziyle, artan girdi maliyetleri ile ya da pazarlama sorunlarıyla mücadele etmiyor. 

Çok daha derin, sessiz ve uzun vadeli bir krizle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek zorundayız.

İnsan kaynağı krizi;

Tarlalar hâlâ ekiliyor, hayvanlar hâlâ bakılıyor olabilir. Ancak toprağa emek verecek, üretimi sürdürecek genç nüfus hızla azalıyor. 

Asıl soru artık şudur:

Toprağı yarın kim işleyecek?

Köylerden kentlere yönelen genç göçü ani bir tercih değil; yılların birikmiş sorunlarının doğal sonucudur.

 Dalgalı gelir yapısı, üretimdeki belirsizlik, sosyal imkânların sınırlılığı, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler gençleri şehirlerin belirsiz ama “umut vaat eden” dünyasına itmektedir.

Bugün birçok köyde yaş ortalaması 58–60’a dayanmış durumdadır. Daha da çarpıcı olan ise şudur:

Çiftçi, kendi yaşadığı zorlukları çocuğunun da yaşamasını istemediği için, çoğu zaman ona tarımdan uzak durmasını öğütlemektedir.

Bu tablo, tarımda yalnızca ekonomik değil; kuşaklar arası bir kopuşun yaşandığını göstermektedir.

Peki Rakamlar Ne Söylüyor?

TÜİK’in 28 Kasım 2025 tarihinde açıkladığı verilere göre 2025 Ekim ayında Türkiye’de:

İşgücü: 35,8 milyon kişi

İstihdam edilenler: 32,8 milyon kişi

İşsizlik oranı: %8,6

İstihdam oranı: %49,2.

2025’in üçüncü çeyreğinde sektörel istihdam dağılımı ise dikkat çekicidir:

Tarım: %14

Sanayi: %20

Hizmetler ve inşaat: %59

İstihdamın ağırlığı hızla hizmetler sektörüne kaymaya devam ediyor. 

Gelir artış oranı tarımda %54’ü aşsa da, mutlak gelir düzeyi hâlâ diğer sektörlerin gerisindedir.

Türkiye Gelir Dağılımı – 2025 (TÜİK)

Sektörel Ortalama Aylık Gelir Durumu

TÜİK ayrıca esas iş gelirlerini sektörler bazında da karşılaştırdı:

Yıllık ortalama gelir (esas iş geliri):

Hizmet sektörü: 426.045 TL – en yüksek gelir. 

Sanayi ve inşaat: Ortalama Aylık Gelir 33.000₺

Tarım sektörü: 237.461 TL – en düşük yıllık ortalama gelir sektörü. 

Ortalama Aylık Gelir Durumu: 19.788 ₺

Hizmet sektöründe 

Ortalama Aylık Gelir Durumu: 35.000₺

(Tarım %54,4 artarken hizmet, sanayi ve inşaat daha yüksek artışlar göstermiştir). 

Tarım, gelir dağılımı verilerine göre hem toplam gelir içindeki payı düşük hem de ortalama gelir düzeyi diğer sektörlere göre daha geride seyrediyor.

Yani Tarımın hem toplam gelir içindeki payı hem de ortalama kazanç açısından en dezavantajlı sektör konumundadır.

Tarımda İstihdam Neden Daralıyor?

Tarımda istihdamdaki azalmayı yalnızca “tarım cazip değil” algısıyla açıklamak eksik olur. 

Bu süreç; teknolojik dönüşüm, yapısal sorunlar, iklim riskleri ve politika eksikliklerinin ortak sonucu olduğunu da söyleyebiliriz. 

Mekanizasyon, dijital tarım, otomasyon ve hassas üretim teknikleri sayesinde aynı üretim daha az iş gücüyle yapılabilmektedir. Verimlilik artarken istihdam azalmaktadır.

Ancak asıl sorun, azalan iş gücünün nitelikli tarımsal istihdama dönüştürülememesidir.

Öte yandan kuraklık, don ve aşırı hava olayları tarımı yüksek riskli bir geçim alanına dönüştürmekte; özellikle gençleri sektörden uzaklaştırmaktadır.

Tarım Neden Gençler İçin Cazip Değil?

Tarımda çalışma çoğu zaman mevsimsel, düzensiz ve sosyal güvenceden yoksundur. Bu nedenle gençler için tarım, “gelecek kurulacak bir meslek” olmaktan çıkıp geçici bir uğraş gibi algılanmaktadır.

Oysa bugünün tarımı, 40–50 yıl önce yapılan tarım değildir.

Akıllı sulama sistemleri, uydu destekli üretim planlaması, dijital tarım uygulamaları, hassas tarım teknikleri ve yapay zekâ destekli veri analizi tarımı bambaşka bir noktaya taşımaktadır.

Ancak bu dönüşümün sahaya yansıması için ileri düzeyde bir eğitim şarttır. 

Ziraat fakülteleri ile üretici arasındaki kopukluk giderilmeli; uygulamalı eğitimler, çiftçi okulları ve gençlere yönelik tarım teknoloji merkezleri yaygınlaştırılmalıdır.

Gençler, toprağı yalnızca yorucu bir emek alanı değil; bilgiyle değer üreten bir meslek olarak görmelidir.

Genç Kuşaklar Tarımda Nasıl Tutulur?

Daha önceki yazılarımızda da birçok kez ifade ettiğimiz gibi gençlerimizi yeniden toprağa döndürecek somut ve cesur adımlar atılmalıdır. 

Son Tarım Şurası’ndaki;

"Tarım sektöründe çalışan kadınlarımızın ve gençlerimizin sosyal sigorta primlerinin belirli bir kısmının devlet tarafından karşılanması önerisi bir an önce uygulamaya geçmelidir. 

Çünkü tarımda kadın ve genç yoksa, gelecekte üretim de yoktur.

Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı TBMM'de Bakanlığın 2026 Yılı dönemi bütçe konuşmasında; "2026-2028 dönemini kapsayan 3 yıllık süreçte, Kırsal Kalkınma Yatırımları bütçemizin en az %20'sini ilk kez genç ve kadın girişimcilerine ayrıldığını "ifade etti.

Bu tür teşviklerin artarak farklı alanlarda artarak devam etmesi en büyük temennidir.

Bugüne kadar uygulanan genç çiftçi destekleri çoğu zaman kısa vadeli ve sınırlı etki yaratmıştır. Oysa gençleri tarımda tutacak politikalar yalnızca hibe vermekle sınırlı kalmamalıdır.

Uzun vadeli arazi erişimi

Üretime göre planlanan uygun krediler

Sosyal güvence ve emeklilik sistemi

Kırsalda yaşam kalitesini artıracak sosyal yatırımlar

Pazarlama ve kooperatifleşme desteği

Tarımı gençler için bir yaşam tercihi haline getirebilir.

Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, toprağın veriminden önce insan kaynağının sürekliliğine bağlıdır.

Gençlerin olmadığı bir tarım ne teknolojik dönüşümü başarabilir ne de gıda güvenliğini sürdürebilir.

Bugün gençlere yalnızca “köyde kal” demek yetmez; onlara umut, gelir ve saygınlık sunmak gerekir. 

Tarım, gençler için yeniden bir gelecek vaadi haline gelmezse, yarın sofralarımızdaki ürünlerin kaynağını sorgulamak zorunda kalabiliriz.

Yorumlar
Z
Ziyaretçi 7 saat önce
Elinize sağlık, son derece yerinde ve gerçekçi bir değerlendirme. Yıllardır konuşulan ama sahada karşılığı zayıf kalan “genç çiftçi” meselesine bütüncül bir çerçeve sunmuşsunuz. Sadece hibe dağıtmanın sorunu çözmediğini, gençlerin tarımda gelecek, güvence ve itibar aradığını net biçimde ortaya koyuyorsunuz.
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 7 saat önce
Bakanlık tarafından açıklanan genç ve kadın girişimcilere yönelik bütçe ayrımı umut verici olmakla birlikte, asıl belirleyici olan bunun uzun vadeli, erişilebilir ve sahaya dokunan politikalarla desteklenip desteklenmeyeceği olacaktır. Araziye erişim, sosyal güvence, pazarlama ve kooperatifleşme başlıklarının altını çizmeniz bu nedenle çok yerinde.
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 7 saat önce
Ziraat fakülteleri ile üretici arasındaki kopukluğun giderilmesi, uygulamalı eğitim ve çiftçi okulları önerisi özellikle çok kıymetli. Gençlerin toprağı bilgiyle buluşturabileceği, teknolojiyle değer üretebileceği bir ekosistem kurulmadan tarımda kalıcılık beklemek gerçekçi değil
BEĞENME
0
CEVAPLA