"TÜRKİYE TARIMI SESSİZ BİR KUŞAK KRİZİ YAŞIYOR"
Türkiye tarımı bugün yalnızca iklim kriziyle, artan girdi maliyetleri ile ya da pazarlama sorunlarıyla mücadele etmiyor.
Çok daha derin, sessiz ve uzun vadeli bir krizle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek zorundayız.
İnsan kaynağı krizi;
Tarlalar hâlâ ekiliyor, hayvanlar hâlâ bakılıyor olabilir. Ancak toprağa emek verecek, üretimi sürdürecek genç nüfus hızla azalıyor.
Asıl soru artık şudur:
Toprağı yarın kim işleyecek?
Köylerden kentlere yönelen genç göçü ani bir tercih değil; yılların birikmiş sorunlarının doğal sonucudur.
Dalgalı gelir yapısı, üretimdeki belirsizlik, sosyal imkânların sınırlılığı, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler gençleri şehirlerin belirsiz ama “umut vaat eden” dünyasına itmektedir.
Bugün birçok köyde yaş ortalaması 58–60’a dayanmış durumdadır. Daha da çarpıcı olan ise şudur:
Çiftçi, kendi yaşadığı zorlukları çocuğunun da yaşamasını istemediği için, çoğu zaman ona tarımdan uzak durmasını öğütlemektedir.
Bu tablo, tarımda yalnızca ekonomik değil; kuşaklar arası bir kopuşun yaşandığını göstermektedir.
Peki Rakamlar Ne Söylüyor?
TÜİK’in 28 Kasım 2025 tarihinde açıkladığı verilere göre 2025 Ekim ayında Türkiye’de:
İşgücü: 35,8 milyon kişi
İstihdam edilenler: 32,8 milyon kişi
İşsizlik oranı: %8,6
İstihdam oranı: %49,2.
2025’in üçüncü çeyreğinde sektörel istihdam dağılımı ise dikkat çekicidir:
Tarım: %14
Sanayi: %20
Hizmetler ve inşaat: %59
İstihdamın ağırlığı hızla hizmetler sektörüne kaymaya devam ediyor.
Gelir artış oranı tarımda %54’ü aşsa da, mutlak gelir düzeyi hâlâ diğer sektörlerin gerisindedir.
Türkiye Gelir Dağılımı – 2025 (TÜİK)
Sektörel Ortalama Aylık Gelir Durumu
TÜİK ayrıca esas iş gelirlerini sektörler bazında da karşılaştırdı:
Yıllık ortalama gelir (esas iş geliri):
Hizmet sektörü: 426.045 TL – en yüksek gelir.
Sanayi ve inşaat: Ortalama Aylık Gelir 33.000₺
Tarım sektörü: 237.461 TL – en düşük yıllık ortalama gelir sektörü.
Ortalama Aylık Gelir Durumu: 19.788 ₺
Hizmet sektöründe
Ortalama Aylık Gelir Durumu: 35.000₺
(Tarım %54,4 artarken hizmet, sanayi ve inşaat daha yüksek artışlar göstermiştir).
Tarım, gelir dağılımı verilerine göre hem toplam gelir içindeki payı düşük hem de ortalama gelir düzeyi diğer sektörlere göre daha geride seyrediyor.
Yani Tarımın hem toplam gelir içindeki payı hem de ortalama kazanç açısından en dezavantajlı sektör konumundadır.
Tarımda İstihdam Neden Daralıyor?
Tarımda istihdamdaki azalmayı yalnızca “tarım cazip değil” algısıyla açıklamak eksik olur.
Bu süreç; teknolojik dönüşüm, yapısal sorunlar, iklim riskleri ve politika eksikliklerinin ortak sonucu olduğunu da söyleyebiliriz.
Mekanizasyon, dijital tarım, otomasyon ve hassas üretim teknikleri sayesinde aynı üretim daha az iş gücüyle yapılabilmektedir. Verimlilik artarken istihdam azalmaktadır.
Ancak asıl sorun, azalan iş gücünün nitelikli tarımsal istihdama dönüştürülememesidir.
Öte yandan kuraklık, don ve aşırı hava olayları tarımı yüksek riskli bir geçim alanına dönüştürmekte; özellikle gençleri sektörden uzaklaştırmaktadır.
Tarım Neden Gençler İçin Cazip Değil?
Tarımda çalışma çoğu zaman mevsimsel, düzensiz ve sosyal güvenceden yoksundur. Bu nedenle gençler için tarım, “gelecek kurulacak bir meslek” olmaktan çıkıp geçici bir uğraş gibi algılanmaktadır.
Oysa bugünün tarımı, 40–50 yıl önce yapılan tarım değildir.
Akıllı sulama sistemleri, uydu destekli üretim planlaması, dijital tarım uygulamaları, hassas tarım teknikleri ve yapay zekâ destekli veri analizi tarımı bambaşka bir noktaya taşımaktadır.
Ancak bu dönüşümün sahaya yansıması için ileri düzeyde bir eğitim şarttır.
Ziraat fakülteleri ile üretici arasındaki kopukluk giderilmeli; uygulamalı eğitimler, çiftçi okulları ve gençlere yönelik tarım teknoloji merkezleri yaygınlaştırılmalıdır.
Gençler, toprağı yalnızca yorucu bir emek alanı değil; bilgiyle değer üreten bir meslek olarak görmelidir.
Genç Kuşaklar Tarımda Nasıl Tutulur?
Daha önceki yazılarımızda da birçok kez ifade ettiğimiz gibi gençlerimizi yeniden toprağa döndürecek somut ve cesur adımlar atılmalıdır.
Son Tarım Şurası’ndaki;
"Tarım sektöründe çalışan kadınlarımızın ve gençlerimizin sosyal sigorta primlerinin belirli bir kısmının devlet tarafından karşılanması önerisi bir an önce uygulamaya geçmelidir.
Çünkü tarımda kadın ve genç yoksa, gelecekte üretim de yoktur.
Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı TBMM'de Bakanlığın 2026 Yılı dönemi bütçe konuşmasında; "2026-2028 dönemini kapsayan 3 yıllık süreçte, Kırsal Kalkınma Yatırımları bütçemizin en az %20'sini ilk kez genç ve kadın girişimcilerine ayrıldığını "ifade etti.
Bu tür teşviklerin artarak farklı alanlarda artarak devam etmesi en büyük temennidir.
Bugüne kadar uygulanan genç çiftçi destekleri çoğu zaman kısa vadeli ve sınırlı etki yaratmıştır. Oysa gençleri tarımda tutacak politikalar yalnızca hibe vermekle sınırlı kalmamalıdır.
Uzun vadeli arazi erişimi
Üretime göre planlanan uygun krediler
Sosyal güvence ve emeklilik sistemi
Kırsalda yaşam kalitesini artıracak sosyal yatırımlar
Pazarlama ve kooperatifleşme desteği
Tarımı gençler için bir yaşam tercihi haline getirebilir.
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, toprağın veriminden önce insan kaynağının sürekliliğine bağlıdır.
Gençlerin olmadığı bir tarım ne teknolojik dönüşümü başarabilir ne de gıda güvenliğini sürdürebilir.
Bugün gençlere yalnızca “köyde kal” demek yetmez; onlara umut, gelir ve saygınlık sunmak gerekir.
Tarım, gençler için yeniden bir gelecek vaadi haline gelmezse, yarın sofralarımızdaki ürünlerin kaynağını sorgulamak zorunda kalabiliriz.