Konya
Kapalı
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,3725 %0.25
51,3279 %0.73
6.945,51 % 1,57
Ara

Yaşadı ve Öldü…

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Doğabilmek için birilerinin ölmesi gerekiyordu. Başarmak için ise, birisinin kaybetmesini beklemek. Kimseye zarar vermeden, sessizce yükselmek diye bir şey yoktu. Muhakkak ki bütün yükselişler, birilerinin inmesi demekti. Her gün, her an, aynı şeyleri yapıyordu insan. Her gece ölüyor, her sabah yeniden doğuyordu ve asla neden diye sormuyordu. Bazen kaybediyor, bazen kazanıyor, ben seviyor, bazen seviliyordu. Geçiyordu zaman gibi ömürleri. Ya farkında değillerdi ya da daha kötüsü… 

Biliyorlardı oysa, başlayan her şey bir gün mutlaka bitecekti. Acılar da sevinçler de… Yaşam denilen anlamlı anlamsız şey, zıtlıkların uyumuyla vardı. Kocaman hayaller sığdırmaya çalıştığımız yaşamlarımız, kısacık bir üç noktadan ibaret olacak… Yaşadı ve öldü…

Sonsuzluğa idi yolculuğumuz. Bu dünyada yaşamıyor, sadece bu dünyadan geçiyorduk. Bunca beklenti, bunca hırs, bunca kalp kırmanın nedeni, bir dinlenme tesisinde daha fazla çay içebilmek kadar saçma sapan bir düşünceydi. Herkes şanslı değil diyorlar. Kim şanslı öyleyse? Gırtlağına kadar yemekle dolu bir insan mı? Zenginlikleriyle, güzellikleriyle, mucizeleriyle bu dünyadan göçenler mi? 

Hz. Yusuf mu? Hz. İbrahim mi? Hz. Nuh mu? Süleyman mı? Karun mu? Firavun mu? Neredeler şimdi? Nereye gitmekteler? Dönecekler mi? Onlara sorsak, kendilerine şanslı derler miydi acaba? 

Öykün ne kadar güzel olursa olsun sonumuz hep aynı. Yaşadı ve öldü…  O halde tek çare, doğru düzgün yaşamak… En azından yaşamanın hakkını verelim. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *