Konya
Açık
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2253 %0.05
51,2294 %0.33
7.111,37 % -0,02
Ara

UKALALIĞI MEDENİYET SANMAYIN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Medeniyet, yalnızca şehirler kurmak, yüksek binalar dikmek ya da teknolojik imkânları artırmak değildir. Medeniyet; adaleti, vicdanı, bilgiyi ve saygıyı aynı potada eritebilme becerisidir. Gücü değil insanlığı yücelten, bireyi değil toplumu ayağa kaldıran bir bilinç hâlidir. Ne yazık ki günümüz dünyasında bu kavram, ukalalıkla, gösterişle ve kibirle karıştırılmakta; içi boşaltılmış bir etiket hâline getirilmektedir.

Hayatım boyunca yaptığım gözlemler bana şunu açıkça göstermiştir: Ukalalıktan vazgeçemeyen kimseler, medeniyetle medeniyetsizliği birbirinden ayırt edememektedir. Kendi doğrularını mutlak gerçek sanan, at gözlüklerinin arkasına saklanmayı marifet sayan bu kişiler, eleştirel düşünceye kapılarını sıkı sıkıya kapatmaktadır. Etraflarında yaşananlara odaklanmak yerine, kendi bakış açılarının yetersizliğini görmezden gelmeyi tercih etmektedirler. Oysa medeniyet, tam da bu yüzleşme cesaretinde saklıdır.

Saygısızlığı neredeyse bir meslek hâline getiren bireylerin, “küçük dağları ben yarattım” havasına bürünerek kendilerini üstün görmeleri, cahilce bir medeniyet anlayışının açık göstergesidir. Bu anlayışta bilgi yoktur, erdem yoktur, tevazu hiç yoktur. Sadece kibirle cilalanmış bir cehalet vardır. Daha da düşündürücü olan ise çocuklarımızı gerçek anlamda medeniyet bilinciyle yetiştirmekte yetersiz kalışımızdır. Gelecek nesillere aktarılması gereken değerler, ne yazık ki ihmallerimizin gölgesinde kaybolmaktadır.

Toplumda zengin–fakir ayrımı üzerinden örülen duvarlar, insanların birbirleriyle kaynaşmasını engellemekte; ecdadımızdan miras kalan kültürel medeniyetimiz, telafisi zor bir yozlaşmanın içine sürüklenmektedir. Diploma meselesi de bu yozlaşmanın önemli ayaklarından biridir. Bir üniversiteden mezun olmayı ya da yüksek lisans yapmayı, insanları küçümseme gerekçesi sayan zihniyet; aslında medeniyetten ne kadar bihaber olduğunu bizzat gözler önüne sermektedir.

Unutulmamalıdır ki elimize bir diploma almakla medeni olunmaz. Aksine, şahsiyetini bir kâğıt parçasına indirgemek, insanın kendisine yapacağı en büyük haksızlıklardan biridir. Okumak elbette önemlidir; ancak okumanın amacı üstünlük taslamak değil, idrak etmektir. Bu yüzden “okuyun” demekten vazgeçmeyeceğim. Çünkü bu çağrıyı yapmazsam, savunduğum değerleri kendi elimle inkâr etmiş olurum.

Bu satırları benlik egosuyla değil, “biz” bilinciyle kaleme alıyorum. Yazılarım, her zaman egoizmden uzak; ortak bir kimlik, ortak bir vicdan inşa etme gayesi taşır. Medeniyet dediğimiz olgu da zaten bireysel şatafattan değil, toplumsal sorumluluktan beslenir. Ancak ne yazık ki bu derin gerçek, birçok kişi tarafından bilinçli ya da bilinçsiz şekilde çarpıtılmaktadır.

Bazı topluluklar, görgüsüzlüğü elden bırakmadan medeniyeti maddiyattan ibaret sanmakta; sürüklendikleri karanlığa çevrelerindeki insanları da çekmektedir. Üretkenlikten uzak bu anlayış, ilme karşı düşmanlığı artırmakta; anlamsız düşünceler, kişilere haddini aşan bir yargılama hakkı verdiği vehmine kapılmalarına sebep olmaktadır. Oysa bilinmelidir ki medeniyetin maddiyatla hiçbir ilgisi yoktur. Manevi boyutuna gelince, kelimeler çoğu zaman kifayetsiz kalır.

Biz yine de elimizden geldiğince insanları bilgilendirmeye devam edeceğiz. Zihinlerdeki bulanıklığın önüne ancak birlikte, el birliğiyle geçebiliriz. Çünkü medeniyet, karanlıktan aydınlığa yönelişin adıdır. Okuyarak, düşünerek, gezerek ve keşfederek inşa edilir. Olduğumuz yerde, mantıksız fikirlerle zihinleri meşgul ederek bu derinliğe ulaşmak mümkün değildir.

Her milletin kendine özgü bir medeniyeti vardır ve gururla söylemeliyim ki bizim medeniyetimiz, en köklü medeniyetler arasında yer almaktadır. İslamiyet’ten önce de sonra da Türk medeniyetlerinin dünya toplumlarına örnek olduğu bilinmektedir. Göktürklerden Selçuklulara, Osmanlı’dan günümüze uzanan bu miras; yazının, ilmin ve adaletin ne denli önemli olduğunu tarih sahnesine kazımıştır.

Bugün bizden aldıklarını bize satmaya çalışanları görmezden gelmek, tüm bu gerçekleri inkâr etmek olur. Özellikle kılık kıyafet üzerinden bizi yönlendirmeye çalışmaları, en tehlikeli tuzaklardan biridir. Özenerek medeni olunmaz. Bu gerçeği anlatamazsak, inkâr tutsaklığı içinde kaybolur gideriz.

Bir televizyon dizisinde denk geldiğim bir sahnede, giyimi kuşamı kendilerine uymadığı için başka insanları küçümseyen, hatta “medeniyet düşmanı” ilan eden karakterler gördüm. İşte tam da bu zihniyet, sorunun özüdür. Medeniyet, başkasını dışlayarak değil; kendini sorgulayarak başlar.

Kılık kıyafete bakarak insan yargılamak yerine, önce kendi yaşamımıza bakalım. Özümüzü kaybedip başkalarına özenirsek, bize emanet edilen değerleri ayaklar altına almış oluruz. Zenginlik, medeniyetin şartı değildir; aksine toplumlar arasında yıkılması zor duvarlar ören bir unsurdur.

Son olarak şunu açıkça söylemek gerekir: Ukalalık, medeniyetin baltalanmasında en etkili faktörlerden biridir. Gerçekleri görmezden gelmek, başkalarının boyunduruğu altında yaşamayı kabullenmektir. Biz biz olmaktan vazgeçmeyelim. Ecdadımızdan miras kalan medeniyete sahip çıkalım. Çünkü ancak kendi çizdiğimiz rotada yürürsek, asırların unutmayacağı bir iz bırakabiliriz.

Ve unutulmamalıdır ki uğruna kendi değerlerimizi feda etmeye meylettiğimiz Batı medeniyeti, İstiklal Şairimiz merhum Mehmet Âkif Ersoy tarafından “tek dişi kalmış canavar” olarak nitelendirilmiştir. Bu benzetme, hâlâ üzerinde düşünülmesi gereken derin bir uyarıdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *