Ritüel (Her şeyin Başlangıcı)
Sessizce bekledik.
Zaman, tam olarak gelişinin saatiydi.
Hepimizde; “ya gelmezse” korkusu,
Bazılarımızın ruhunda hüznün kokusu vardı.
Dağılmış bir yalnızlığın,
Toparlanabilme umudu vardı.
Ben; yaşlı bir ağacın gölgesinde,
Gökyüzüne bakıyordum, gözlerimi hiç kırpmadan…


Ve içimden, bütün kalabalığa;
“Yükseklik korkusu olan bir kuşun,” öyküsünü anlatıyordum.
Sessizlik!
Ölümüne sessizlik hâkimdi.
Bir çığlık aranıyordu kuyularda.
Güçlü, büyücek bir çığlık.
Başka türlü yolu yoktu.


Başka çare yoktu.
Umut yoktu!
Yarın yoktu!
Yokluk yoktu!
Sen, ben, biz…
Kimse yoktu.
Bize bir çığlık gerekliydi uyanmak için
Zira düşüyorduk sürekli.
Boşluk hepimizi sarıyordu sessizce…
Kendimizden düşüyorduk gizlice.
Yer gök bir olmuştu.
Sonra bir ses duyuldu.
Geliyordu…
Geliyordu hiç kimse!
Sessizce!
Bilgece!
Derinlerde bir yerde,
Baktı kimsesizce yüzümüze.
Suya baktık,
Kimse yoktu.
Göğe baktık,
Tastamam orada duruyordu.