Onlar da Vekildi; Rahmet ve Minnetle
Cumhuriyetimizin 102. yılını kutladık, ebediyete kadar milletim nicelerini kutlayacak. Tarihimize, işgal altındaki o zor günlerimize dönelim belgeler ışığında Atatürk, silah arkadaşları ve nice kahramanlarımızı rahmet ve minnetle yad ederek. (Kaynak kitap tanıtım amaçlı yararlandığım Sn. Alptekin Müderrisoğlu;”Yoksulların Zaferi” Deniz Kültür Yayınları 2023) 19 Mayıs 1919 günü Mustafa Kemal Paşa Vali ve Kolordu Komutanlarına genelge gönderir, konu Ankara’da olağanüstü yetkilere sahip bir Meclisin açılacağı ve bu amaçla Milletvekili seçimi yapılmasıdır. İnşaatı henüz bitmemiş olan İttihat ve Terakki Kulüp Binası o günlerde uygun olabilecek tek binadır, hızla eksikleri tamamlama çabaları başlar, harcamalar Ankara Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nin Ankaralılardan topladığı bağışlarla karşılanır, bağış tutarı 600 bin liradır. Seçilen vekiller Nisan ayı başlarında Ankara’ya gelmeye başlarlar, sadece han bozuntusu iki otel vardır, vekillere yetmez elbette, Darülmuallim Mektebi sınıfları yatakhaneye çevrilir, yer yatakları serilir, yeterli yemek yeme imkanı da yoktur, Darülmuallim Mektebi salonunda tabldot kurulur, tabldot yönetimi milletvekillerinin aralarında topladıkları paradan karşılanır. Milletvekili Besim Bey (Atalay) anılarında “Milletvekili aylığı 100 liraydı, yirmi lirası ordudaki askerlere sigara alınması için kesilir, 80 liranın 25 lirası ev kirasına ödenir, 55 lira ile geçinmeye çalışırdık, Ayrancı’dan Meclise gelişim yürüyerek bir saat sürerdi” sözleriyle anlatır o günleri. O vekiller cephedeki nöbetçilerin kışın giymesi için ısıtıcı gocuklar alınmasına da ödeneklerinden yapılan kesintilerle destek vermişlerdir. 23 Temmuz 1921 tarihli Meclis oturumunda Ankara’ya yaklaşmakta olan Yunan kuvvetlerine karşı Meclis’in Kayseri’ye taşınması görüşmelerinde Bakanlar Kurulu Başkanı, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa gizli oturumda “tarihii günler yaşıyoruz, Yunanlılar çok üstün kuvvetlerle yaptılar saldırıları, insan gücünün üzerinde çabayla ve kahramanca savaştık, büyük yitikler verdik ancak hedefimiz kesin zaferdir, sorumlu benim” sözleriyle açıklar tabloyu. Sert tartışmalarda Dersim Milletvekili Diyap Ağa” Efendiler, biz buraya kaçmaya mı geldik, yoksa dövüşerek ölmeye mi?” sözleriyle katılır görüşmelere. 4 Ağustos 1921 günü Meclis görüşmelerinde Mersin Milletvekili Çolak Selahattin Bey “Mustafa Kemal Paşa Ordunun başına geçsin” önerisini getirir gündeme ve 5 Ağustos 1921 günü Başkomutanlık Yasası onaylanır. Silah, cephane ve malzemesi bol, İngiliz endüstrisine sırtını dayamış Yunana karşı ordumuz o denli zor durumdadır ki Mustafa Kemal Paşa “Ulusal Yükümlülük Emirleri” yayınlar ve bakın nelere gereksiniminiz vardır; “her ev bir kat çamaşır, bir çift çorap ve bir çift çarık teslim edecek; tüccar ve halk elinde bulunan çamaşırlık bez,patiska, pamuk, yün, kumaş, kösele, deri, kundura çivisi, nal, yular, semer gibi malzemenin yüzde kırkını teslim edecek ve bedelleri sonra ödenecek; at arabası/yaylı/öküz arabası/at/eşek/katır/deve/benzeri araçlarla ayda bir defa ve yüz kilometreyi geçmemek koşuluyla Orduya ait malzemeyi istenilen yere parasız taşıyacak; eldeki her tür silah ve cephaneyi teslim edecek; eldeki benzin/gres/makine yağı/lastik/buji/kablo/pil/sülfirik asit gibi malların yüzde kırkını teslim edecek ve bedeli sonra ödenecek;demirci/marangoz/dökümcü/tesviyeci/semerci/saraç ve at arabası yapan esnaf ve imalathaneler savaş araç gereç yapımıyla görevlendirilecek; süngü/kılıç/mızrak/eyer zanaatkarları bunların üretim ve onarım işlerinde çalıştırılacak; bunlara geçimlerine yetecek bedel ödenecek; halkın elindeki dört tekerlekli at ve öküz arabaları/binek atı/top çekebilecek hayvanlar/yük beygiri/katır/eşek ve develerin yüzde yirmisini teslim edecek ve bedelleri sonradan ödenecek. Mustafa Kemal o günlerde “Savaş, sadece iki ordunun değil, iki ulusun tüm varlıklarıyla karşı karşıya gelmesi ve vuruşması demektir..Ulusun bireyleri, yalnız düşman karşısında bulunanlar değil, herkes silahla vuruşan savaşçı gibi kendisini görevli sayarak bütün varlığını savaşa yöneltmelidir” sözünü söylemiştir. O mecliste de vekiller vardı, almadan verdiler ve şanlı tarihimizde yerlerini şerefle aldılar, mekanları cennet olsun. Tüm kahramanlarımızın ruhları şad olsun, milletimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.