Yunan Üniversitesi’nde Türk Siyasetçi Konuşturulur mu?
Tarihte olmadığını biliyorum, bir Türk siyasetçi Yunan Üniversitesi mezuniyet töreninde konuşmacı konuk olabilir mi? Belki duymak istediklerini söyleyeceğinden emin olurlarsa olabilir ancak bir Türk Üniversitesi Yunanistan’ın eski Başbakanı Alexis Tsipras’ı mezuniyet törenine konuk olarak davet ederken ne söyleyeceğini bekler ki? Konuşma metnini bulamadım ancak sözünü Türkçe “boyun eğme” diyerek sonlandıran ve kürsüden alkışlarla inen Alexis Tsipras’ın konukluğunun kime ne faydası olmuştur ve Üniversite ne umup ne bulmuştur acaba? Devletler arası ilişkilerde mütekabiliyet yani karşılıklılık esastır. Osmanlı 1460 yılından 1832 yılına kadar yönetti Yunanistan’ı. 1814 tarihinden itibaren başlar Osmanlı’ya baş kaldırma, ilk ayaklanan Sırplar olsa da Yunanlılara sağlanan dış güçler desteği Sırplara daha kısıtlı sunulur ve ilk bağımsızlığını kazanan Yunanlılar olur. Yunan baskınlarını bastıran Osmanlı’ya tepki gösterirler öncelikle, 1832 yılında Birleşik Krallık, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Prusya, Fransa, Rus İmparatorluğunun desteklerini arkasına alan Yunanlılar 30 Ağustos 1832 yılında bağımsızlığını kazanır ve Uluslararası arenada da tanınır. Yunanistan’a hiç düşmanlık yapmamışız, 6-7 Eylül 1955 Rumlara karşı İstanbul’da yaşatılan eylemler milletimiz nezdinde dahi tasvibi tartışılan konudur, sonrasında Rum mübadiller hep üzüntüyle anılır oysa aynısını yaşatılan Türk mübadillerin çektikleri pek de umursanmaz. Yıllarca kardeşçe yaşayan halkların arasına düşmanlığı koyan da mezalim yapan taraf da Türkler olmamıştır. Ülkemize karşı savaşmadan toprak kazanan da imtiyaz kazanan da hep Yunanlılar olmuştur. NATO’dan Kıbrıs Barış Harekatı sonrası çıkan Yunanistan şartsız NATO’ya dönme konusunu rahmetli Başbakanlar Ecevit ve Demirel’e kabul ettirememiş ancak Kenan Evren’in 1980 darbesi sonrası ilk icraatlarından birisi Nato’ya şartsız dönüşe onay vermesi olmuştur. Bu zavallılık “bana general sözü vermişlerdi” diyerek geçiştirilmiştir ne yazık ki. Yunanistan’a karşı toprak talebimiz yok, turizm konusunda yılda 1 milyon turist ile milyar dolarları veriyoruz Yunan adalarına; megali idea saçmalığına saplanan Yunanlılar, Avrupa Birliği önündeki engel Yunanlılar, dahası bugün bile gündemde olan Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) girişimizi veto eden Yunanlılar; kendi paramızla Nato ülkelerinden savaş uçağı almamızı önleme ve hava üstünlüğü olduğunu zannettikleri fiili durumu koruma derdinde olan Yunanlılar. Düşünün Avrupa savunma sisteminden yararlanmamızı önlememeye bile ülkemin 1996 yılından beri savaş nedeni saydığı bizi sınırlarımızın ötesine geçirmemeye neden olacak 12 mil karasuları taleplerini kabul etme şartı koyuyor. Ben Yunan düşmanı değilim, Yunan adalarına gitmişliğim de var ama derdim mütekabiliyet. Tsipras’ı davet eden Koç Üniversitesi Rektörlüğü ne hedefledi bilemiyorum tabii de mesela Aydın Germencik bölgesindeki Kanlıbahçe Şehitlik anıtı görüntülerini hediye etselerdi keşke. Denize dökülmeye doğru giden Yunanlıların 4-5 1922 tarihinde önlerine çıkan Türkleri öldürüp bombalayıp tecavüz edip kuyuya ölü canlı birlikte doldurup bahçelerden kan akma olaylarına sebebiyet verdiklerini hatırlatsalardı keşke. Koç kuyusunu eminim tarih kitaplarından okumamıştır Tsipras, öğrenmiş olsaydı belki gördüğü dostluk karşısında ataları adına bir özür dileme jestinde bulunabilirdi. Dedim ya üniversite rektörlüğü Tsipras davetinden ne bekledi, alkışlarla karşıladığı “boyun eğme” sözü karşısında ne hissetti bilmiyorum da keşke bir de ülkesinin her köşesinde Türk korkusundan Emperyalist devletlere üs vererek teslim olmuş ülkenin eski başbakanına yaptıklarının “boyun eğme” olup olmadığını da sorsalardı...