“KONYALIM” TÜRKÜSÜDE BİZİM DEĞİLMİŞ YAAA
Bugün hafta sonu. Hafta sonları çok zorda kalmadıkça gıcık yazılar yazmam. Bugünde inşallah bir aksilik olmaz. Tatlı başlar tatlı sonlandırırız.
ŞEHİR HASTANESİNDEKİ SURİYELİLER
Bir bayan okurumuz dahası bir hanım efendinin ricası. Ben bu hanımefendiyi AK Parti il yönetiminden daha sonra da AK Partiden milletvekili aday adaylığından tanıdım. Bu hanımefendi Perşembe günü aradı. Hanımefendinin anlattıklarından şöyle anladım.
Siz randevu alıp gidiyorsunuz.
Ama aynı doktora başvuran Suriyeli hastalarımız “ÖNCELİKLİ HASTA” muamelesi gördükleri için size bize sıra gelmiyormuş.
Bu hanımefendide randevu saatini beklemiş. Saat 12 ye kadar sırası gelmeyince işi gereği muayene olamadan dönmüş.
Hastane yöneticilerimizden bu durum için farklı Suriyeli Türk ya da Afgan Çinli fark etmez. İnsanlara ayrımcılık yaparak mağduriyetlerinin önlenmesini söyleyeyim deriz.
BU İNSANLIK DEĞİL
Belediye Otobüs şoförleri gibi Belediye’ye ait oto park görevlilerine de maalesef bazılarımız insanca yaklaşmıyorlar.
Birebir şahit olduğum bir olay.
Park yerinde aracıma bineceğim bir bağrışma duyunca gayri ihtiyari sesin geldiği yere baktım. Üç kişi bir araçtan inmişler gidiyorlar. Bir oto park görevlisi de peşlerinden gitmeye çalışıyor. O üç kişiden birinin en son sözünü net işittim;
“Çekmiyorum len. Git başımdan”
Olay neymiş?
Arabasını böyle çizgilerinin içine değil de dışına park eden sürücüye görevli uyarmış. Aldığı cevap ve son durumda böyle idi.
BERA HOLDİNGDE BAŞKAN VE YÖNETİM İŞİ BİTMİŞ
Bu yıl BERA Holdingin genel kurulu pek alışık olmadığımız şekilde cereyan edince basın olarak bizde Holding ile ilgilenmek zorunda kalmıştık. Daha sonra burada seçim sonrası bir de Başkanlık meselesi yaşanmıştı. İşte en son şekli ile yönetimde de taşlar yerine oturmuş. Erol Kaya Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, Ulvi Bezirci ve Osman Elvan Başkan yardımcısı, Haşim Şahin ve İsmet Gergeli’de yönetim kurulu üyeleri olmuşlar. Bizde yönetim hem holdinge, hem şehrimize hem de Türkiye’ye hayırlı uğurlu olsun diyoruz.
SELÇUK BAŞKANIN ESKİ HAVASINI GÖREMEDİM
Önceki gün KTO Karatay üniversitesinde basın mensupları olarak ağırlanırken Selçuk Öztürk Başkanı yakın uzaktan izliyordum. Bu izleme işi bizim kör olasıca mesleğin kötü alışkanlıklarındandır. Başkanın eski havası yoktu. Her ne kadar bizlere kendi olduğu gibi sıcak samimi görünmeye çalışsa da Selçuk Başkan “Benim eski başkanım” değildi. Uzaktan Başkanı seyrederken bir yandan izliyor bir yandan da düşünüyordum. O zıkkım koltuk var ya işte adamın ağzını dilini elini kolunu böyle bağlıyordu. Ve sizi, siz olmaktan çıkartıyordu.
Bu bölümü fazla uzatmıyorum ve ben eski Başkanımı arıyorum.
KONYASPOR’UN ARSASI BEDAVA GİTMEYECEK İNŞALLAH
Konya spor basınında yönetimin yeni sezon için dört gözle beklediği bir arsa satış işi var malum. Bu arsanın düzenlenen yasal çalışmalar ile spor tesisinin malum sanayi haline dönüştürülmesi ve kulübe para kaynağı sağlanmasının, Allah için bunun 1 numaralı kahramanı da Sayın Bakan Kurum’dur. Haaa dönemin Başkanı Hilmi Bey bunun için Ankara’yı su yolu yapmıştı. Buranın Konyaspor’da kalması için o ihaleyi Ankara’da Konyaspor’un alabilmesi içinde adeta Oscar ödüllü film çevrilmişti. Neyse kulüpten yapılan son açıklamada Kulübün satışa çıkaracağı 3 adet arsanın ihalesine yeterli firmanın katılmaması nedeniyle ileri bir tarihe ertelendiği açıklandı. İhaleye bir firma girmişti toplam muhammen bedeli 87 milyon lira olarak açıklanan satışta da o firma bunun nerede ise yarısını teklif ediyordu. Sonuçta ihale Konyaspor Yönetim Kurulu kararıyla ihale ileri bir tarihte erteleniyordu.
Anladık ki Başkan Özgökçen Bakan Kurum’unda hafızası, dahası liseden bu yana kankası olması ve de Büyükşehir’de ki görevinden dolayı bu işleri çok iyi bildiği için bu arsayı “şehrin cüllülük çetesi”ne yedirmeyecek.
BIRAKIN SPOR CAMİASI İLE OYNAŞMAYI
48 saattir Türk futbolunda birilerinin aracılığı ile yeni bir dalga oluşturuluyor. Neymiş efendim
“Kulüpler Birliği'nden TFF'ye ihtar!
Kulüpler Birliği Vakfı, Türkiye Futbol Federasyonu'na 4 maddelik bir talep listesi gönderdi. Bunların yapılmaması halinde maçlara çıkmama dahil tüm seçeneklerin değerlendirileceği vurgulandı.”
………….
Hadi sahaya çıkmayın da bir görelim.
ESKİŞEHİR’DEKİ GURUR VEREN KONYALI TURİZMCİ
Kim ne derse desin. Eskişehir turizmden tanıtıma bizim önümüzde. Ve Eskişehir’in bu turizm hamlelerinde bir anahtar rol oynayan Konyalı karizmatik bir dost var. DENİZ DEMİR. Deniz kardeşimiz TÜRKİYE TURIZM YÖNETİCİLERİ DERNEGİ’ nin son genel kurulunda yönetimdeki Genel Sekreterlik görevinden Başkan Yardımcılığı görevine seçilmiş.
Bu kardeşimiz Konya Büyükşehir ve Konya’nın da içinde bulunduğu yeni bir proje için dört-beş aydır da bir proje çalışması yapıyor. Deniz Demir’e yen görevinde başarılar diler kendisi ile gurur duyduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.
KONYALIM TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ
Akdeniz sahillerinde gençliğinden bu yana hem ticaret yapan hem de teknesi ile sosyal medyadan bizim canımızı çektiren bir büyüğümüz şu yazıyı bizimle paylaşıyordu
“Müzik kültürümüzde Konya'ya ait olmadığı halde, Konya'ya mal edilen bir türkü vardır.
Özel günlerimizin vazgeçilmezi, eğlenceli günlerimizin olmazsa olmazı “Konyalım” türküsünden bahsediyorum.
Sekâret hastayı yatağından kaldıran, çalındığında içimizin kıpır kıpır olduğu Konyalım türküsünü ve hikayesini anlatacağım sizlere.
Sizleri bilemem ama ben Konyalım’ı bir Bedia Akartürk’ten bir de Kör Ahmet’ten dinlemeye bayılırım. Esasen “Konyalım” türkü de değildir, şarkıdır.
Pek çoğumuz bu şarkıyı Konya Türküsü olarak biliriz fakat işin aslı öyle değildir. Bu şarkının ne Konya musikisi ne de Konya ile bir ilgisi vardır. Aslında "Konyalım" klasik anlamda bir şarkı da değildir, olsa olsa kanto türünde söylenen bir musiki parçasıdır. Şarkıdan farkı; sahnede okunurken aynı zamanda oynanmasıdır. Konyalım, Konya yöresine ait bir türkü değil demiştim. Konyalım esasen bir Girit Hanya şarkısıdır yani Yunan kökenlidir. Girit adasının başkenti Hanya’dır.
Şarkı aslında Hanya da benim Konya da benim diye başlar. Dilimizde bir deyim vardır; "Hanya'yı ve Konya'yı görmek" diye. Bu deyim de Girit’ten gelmedir. Lafı uzatmadan Konyalım türküsünün Hanya’da doğup nasıl Konyalı olduğunu anlatayım; Osmanlılar Yunanistan'ın Girit adasını fethettiği zaman Konya'dan çok sayıda aileleri oraya yerleştirirler. Girit Türklerinin kahır ekseninin kökeni, tıpkı Balkanlar’da, Kıbrıs’ta olduğu gibi Konya’dır.
Girit şehri olan Hanya’da Yunanlı bir kız oraya yerleştirilen ailelerden Konyalı bir gence âşık olur. Arada milliyet farkı, din farkı, kültür farkı vardır. Yunanlı kız bunların hiçbirine önem vermez aşkını bu şarkı ile ilan eder. Konyalı genç ile Yunanlı kız kavuştu mu kavuşmadı mı bilinmez lakin Konyalım şarkısı o Yunanlı kız tarafından Konyalı sevdiğine yapılmıştır. Yunanca orijinalini defalarca dinledim. Bizim Konyalım türküsünden tek farkı Yunanca söyleniyor olmasıdır. Yunanca şarkının sözlerini çevirince şu dizeler çıkıyor;
Hanya’da benim elli dirhem kestanem
Konyalıdan başkasını istemem
Yürü yavrum yürü
Saçlarını sürü
Şimdi burdan geçti Konyalının biri
Hanya’da benim elli dirhem bulgurum
Konyalının kaşlarına vurgunum
Hanya’da benim elli dirhem şekerim
Sen sarhoş ol ben kahrını çekerim
Hanya’da benim elli dirhem eriştem
Konyalıdan olsun benim eniştem
Hanya’da benim elli dirhem rakım
İçer içmez geçmez benim merakım
Hanya’da benim elli dirhem pırasam
Mumlar yaksam Konyalı’yı arasam
…………..
Şarkının Yunanca sözleri bizim bildiğimiz Konyalım türküsüne ne kadar çok benziyor değil mi?
Yunanca Konyalım şarkısı ile Konyalım türküsünün bestesi ise birebir aynıdır.
Gelelim Hanya’da doğan Konyalım şarkısının Konya’ya nasıl gelip ünlendiğine;
Konya musiki alemine kadın şarkıcıların iştirak etmesi Cumhuriyetten sonra müzikli kahvelerin Konya'da açılması ve bu kahvehanelere, sanatçı olarak İstanbul'dan sanatçı kızların gelmesi ile başlar. İşte bu hanım sanatçılar Girit göçmeni Türklerden duydukları Konyalım şarkısını Konya’da o zaman söylemeye başlarlar. Şarkı Konyalılar tarafından çok beğenilir ve adeta sahiplenilir.
O gün bugündür Konyalım şarkısı Konya’ya mal olmuş, Konya yöresine ait bir türkü olarak çalınır söylenir olmuştur. Gerçi şarkının nereden çıktığından ziyade kimi ifade ettiği önemlidir.
Sonuçta Konya’ya mal olmuş ve yıllardır Konya’da, tüm Türkiye’de Konya türküsü olarak söylenegelmiştir. Yazıyı yazmaktaki amacım türkünün hikayesini, çıkış kaynağını anlatmaktır.
Sağlıcakla kalın.
Kaynak: Konyalım Türküsünün Hikayesi
Osman Avanoğlu
Karaman Arşiv”
………….
Bol dumanlı mangallı tatil sonu dileriz.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Herkesin değer yargısı değişik. Kimi itibar arar kimisi para kimisi akla önem verir kimisi çıkarına…. Ben insanlığa bakarım. Kalbi güzel niyeti iyi insanlar var ya… İşte onlar benim baş tacımdır.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Ağzımızdan çıkan sözün arkasında durmayı becerebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.