Konya
Açık
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,0707 %0,51
47,8947 %0,56
4.508,75 % -0,01
Ara

Türk Dünyası'nın Parlayan Yıldızı; Zengezur

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Zengezur, bugün çoğunluğunun Ermenistan arazisinde bulunduğu, 20. yüzyılın başlarında yaklaşık 8.000 km2 kadar araziyi ihtiva eden bir bölge. Kadim devirlerden 19. yüzyıla kadar Selçuklular, Safeviler, Timurlular ve Osmanlılar gibi birçok Türk Devleti bu topraklar üzerinde hüküm sürdüler. 

Stratejik öneme sahip olan Zengezur topraklarında, Rusların gelişi ile yeni bir dönem başladı. Rusların desteğini alan Ermeniler, saldırıya geçti ve bölgeye yapılan yoğun göçler neticesinde bu arazinin yerli nüfusu oluşturan Türk / Müslümanlar katliamlara maruz kaldı. 1918-1920 yılları arasında doruk noktasına ulaşan kıyımlar, Zengezur’un büyük bir kısmının Ermenistan’a bırakılması ile neticelendi. Bu durum Azerbaycan’ın Nahçıvan ile irtibatını askıya aldı. Başka bir ifadeyle Azerbaycan ana karası ile Türkiye’nin bağlantısı da ortadan kalktı. Böylece Ermenileştirilen Zengezur koridoru Türk dünyasının boynuna bir ilmik gibi geçirildi.

Birinci Karabağ Savaşı’nda,1992’de, Ermeni ve Rus kuvvetleri Azerbaycan yerleşim yerlerini yağmalayarak çok sayıda insanı katlettiler. Bunun en çarpıcı örneği 26 Şubat 1992’de olan Hocalı katliamıdır. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorununu çözmek için 1992’de Avrupa Güvenlik ve İş birliği Teşkilatı bünyesinde Minsk grubu kuruldu. Fransa, Rusya ve ABD grubun eş başkanları oldu fakat bu devletler sorunu çözmekten ziyade sorunu daha da büyüttüler. 

Ermenistan, 1993’te Azerbaycan’ın, Kelbecer Ağdam, Fuzuli ve Cebrayıl yönetimlerini işgal etti, ardından Birleşmiş Milletler Ermenistan’ın işgal ettiği bölgelerden çekilmesi için 4 tane karar aldı. Ermenistan bu kararların hiçbirine uymadı. BM ve Minsk üçlüsü sorunun çözümüne yönelik aldığı kararlar etkisiz kaldı.

Birinci Karabağ Savaşı’yla, Azerbaycan topraklarının %20’sini kaybetti.

Temmuz 2020’de Ermenistan tarafından Azerbaycan topraklarına saldırılar düzenledi ve bu çatışmalar İkinci Karabağ Savaşı’nın başlamasına sebep oldu. Ermenistan, kendi güvenliği ve toprak bütünlüğünü sağlamak amacıyla saldırdığını savundu ancak bu askeri operasyonları, uluslararası hukuku hiçe sayarak yaptı.

 

Türkiye, Azerbaycan’ın, Ermenistan’a karşı meşru davasını destekledi. Ermenistan’ın, Azerbaycan toprağı olan Karabağ ve 7 bölgeden çekilmesini ve uluslararası hukuka göre sahibi Azerbaycan’a bırakılmasını istedi.

Türkiye, 44 gün boyunca Azerbaycan ile birlikte hareket birlikte ederek savaşın seyrini değiştirdi. Azerbaycan’a İHA, SİHA ve TRG 300 Tiger füzeleri gibi askeri teçhizat sağladı.

Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği destek Avrupa basınında da geniş yankı buldu. Özellikle İkinci Karabağ Savaşı’na İHA, SİHA’lar damga vurarak, İHA’ların kullanıldığı ilk savaş olarak adlandırıldı.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında 2020 yılında yaşanan ve 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı sonucunda, Azerbaycan’ın askeri üstünlüğüyle bölgedeki dengeler değişmeye başladı. Sovyetler Birliği’nin çöküşü sonrasında Ermenistan işgali altında bulunan bölgelerin, asıl sahibi olan Azerbaycan’a geri dönüşü sağlandı. 

İkinci Karabağ Savaşı, Azerbaycan’a yalnızca toprak bütünlüğünü değil, bölgedeki jeopolitik dengeleri de yeniden kurma imkânı verdi. Türkiye ile kurulan güçlü diplomatik ve askeri ortaklık, Güney Kafkasya’daki güç dengelerini köklü biçimde etkiledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Ermenistan ve Azerbaycan, Zengezur Koridoru konusunda tarihi bir anlaşmaya imza atarken anlaşmanın içeriği de dünya kamuoyunda gündem oldu. Anlaşma ile Zengezur Koridoru'nun işletmesi 99 yıllığına ABD'ye devredildi.

Koridorun inşa ve işletme haklarının ABD’ye verilmesi, Ermenistan’ın egemenlik kaygılarını azaltmayı, Azerbaycan’ın ise sürekli erişim talebini karşılamayı hedefliyor.

Zengezur Koridoru genel anlamda Azerbaycan'ın ana topraklarını Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne ve oradan da Türkiye'ye bağlamayı amaçlayan bir ulaşım koridoru projesi. Ermenistan'ın güneyindeki Syunik (Azerbaycan'da Zengezur olarak adlandırılan) bölgesinden geçen bu koridor, kara ve demiryolu bağlantılarıyla Azerbaycan'ın batı bölgelerini Nahçıvan'a ve Türkiye'ye bağlayarak bölgesel ticareti, enerji naklini ve ulaşımı kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Zengezur Koridoru, Azerbaycan'ı Nahçıvan'a ve Türkiye'ye bağlayarak Hazar Denizi'nden Akdeniz'e ve Avrupa'ya uzanan "Orta Koridor"un tamamlayıcısı olarak biliniyor. Çin'in "Kuşak ve Yol" projesinin bir parçası olan Orta Koridor'un (Trans-Hazar Uluslararası Ulaşım Rotası) Hazar sonrası ayağı, Zengezur açıldığında daha kısa ve hızlı hale gelecek.

Anlaşma ile ABD'nin Rusya ve İran'ın bölgedeki etkisini azaltarak Kafkaslar' daki nüfuzunu artırdığında birleşilirken bu kapsamda İran ve Rusya'nın endişelerine dikkat çekiliyor.

İran, projeye başından beri karşı çıkıyor. Tahran, koridorun açılmasının Ermenistan’la kara bağlantısını kesebileceğini ve Kafkasya’da “jeopolitik değişiklik” yaratabileceğini savunuyor.

Zengezur Koridoru, barış ve refah için bir dönüm noktası olabilir. Ama aynı zamanda, Güney Kafkasya satranç tahtasında yeni hamlelerin de başlangıcı.

Zengezur Koridoru'nun hayata geçirilmesiyle Türk Dünyası’nın ticari, lojistik ve siyasi bağları güçlenecek. Zengezur, Türk Dünyası'nın parlayan yıldızı olma potansiyeline sahip.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *