Konya
Açık
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,2030 %0.06
55,0980 %-0.57
6.512,95 %-1.07

FATMA TORU UNUTULMAMIŞ …

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bugün biri geç kalmış bir konu olmak üzere yine yerel kendi mahallemizden mevzularla birlikteyiz.

Önce geç kaldığımız konu ile başlayalım.

Şehrin göbeğinde Şükran mahallesi diye mahallemiz doğuyor.

Şehir hala burada ne olacağının farkında değil.

Belki insanlarımız da haklılar.

Çünkü herkes can derdinde para derdinde.

O zaman Şükran kimin umurunda mi diyelim?

Hayır…

Konya hızla yenilenme ve değişim projeleri ile yepyeni bir şehir oluyor.

Bunu görebilmemiz için, gelişmeleri anlayabilmemiz için dün ile bugünü, bugün ile yarını iye idrak edebilmeliyiz.

Mesela Sayın Emniyet Müdürümüz Engin Dinç Beyi ziyaretimde eski Konya fotoğraflarından oluşan “Şehri Sufi'nin Silüetleri” isimli kitabımı hediye ettim.

Bu kitabı 2012 yılında Uğur İbrahim Altay Selçuklu Belediye Başkanı iken kulakları çınlasın Cahit Sağlık abimizinde desteği ile bastırabilmiştim.

Engin Müdür kitabı sayfa sayfa satır satır inceledi.

Hayran kaldı.

Sayın Müdürümüz ile kitabı incelerken kısa bir Erzurum, Trabzon, Rize, İstanbul turu yaptık.

Yani bugün Şükran mahallesi diyerek bir çırpıda geçtiğimiz bölgenin tarihini bilirsek, bugününü görüp yarınını hayal edebilirsek Konya’nın değişimini anlayabiliriz.

60 lı yıllarda şehrin odak noktası Alaaddin Tepesi, Saray Çarşısı, Türbe önü iken bugün büyümeyi ve o odak noktası dediğimiz yerden dalga dalga yayılımı görebiliriz.

Şükran Mahallesinin tamamlandığını görürüz göremeyiz.

Onu Allah bilir.

Ancak Başkanlığı döneminde kendi boyunu boşunu aşan bir projeyi ŞÜKRAN diyerek şehrin göbeğine hançeri saplayan Başkan Fatma Toru bakın bu günleri görebiliyor.

Vallahi o günleri birebir hatırlıyorum.

O projeyi açıklamak ve başlatmak hiç kimsenin harcı değildi.

Ama Fatma Hanım o kendine özgü yapısı ile düğmeye basmıştı.

Bakın hafta başında Başkan Mustafa Kavuş güzel bir törenle bölgeye betonu döktü.

Daha öncede yazdık.

Bu böyle sıradan bir temel atma işi değildir.

Burası Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Hasankeyf’ten sonra Türkiye’nin ikinci büyük tescilli ada taşınmasıdır.

İşin ciddiyetini büyüklüğünü bu yüzden Konya olarak hala algılayamıyoruz.

Ne zaman anlayacağız?

Gözümüzle gördüğümüz zaman.

İnşallah sağ ve sağlıklı olan bunu da görecektir.

Çünkü artış işin geri vitesi kalmamıştır.

O törene gidemedim. Ama gelişmeleri ve işin başka yönlerin bilgilerini hep topladım.

Başkan Mustafa Kavuş ismen ismini ifade ederek diğer protokol ise “emeği geçenler” diyerek dönemin Başkanı Fatma Toru’nun hakkını vermişler.

Sevindim. Mutlu oldum.

Çünkü biz zaman zaman vefasızlık da yaparız.

Bakın Başkan Hanım artık Ankara’da.

Tören de yokmuş ama böyle anılması ve teşekkür edilmesi de işte bu şehrin güzel yüzüdür.

Bu vesile ile Başkan Mustafa Kavuş’a ve ekibine bir kez daha teşekkür ederiz.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİNDE KANTİNCİLERDEN SES GELDİ

Dünkü yazımıza saat 9.30 sularında Selçuk Üniversitesinde kantin işleten bazı dostlardan bilgi geldi.

Allah onlardan bir kez daha razı olsun.

Çünkü biz öğrencileri öğretim üyelerini dillendirmiştik ama kantince esnafına durumu sormamıştık.

Niye?

Bu alanda tanıdığımız kimse yoktu.

Selçuk Üniversitesi’nde kantin çalıştıran bir abimiz pandemi sonrası sözleşmesi devam eden kantinlerin açık olduğunu ama sözleşmesi biten kantinlerin ihale sürecinde oldukları için kapalı olduğunu belirtiyordu.

Bu işletmeci Selçuk Üniversitesi’nin Pandemi sürecinde esnaflarından kira almadığının da altını çizerek yönetime teşekkür ediyordu.

DANIŞMA MI DANIŞIN MI?

Bu şehrin bizim güzel yürekli, bazı konularda da çok hassas insanları vardır.

Mesela benim bir Fikret abim var.

Fikret abim beni bile iki güne bir eleştirir.

Kendisine hem teşekkür ederim hemde saygım büyüktür.

Fikret abinin takıldığı konulardan biriside özel ve resmi kurumlarda kapıdan içeriye girdiğimiz zaman bizi ilk olarak karşılaşan DANIŞMA lar var ya.

Fikret abim bu işe illet olur.

Bana kaç defa “Özeller hata yapıyor ama Devlet dairelerinde Belediyelerde bu hata yapılmamalı. Kardeşim ben danışacağım ama bana DANIŞMA diyorlar” derdi.

Fikret abim iki gün önce şu fotoğrafı atıyor ve altını da yazıyordu

“DANIŞIN YAZAN bu işletmeyi DANIŞMA yazanlara karşı tebrik edelim.

İstanbul yolu üzerindeki Ford servisi.”

…………….

Ben bu konularda çok cahilimdir.

Hassas olan insanlara ise hayranım.

Teşekkürler Fikret abicim.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

 

Arının karnındaki bal ile kuyruğundaki zehiri birbirine karıştırmayan Allahü teala, senin de hakkını başkasıyla karıştırmaz. Sabret.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

 

Dolmuşlara sağlığımız açısından böylesine hassas dönemlerde ayakta yolcu almadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız