AK PARTİLİLERİN DEDİKLERİ VE İNANDIKLARI
Bugün yazımıza artık rahmetli olan Haşim Hoca ile iki satır yazı yazarak başlamak istiyorum.
Konya ekonomisinin bir dönem ki efsane ismi, temelini attığı bazı eserler ile bugünde hala yüzlerce insana ekmek iş aş kazandıran Haşim Bayram Hoca Hak’kın rahmetine kavuştu.
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun inşallah. Rabbim taksiratlarını af etsin.
Hoca son yıllarda başta sağlık sorunları olmak üzere çok sıkıntı çekti.
Mücadeleci ruhu ile bedeni iflas etmeye başlasa da yüreği ve beyni ile hep mücadele halinde idi.
Kısa bir süre önce eşini kaybetti.
Ama hocanın bu acıdan bile haberi yoktu. Acıyı yaşayamadı bile.
Hocanın vefat haberi ile bakıyorum geceden bu yana sosyal medya sallanmaya başladı.
Yıllardır kapısını çalmayanlar, dahası selam bile göndermeyenler üzüntülerini dile getirmek için birbirleri ile kelime cambazlığı yapmak için yarışıyorlardı.
Bu nasıl bir samimiyetsizliktir?
Bu ne iki yüzlülüktür?
Kuldan utanma kalmadı da Allah’tan da mı korkmuyorsunuz?
Yahu adam yıllardır kapı dışarıya çıkamıyor.
Adım atacak hali yok.
Sosyal medyada timsah göz yaşı dökenler bir defacık olsun kapısını çaldınız mı?
Bırakın kapısını çalmayı utanmadan sosyal medyada mesajlar atanlar cenaze evinin kapısını çalmadı kapısını.
Önceki gece şehirden bir tek Allah’ın kulu cenaze evinde bile yoktu.
Ömrünü şehrine, ülkesine insanlığa vermiş olan kişiler için en ağır şey belli bir dönem sonra kapısının çalınmamasıdır.
…………….
Men dakka dukka.
Bugün ona, yarın bize size.
Birkaç defa bu sütunlarda vefasızlığı dile getirmek istedik.
Daha geçen hafta hocanın yoğun bakımdaki son durumunu fotoğrafı ile paylaştık.
O zaman hangi biriniz hastaneye gittiniz?
Pardon zaten gidemezdiniz.
Çok çooook işiniz vardı.
………..
Eeee gitmeye gidemediniz de, bir zahmet çok iyi bilip kullandığınız milleti kandırdığınızı sandığınız sosyal medyada niye tek cümle tek bir satır yazmadınız?
Timsah gözyaşlarınız için illa ki insanın ölmesi mi gerekiyor?
……….
Siz beni boş verin insanlığımızın bittiğini gördükçe sadece üzülüyorum.
Sizlerin bu iki yüzlülüğünü gördükçe de insanlıktan nefret ediyorum.
CÜNEYİT VALİNİN SAMİMİYETİ
İşte samimiyetine inandığım dost isimlerden biriside eski Valimiz Cüneyit Orhan Toprak Beydir.
Cüneyit Valimiz hafta sonu Konya’da idi.
Cumartesi günü öğleden sonra Konya’dan ayrılacaktı.
Ama sabah saatlerinde Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın kendisini arayarak Fenerbahçe maçına davet etmesi ile maça geldi.
Ve maça giderken de bize şunları bir kez daha yürekten tekrarlıyordu;
“Uğur Beyciğim Konya’ya geldikten sonra hep Konyasporlu oldum. Bu sevgiyi hiç içimden atmadım. Konya’yı ve Konyaspor’u yakından takip ediyorum. Buna inan” diyordu.
Size sonuna kadar inanıyorum Salın Valim. Haaa bu arada Sayın Valim ile yine şehir üzerine dertleştik.
Valimin bana son cümlesi ise cumartesi günü duyduğum ve gurur veren bir ifade idi;
“Sana da helal olsun. Senle de çalıştık. Kalıplı adamsın. Kimseye minnetin yok.”
…………
Sağ olun Sayın Valim. İnşallah sizleri ve bize güvenenleri mahcup etmeyiz.
ERKOYUNCU İLE PANKOBİRLİK’DE DE DEVAM DEDİK
Hafta sonunda PANKOBİRLİK seçimleri vardı.
Recep Başkan seçim sonucunda Başkanlığı Ramazan Erkoyuncu’ya teslim etti.
Bu iş öyle sıradan devir teslim işi değildi.
Bu bir seçim idi.
Konya’ya ve Sayın Erkoyuncu’ya rakip olmasa da bunun adı seçim idi.
Başkan Koyuncu’ya bu yeni görevi de hayırlı uğurlu olsun diyoruz.
RAHİME HANIM BİZE SİTEM ETMİŞTİ AMA!
Hatırlayacaksınız 29 Etim tatili ve hafta sonu tatili birleşince şehrin boşaldığını pek çok insanımızın köye kente yazlıklara gittiğini şehrin boşaldığını yazmıştım.
Bizi destekleyen okurlarımız olduğu gibi bu konuda bize sitem eden okurlarımızda vardı.
Mesela bu okurlarımızdan birisi AK Parti teşkilatlarında 7 yıl görev yapan Rahimi Hanım idi.
O yazımıza Rahime Hanım şöyle sitem ediyordu;
“Yapmayın Allah aşkına yok herkes tatile gidiyor falan.
50 yıllık hayatımda iki defa tatile gittim. Hem de 7 yıl teşkilatta çalışan biri olarak.
Bunlar halka itici geliyor.
Muhalefetin gözünde de AK partililer hep zenginledi.
Daha 3 gün önce tanıdığım bir bayan ağlıyordu.
Markete gittim peynir çok pahalıydı alamadım diye.
Tatile giden belli.
Herkesin hakkı değil mi yılda 1 kere tatile gitmek neden zengine hak görünen, halka hak görülmüyor?
İnsanca yasamak herkesin hakki değil mi?
El insaf”
………….
Rahime hanımın dediklerine katıldığımı ama gerçeğin şehrin boşaldığını yönünde tekrar yazınca hanımefendi de devam ediyordu;
“Eee işte belli bir kesim gidiyor tuzu kuru olanlar, arabası olmayan zaten evde kömür bile alamayan insanlar var.
Herkes tatile gitmiyor siz zenginlerle takılınca onlara göre yazı yazıyorsunuz.
Bu üzücü insanları kışkırtıyor maalesef bu tür söylemler”
………………
Pazartesi sabah ulusal basında şöyle haberler vardı. Üstelik belli siyasi görüşlerin kanalları değildi bunlar. Haber Kanallarında. Yani iktidarı destekleyen haber kanallarında. Üstelik de görüntülü bir şekilde. Özetle “Sahillerden Kapadokya’ya kadar 29 Ekim tatili ve hafta sonu tatili birleşince otellerde doluluk oranı yüzde yüze ulaştı”
………………
Şimdi Partili hanımefendi yazdı. Yazıyor. Ben demiyorum.
“50 yıllık hayatımda iki defa tatile gittim. Hem de 7 yıl teşkilatta çalışan biri olarak.”
…………..
“Daha 3 gün önce tanıdığım bir bayan ağlıyordu.
Markete gittim peynir çok pahalıydı alamadım diye.
Herkesin hakkı değil mi yılda 1 kere tatile gitmek neden zengine hak görünen, halka hak görülmüyor?
İnsanca yasamak herkesin hakkı değil mi? ”
……………….
“Eee işte belli bir kesim gidiyor tuzu kuru olanlar, arabası olmayan zaten evde kömür bile alamayan insanlar var.
Herkes tatile gitmiyor siz zenginlerle takılınca onlara göre yazı yazıyorsunuz…”
………….
Vallahi bu hanımefendi ile keşke bir karşı karşıya gelebilsek de benim misafirim olsa. Kendisine teşekkür etsem. Yemek ısmarlama şansını bana verse.
Bizim de söyleyip yazamadıklarımız bunlar işte.
Ülkede bugün artık orta sınıf, orta halli insan aile kalmadı.
Bir yanda AK Parti ile zengin olup uçan insanlar.
Diğer tarafta bedava kömür bekleyip, peynir dahi alamayan insanlar.
Bakın ben bunları diyemem. Demem de.
Ama teşkilatlarda görev yapmış, saçını davaya süpürge etmiş bir bayanın dediklerini sizlerle birebir paylaştım.
Yine de bir kusurum oldu ise af ola.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Eşeği bol olan kasabanın semercileri lüks yaşarmış
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yaşadıklarımızla, yazdıklarımızla, konuştuklarımızla yaptıklarımız birbirini tuttuğu zaman daha iyi ADAM oluruz.