Konya
Parçalı az bulutlu
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,1388 %0.21
50,2459 %-0.08
6.251,35 % 0,91
Ara

ADANA BURMASI

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bulgur Tekkesi’nde Çimili Hakkı Efendi’den Kur-an öğrenip hafız olan ağabeyinin genç denilecek bir yaşta erken vefatıyla iki ailenin bütün yükü üzerine kalmıştı. Birlikte yürüttükleri ticari işleri, daha hiçbirisi evlenmemiş iki ailenin yetişkin altı çocuğu, gittikçe ağırlaşan masraflar derken zor günler başlamıştı onun için.

Ölüm Allah’ın emri deyip dört elle tekrar sarıldı hayata. Geride kalanları boynu bükük bırakmadan, ele güne laf düşürmeden mücadeleye devam etmeliydi. Öyle de oldu.

Hayat devam ediyordu ve geriden gelenlere iş, aş lazımdı. Canı gibi sevdiği ağabeyi vefat etmiş olsa da onun hatıraları ile avunup geride bıraktıklarına sahiplenerek yürümeye devam ediyordu hayat yolculuğuna.

Derken kısmeti gelen evlatlarının, yeğenlerinin ardı ardına düğünleri sıralanmaya başladı. Onlardan birine kız istemeye gidilecekti o akşam.

Hazırlıklar tamamlandı ve kız evinin yolu tutuldu. Oradan buradan biraz sohbetten sonra Allah’ın emri peygamberin kavliyle talip olma faslına geçildi. “Hayırlısı bakalım. Kısmetse olur ama mehir ne yapacaksınız ziynet ne takacaksınız?” diye sordu evin dedesi. “Hacı abi, ben hem amcayım hem baba vekiliyim. Bizim bir adımız var, yakışanı yaparız. Merak etme!” cevabını verdi fakat dede ısrarcıydı. “Biz Adana Burması isteriz.”

Şöyle bir lahavle çekti, geriye doğru yaslandı. “Yakında siz bir oğlan evlendirdiniz bildiğim kadarıyla... Bizden istediğiniz Adana Burmasını siz de almışsınızdır ziynet olarak. Biz bilmeyiz nasıl olduğunu! Bir tane numune görsek de aynısından alsak!”

Dede neye uğradığını şaşırmıştı. “Ülen Zeki Dayı! Avladın beni. Evlat sizin. Var git ne istersen onu tak!” deyiverdi...

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *