KADINLARA SÖYLENEN NİNNİLER!
Kadınların ayarıyla çok oynandı!Kandırıldı, uyutuldu, hayalden hayale pazarlama meta’sına dönüştürüldü.
Özellikle kişisel gelişim adı altında pazarlanan palavralarla kadınlara yıllarca aynı ninniler söylendi. Güzel olmak için bunu ye, bunu iç, bunu giy. Başarılı olmak için şöyle davran, böyle mücadele et. Güçlü olmak için savaş, sevilmek için değiş, değer görmek için kendini ispatla! Beş adımda güzellik, on maddede başarı, üç yöntemle aşk, yedi kuralla mutluluk…
Yetmedi! Kadına sürekli mücadele etmesi gereken bir dünya gösterildi. Erkek rakipti, partner güvenilmezdi, ilişkiler savaş alanıydı. Aldatılma, kandırılma, terk edilme korkuları üzerinden yeni algılar, yeni ihtiyaçlar ve yeni pazarlar yaratıldı. Kadın, kendi hayatının öznesi olmaktan çıkarılıp bitmek bilmeyen bir yarışın ve kendini ispat etme çabasının merkezine yerleştirildi.
Önce eksik olduğuna inandırıldı, sonra o eksikliği tamamlayacağı vaat edilen çözümler satıldı. Daha güzel olmalıydı, daha başarılı, daha güçlü, daha çekici, daha üretken, daha özgüvenli… Peki, bütün bunları olmaya çalışırken kendisi olmaya ne zaman fırsat bulacaktı? İşte asıl mesele buydu!
Kadınların artık yeni ninnilere, süslü motivasyon cümlelerine, kendilerini kandırarak uyutacak kişisel gelişim palavralarına ihtiyacı yok. Kadınların kendileriyle ilgili yüzde yüz gerçekleri duymaya ihtiyacı var. Çünkü gerçek dönüşüm, bir kadına sürekli ne olması gerektiğini söylemekle değil, ona kim olduğunu sorgulama cesareti kazandırmakla başlar.
Kadınlara yeni bir masal anlatmanın değil, onları yıllardır dinledikleri masallardan uyandırmanın zamanı geldi! O zaman yeni bir yazı dizisi karşınızda; kadının kendini daha iyi tanıması için kullanım kılavuzu, artık ninniler değil gerçek kadına uyanışın hikayesi başlıyor,takipte kalın sevgili okurlar…