KİMSE VAR MI ORDA?
Öncelikle doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı şehrin takımını tutanlara selam olsun. Öncelik pek tabi Konyaspor'a şartsız, koşulsuz destek veren o büyük taraftarı yâd etmekle olsun. Evet, ligde bir Galatasaray maçı daha geride kaldı. Genel otoritenin sarı kırmızılı takımı favori gösterdiği maçta Galatasaray kazandı. Hemde farklı kazandı. Pek tabi bu şehrin takımına gönül verenler olarak bizimde bir beklentimiz vardı. Galatasaray Konya'ya gelmeden dokuz gün önce Lille ile Fransa'da karşılaştı. Zorlu Şampiyonlar Ligi maçından galibiyetle ayrıldılar. Akabinde beş gün sonra kendi evinde Fenerbahçe'yi konuk etti ve bu maçı da kazandılar. Haliyle sonuçtan bağımsız fiziksel anlamda hırpalanmış bir takım buraya gelecekti ki krizi fırsata çevirmek bizim elimizdeydi. Derbiden dört gün sonra Galatasaray buraya, Konya'ya geldi. Yorgundu, moralleri yerindeydi ama maalesef tabiri caizse bizim takım burda değildi. Oysa ki bir önce ki maçımızı da kendi saha ve seyircimiz önünde, Gençlerbirliği ile oynamıştık. Yani sarı kırmızılı takıma nazaran en azından dinlenmiş bir takım görünüyorduk. Ama sonuca bakınca maalesef eskilerin tabiriyle Galatasaray karşısında bu takımın galip gelmesi için on fırın ekmek yemesi gerekirdi. Bu mağlubiyetle çok şükür ki (!) ligin sonlarında ki yerimizi koruyor, hiçbir takıma yerimizi kaptırmıyoruz. Evet, Galatasaray sıradan bir takım değildi. Bu mağlubiyet belki normal karşılanabilir ama pek tabi bu maç öncesine kadar bu takımın bu mağlubiyeti örtecek puan yada puanlar alması gerekirdi.
Durumumuz ciddiyetini koruyor. İşin garip tarafı da ilerisi adına öyle aman aman bi umudu olan var mı aramızda? Artık maç sonu bile bazı şeyler ezbere düşmeye başladı. İlhan hoca basın toplantısında aynı şeyleri başka cümlelerle söylemeye başladı. Bu maçı unutup biran önce toparlanıp önümüze bakmalıyız. Evet hocam camia da aynı şeyleri istiyor ama bu takımın son 14 maçta 2 galibiyet 2 beraberlik ve 10 mağlubiyeti var. Elbette bunun farkında olan başkan Atiker'de yazılı bir açıklama yaptı. Bu satırlar arasında dikkatimi çeken bir cümlesi vardı ki "Konyaspor'un geçmişine baktığımızda, her yıl düşme krizi yaşayan bir kulüp görüntüsüyle karşılaşıyoruz" diyordu. Evet, sayın Atiker kısmen haklıydı ki son yıllarda Konyaspor hangi hoca veya hangi başkan dümenin başında olursa olsun potadaydı. Yani paçayı zor yırtıyordu. Başkan bey de buna dikkat çekmiş ve içerisinde bulunduğumuz durumu olağanüstü değil olağan kabul görmüş. Camiaya değer verip yazılı da olsa bilgi veya cevap vermesi evet güzel ama maalesef bu açıklamayla zaten heyecanı kalmamış taraftarın bu soğukta stada çekilebileceğine ihtimal vermiyorum. Yaklaşık 15 yıldır süper denen ligde bazı heyecanlar yaşandı. Türkiye Kupası kazanıldı. Süper Kupa müzeye konuldu. Avrupa'ya gidildi. Bu ilkler yaşanırken bu camia iliklerine kadar bu coşkuyu yaşadı. Bu coşku ve heyecanı da aynı şekilde diri tutmak adına yapılanların üzerine bir tuğla daha koymak gerekiyor ki bu camianın aslında tam olarak beklentisi budur. Bu takıma emek verip zaman harcayan, ayakta tutma çabası içerisinde olan istisnasız herkese şahsım adına teşekkür ederim. Vesselam