29 EKİM'DEN KONYALI BİR BABANIN YÜREKTEN GELEN SESİ
Bugün konularımıza hemen başlamak istiyorum.
Önce gururla kutladığımız 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili tarihe not düşelim.
.....
Bazı tarihler takvimlere, bazıları milletlerin ruhuna yazılır.
29 Ekim, Türk milletinin kendi kaderine kendi iradesiyle hükmettiği; bağımsızlığını Cumhuriyetle taçlandırdığı, geleceğini hiçbir gücün insafına bırakmayacağını dünyaya ilan ettiği gündür.
İşgalin karanlığında, yokluğun ve yoksulluğun ortasında, kendisine biçilen esareti reddeden bir millet ayağa kalktı.

Anadolu’nun bağrında yükselen istiklal iradesi;
cephede Mehmetçiğin cesaretiyle, kağnı başında anaların fedakârlığıyla, milletin duası ve sarsılmaz imanıyla büyüdü.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı, hürriyetinden vazgeçmeyen bir milletin nelere muktedir olduğunu bütün dünyaya gösterdi;
işgal altındaki mazlum milletlerin yüreğinde de bağımsızlık ümidini yeşertti.
Cumhuriyet, işte o büyük mücadelenin zaferle mühürlenmiş eseridir.
Her karışında bir fedakârlığın, her temel taşında bir şehidin hakkı bulunan mukaddes bir emanettir.
Bu emanette, evladını cepheye uğurlarken gözyaşını içine akıtan anaların sabrı;
dönmeyi düşünmeden yürüyenlerin cesareti;
toprağa düşerken vatanı ayağa kaldıranların son nefesi vardır. Bugün hür bir vatanın göğü altında başımız dik yaşayabiliyorsak, bunu onların ödenmez hakkına borçluyuz.
Cumhuriyetin bize yüklediği sorumluluk, bu büyük mirası hayatın her alanında yüceltmektir. Millî egemenliği korumak, demokrasiyi güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü hâkim kılmak;
bağımsız ve tarafsız yargıyı, insan onurunu, vicdan ve inanç hürriyetini titizlikle gözetmektir.
Çünkü milletin iradesiyle kurulan Cumhuriyet, milletin adalete duyduğu güvenle güçlenir.
Cumhuriyete sadakat; yetkiyi emanet, kamu hizmetini sorumluluk, devletin imkânlarını milletin hakkı bilmeyi gerektirir. Liyakate sahip çıkmayı,
kul hakkından sakınmayı, güçsüzün hakkını güçlü karşısında korumayı gerektirir.
Makamlar geçer; millete karşı sorumluluğumuz ve vicdanımızın önündeki hesabımız kalır.
Bu milletin bizlerin geleceği olan gençler;
Sizler, bu milletin asırlara uzanan yürüyüşünün yeni adımlarısınız. Bilginizle, ahlakınızla, cesaretinizle, emeğinizle bu ülkenin yarınlarını kuracaksınız. Aklınızı ve vicdanınızı hür tutun. Araştırın, sorgulayın, üretin; hakkınızı savunurken başkasının hakkını da kendi hakkınız kadar aziz bilin.
Bilimde, sanatta, hukukta, teknolojide insanlığa değer katın. Bu bayrağı daha yükseğe taşıyacak kudret, sizin çalışkanlığınızda ve karakterinizdedir.
Cumhuriyetimizin 103. yılında, bu toprakları bize vatan kılanların hatırası önünde aynı inanç ve kararlılıkla söz veriyoruz: İstiklalimize sahip çıkacağız.
Millî iradeyi ve hukuku yücelteceğiz.
Kardeşliğimizi koruyacağız.
Cumhuriyetimizi, bizden sonraki nesillere daha güçlü, daha müreffeh ve daha adil bir ülkeyle birlikte emanet edeceğiz.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kahraman silah arkadaşlarını; istiklalimiz, vatanımız ve millî irademiz uğruna can veren bütün şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve hürmetle anıyoruz.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun inşallah.
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
***
KONYALI BİR BABANIN
DUYGU DOLU MEKTUBU

-Konya'dan Yükselen Vefa: CİMER'e Teşekkür Mesajı
Her yıl öğretmenlere yönelik on binlerce teşekkür başvurusunun yapıldığı Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı'nın ilk teşekkür mesajlarını almaya başladı. Türkiye'nin dört bir yanından veliler ve öğrenciler, fedakâr eğitimcilere duydukları minnettarlığı dile getirirken; Konya'dan bir babanın kaleme aldığı yürek ısıtan sözler ise bu yılki başvurular arasında en çok öne çıkan ve duygulandıran mesajlardan biri oldu.
"Heybenizde Ne Varsa En Güzelini Vereceğinize Eminim"
Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte CİMER'e ulaşan birbirinden anlamlı mesajlar, öğretmenlerin öğrencilerin hayatında kurduğu güçlü bağı bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu anlamlı kervana Konya'dan katılan bir baba, öğretmenlere duyduğu derin güveni ve sevgiyi şu sözlerle ifade etti:
"Evladımı teslim ettiğimde şefkatinize güvendiğim; heybenizde ne varsa en güzelini vereceğinize emin olduğum kişisiniz.
Sevginiz, merhametiniz ve emeğiniz için çok teşekkür ederim."
Konya'dan gelen bu samimi ve vefa dolu mesaj, öğretmenlerin sadece birer bilgi aktarıcısı değil, aynı zamanda çocukların yüreğine dokunan birer rehber olduğunun en güzel kanıtı olarak kayıtlara geçti...
CİMER'e gelen başvurular, eğitim camiasının her kademesinde görev yapan öğretmenlerin sevgi, emek ve fedakârlıklarının toplumda karşılıksız kalmadığını ve nesiller boyu unutulmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.
***
BAKAN MURAT KURUM'DAN
YİNE ÇOK KONUŞULACAK
BİR PAYLAŞIM
Ankara siyasetinden bize ne diyeceğiz?
Diyeceğiz de bunun bir ucu Konya ve Konyalı'ya dayanınca dayanamadık, sizlerle paylaşalım istedik.
.....
Önce bütün Türkiye'nin konuştuğu fotoğrafı ve sosyal medya paylaşımını biz de sizlerle paylaşalım.

Paylaşımda şöyleydi:
"Yavaş'tan Kurum'a ziyaret
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u ziyaret etti. Yavaş, ziyarete ilişkin:
'Daha önce Sayın Cumhurbaşkanına sunduğumuz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını ilgilendiren konuları görüşmek üzere Sayın Bakan Murat Kurum ile bir araya geldik.
Nazik kabulleri için Sayın Bakan'a teşekkür ediyorum.” dedi.
.....
Biz bize Ankara'dan büyüklerimizin kulağımıza fısıldadığı cümleyi paylaşalım, yorumu sizlere bırakalım.
Biz sadece bize söyleneni sizlerle paylaşıyoruz.
"YOLCUDUR ABBAS
BAĞLASAN DURMAZ"
....
Yine güvenilir kaynaklardan aldığımız bir bilgi:
"Sayın belediye başkanı Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile de görüşmek için randevu talebinde bulundu."
...
Biz ilettik, gerisini zamana yayıp biz de sizlerle birlikte bekleyeceğiz.
***
SEDAT ALAKAY
VEFAT ETTİ
Konya'nın sevilen, saygın isimlerinden, 1947 yılında Konya Başhüyük doğumlu Sedat Alakay, liseyi Konya Sanayi Mektebinde okudu, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde makine mühendisliğini başarıyla tamamladıktan sonra ECA’dan emekli oldu.

Eğitim camiamızın iki güzide ismi Banu ve Öztuğ Bildirici hocalarımızın babalarının cenazesi, ikindi namazına müteakip Başhüyük'te toprağa verildi.
Biz de ailesine ve yakınlarına Cenabı Allah'tan sabır, kendisine de rahmet diliyoruz.
………………..
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Herkesin nefret ettiği bir kurt olmak, herkesin sırtına bindiği bir eşek olmaktan daha iyidir.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Güvenlikli sitelerin asansörlerine elimizde sigara ile binmediğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.