CAN BEDENDEN ÇIKMAYINCA
Evet, dokuz haftalık bir lig maratonu geride kaldı. Bu dokuz haftada aldığımız ikinci galibiyet ile ligde topallayarak da olsa yolumuza devam ediyoruz. Ligin beşinci haftasında, dünya yıldızı Muhammed Salah'ı kadrosunda katan Trabzonspor'u tek golle mağlup ederek bu sezonun ilk puanlarını almıştık ki yoğun bakımda ki hastaya bir yudum su misali bu galibiyetle camiaya can gelmişti. Akabinde golsüz beraberlik ile harcanan iki haftanın ardından geçtiğimiz hafta da son dakikalarda Diyarbakır'da puanları bıraktık. Haliyle ligde alınan kötü sonuçlar bu haftayı diğer haftalara nazaran daha değerli kıldı.
Madalyonun diğer tarafında, bu haftayı bizim nazarımızda daha değerli kılan Ankara temsilcisi Gençlerbirliği de lige güzel bir giriş yapmıştı ki sonrasında onlar da ivme kaybetti. Ev sahibi olmamız sebebiyle de bu maçın mutlak galibi şahsım nazarında kağıt üzerinde Konyaspor idi. Olası bir mağlubiyet zaten birden fazla sorun ile boğuşan camiaya daha büyük zararlar verebilecekti. Nihayet net bir skorla üç puan geldi de hala ayakta olduğumuzu anlayabildik diyelim. Şimdi derbi var. Haliyle bu satırları derbi oynanmadan önce kaleme alıyorum. Galatasaray evinde Fenerbahçe'yi konuk ediyor ve skordan bağımsız bu stresli maçın hemen ardından yani dört gün sonra Galatasaray kafilesi soluğu Konya'da alacak. Bir seri yakalanmak isteniyorsa, camia üzerinde ki kara bulutların az da olsa dağılması gerekiyorsa bu maçtan da mutlak galibiyetle çıkmak gerekiyor. Haliyle camiamız o eski günlerini özlüyor. Yaklaşık on yıl önce kemikleşmiş otuz bin taraftar önünde oynanan maçlar şuan biletlerin sembolik bir rakama çekilmesine rağmen stad kapatisenin üçte bir doluluk seviyesine anca ulaşıyor. Evet, bu durumun altında doğrudan veya dolaylı olarak birçok neden yatıyor ama Konyaspor'un bence şuan başlıca sorunları arasındadır. Her ne olursa olsun taraftar bir şekilde stada çekilmeli, bunun yolları aranmalı ve sebebi işlenmelidir. Skor destekçisi olmayan zaten kemik bir kitlen var. Güzel oyun ile tribüne çekeceğin bir kitlen daha var. Ki bu kitle skordan ziyade sahada mücadele görmek istiyor. Malum, hayat şartları herkese adil olamayabiliyor. Sağlık ve zamanın en değerli kavramlar olduğunu anladığım bu yaşlarda insanların neye neden nasıl zaman ayırdıklarını ve ayırdıkları bu zamana değeceğini kestirdiklerini anladıkları anda boyut değişiyor. Bakalım bu sezon bizlere daha ne gösterecek ki yaşayıp gözlemleyeceğiz. Veselam.
Cumhuriyetimizin de 103. yaşını kutladığımız bu günlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkaşdaşlarını, bu cumhuriyetin kurulmasında en ufak emeği olan ve ahirete intikal eden herkesi rahmet ve minnetle anıyorum.