AŞKASI OLMA KENDİN OL
Bu konuda yine kendi düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Bana göre insanların en büyük yanılgılarından biri, kendileri olmayı küçümseyip başkalarına özenmeleridir. Onların yaptıklarını yapmaya çalışıyor, bu davranışlarımızın bize değer katacağını düşünüyoruz. Oysa kendimiz olmak yerine başkalarının peşinden gitmek, aslında kendimize yaptığımız en büyük kötülüktür. Bunu kabul etmek istemiyor, aynı yanlışları tekrarlamaya devam ediyoruz.
Özenti üzerine kurulan bir hayatın gerçek anlamda hiçbir güzelliği olamaz. İnsan, başkasını taklit ederek değil; kendi düşünceleri, kendi karakteri ve kendi duruşuyla değer kazanır. Her zaman kendi fikirlerimizi ortaya koymalı, başkalarının düşünceleriyle gerçek benliğimizi oluşturamayacağımızı hem kendimize hem de çevremizdeki insanlara anlatmalıyız. Çünkü başkası olmaya çalışmanın bize hiçbir kazanç sağlamadığını ancak bu şekilde gösterebiliriz.
Yine kendimden bir örnek vermek istiyorum sevgili okurlarım. Çocukluğumda ve gençliğimin ilk yıllarında yerli dizilerdeki kahramanlara büyük bir hayranlık duyardım. Onlar gibi olabileceğimi, onların yaptıklarını yapabileceğimi düşünürdüm. Fakat zamanla şunu fark ettim: Televizyonda gördüğümüz kahramanlıklar gerçek hayatın ölçüsü değildir. Başkalarının rolünü üstlenerek değil, kendi karakterimizi oluşturarak hayatta bir yere ulaşabiliriz.
İşte o gün kendime önemli bir karar verdim. Ne o olmalıydım ne bu ne de bir başkası… Ben ancak kendim olursam gerçekten ben olabilirdim. Bu düşünceyle kendi kararlarımı almaya başladım ve düşüncelerimi çevremdeki insanlarla paylaşmaktan çekinmedim. Çünkü özenti, insanı bulunduğu yere mahkûm eder; kendi kişiliğini geliştiren insan ise her geçen gün daha sağlam adımlarla ilerler.
Sevgili okurlarım, özentinin kararlarınızı etkilemesine izin vermeyin. Bir başkasının kişiliğine bürünmek, onun gibi yaşamaya çalışmak size hiçbir avantaj sağlamaz. Aksine, sizi kendi benliğinizden uzaklaştırır. Bu nedenle ilkemiz açık olmalıdır: Başkası olmaya çalışmak yerine kendimiz olmayı başarmalıyız.
Sürekli başkalarının kimliğine özenmek, insanın karakterini zamanla zayıflatır. Kendisi olmayı başarabilen insan ise özgüvenini güçlendirir ve hayata daha sağlam tutunur. Gerçek başarı, başkasını taklit etmekte değil; kendi değerlerini koruyabilmektedir. Bu anlayışı önce kendimize, ardından bizden sonraki nesillere aktarmalıyız.
Özellikle çocuklarımızın gereksiz çizgi film ve dizi kahramanlarından bilinçsizce etkilenmemeleri gerektiğini anlatmalıyız. Onlara, gerçek kahramanlığın bir karakteri taklit etmekte değil, kendi kişiliğini geliştirmekte olduğunu göstermeliyiz. Çünkü geleceğin güçlü insanları, başkasının kopyası olanlar değil; kendi kimliğini oluşturanlar olacaktır.
Sevgili okurlarım, belki bu satırlar bazılarınıza sıradan gelebilir. Fakat ben bunların boş sözler olduğuna inanmıyorum. Aksine, özenti yüzünden kendimiz olmaktan uzaklaştığımız her anın büyük bir kayıp olduğunu anlatmaya çalışıyorum. İnsan, kendi benliğini ihmal ettiği ölçüde hayatının en değerli yönünü de kaybetmeye başlar.
Ne bir çizgi film kahramanı ne de bir dizi kahramanı olmaya özenelim sevgili okurlarım. Biz başkası değil, kendimiz olalım. Kendi benliğimizin hiçbir zaman özentinin esiri olmasına izin vermeyelim.
Kendi hayatımızın kahramanı olalım ve bizden sonraki nesillere de kendi hayatlarının kahramanı olmayı öğretelim. Bunun için elimizden geleni yapmakla yetinmeyelim; gerektiğinde elimizden gelenden daha fazlasını ortaya koyalım. Çünkü insanın en büyük başarısı, başkası gibi yaşamak değil; kendi kimliğiyle, kendi değerleriyle ve kendi duruşuyla iz bırakabilmesidir.