BORSA BAŞKANI HÜSEYİN ÇEVİK EKİBİ İLE YOLA DEVAM DİYORMUŞ…
Geçtiğimiz hafta Konya Ticaret Odası seçimlerini noktaladık, bu hafta sonu da hayırlısı ile Konya Ticaret Borsası’nın yeni dönem için başkanlık ve yönetim seçimi yapılacak.
Ardından sıra Sanayi Odasına gelecek.
Ama bu hafta Ticaret Borsası için üyeler sandığa gidecekler.
Başkan Hüseyin Çevik ve ekibi son yıllarda sessiz, şovdan, reklamdan uzak ama Türk tarımına, özellikle de Anadolu’nun tarım ticaret ürünlerinin günlük fiyatlarının belirlenmesinden elektronik satışına, hatta son yenilikler ile modern laboratuvar hizmetleri ile Konya’nın Türkiye’de bu alandaki modeli olmasını başardılar.
Çevik ailesinin Borsa’daki ismi Başkanı Hüseyin Çevik, sürekli kendisini yenileyen borsa olarak teknolojiyi en son dünya teknolojisi ile entegre eden ve Konyaspor başta olmak üzere şehrin en aktif alanlarında görünmeden ORTAK AKLA hizmet veren mütevazı kimliği ile bu işe gönlünü değil, gövdesini koymuş bir isimdir.

Hüseyin Başkan ve ekibi yeni seçimi de son derece sessiz sedasız sürdürürken sandıkta rakiplerinin olmadığını biz piyasalardan öğreniyorduk.
Sadece bir komitede mücadele olacak gibi görünüyormuş ve yine başkanın A takımından sadece bir iş adamımız yeni yönetimde olmayacakmış.
Bu iş seçim.
Bu iş sandık.
Yani hesap kitap meselesi.
Hafta sonuna kadar daha çok vakit var.
Bu köprünün altında çok sular akabilir ama genelde Borsa’da durum bu şekilde imiş.
***
ALLAH AŞKINA
ÖZGÜR ÖZEL’E
BİRİLERİ AKIL VERSİN
Dün sabah önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi, ardından da Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in basın toplantılarını canlı olarak izledim.
Amaaa Özgür Özel’i izlerken Sayın Özel, Cumhurbaşkanımıza muhalefet yapma, yapabilme adına üç harfli marketlerden, hayat pahalılığına dikkat çekerken TORKU ürünlerinden de zam oranı ile örnek vermesi, hele hele bir de Soma’da zarar ettiler demesi şu akıllanmayan sosyal demokrat kafanın Anadolu’da niye olmadığının ve olamayacağının en basit göstergesi idi.

Sayın Özel, memleket meselelerini bırakıyorsun, Anadolu’nun devi, sadece ve sadece çiftçinin olan TORKU ürünlerinde zam yapıldı, şu kadar zamlandı diye muhalefet yaptığını mı sanıyorsun?
Sonra da çiftçi şehri, yüz binlerin, milyonlarca topraktan kazanan insanlara geleceksin, bize oy verin, ben sizin sesiniz olacağım diyeceksin.
Çiftçi çilekeştir.
Çiftçi sessizdir.
Çiftçi güneşin, toprağın adamıdır.
Ama bu toprağın insanlarına çamur atarsan bu insanlar seni asla ama asla unutmazlar.
Anadolu’da sosyal demokratlar niye başarılı olamazlar diye kafa patlatanlar önce bu zihniyete bir bakacak, sonra kusuru da başkalarında değil, kendisinde arayacaklar.
***
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ
BU HİZMETİ BİLMİYORDUM
Dünyanın neresinde olursa olsun bizi günlük olarak takip eden, bizimle görüşlerini paylaşan değerli büyüğümüz Muammer Yıldız abimiz önceki gün bizimle şöyle bir paylaşım yapıyordu:
“S.a
Uğur bey kardeşim iyi günler
Sizden bir ricam var üniversite öğrencilerimiz için kampüs camii avlusunda güzel kapalı bir alan var.
Diyanet Gençlik Merkezi.
Gençlerimiz buraya geliyor, çay simit ikramları oluyor.
Güzel bir hizmet.
Yalnız bugüne kadar çay var, maalesef simit yok.
Öyle ki öğlen yemeği yerine simitle karnını doyuran, imkânı olmayan, harçlığı olmayan binlerce imkânı olmayan yavrularımız var.
Bir simit maalesef bugüne kadar gelmemiş.
Bugüne kadar bu imkânı da Selçuklu Belediyemiz karşılıyormuş.
Bana göre en öncelikli işlerinden olmalı bu konu.
İnşallah en kısa zamanda giderilir, yavrularımızın isteği yerine gelmiş olur, dua alınır.
Bu ülkenin geleceği gençlerimizde. Şu bir gerçek, okuyan yavrularımızın kahir ekseriyeti fakir fukara ailelerin çocukları.
Kafelerde bu evlatlarımız yok.
Çünkü bu gençlerimizin hedefleri, idealleri var…
Selam dua ile…
Muammer Yıldız”
……………
Kısa bir araştırma yaptım.
Çünkü bilmiyordum.
Bura daha önce de üniversite gençliğine böyle hizmetler verilmiş.

Mesela bu camii Türk Anadolu Vakfı tarafından yapılmış.
Burası da gençlik merkezi imiş.
Muammer Abimiz çok yerinde, gençlerimiz adına çok yerinde bir istekte bulunuyordu.
Üniversite gençliğine kim çay ikram ediyorsa kuru kuru acı çay ile bu iş gerçekten olmaz.
Ama belediye, ama vakıf kim olursa olsun bizim Konya bu çay simit ikramını rahatlıkla gerçekleştirebilir.
Geçtiğimiz hafta Selçuk Üniversitesi’ndeydim.
Gerçekten gençlerimiz o sosyal medyada paylaşılanlar gibi bir hayat içerisinde değiller.
Varsa da çok küçük bir azınlık bu gençlerimiz.
Onun için şu çay ve özellikle de simit ikram işi hızla gerçekleştirilmeli ve gençlerimiz karınlarını doyurmalıdır.
***
HABER YASAĞI OLDUĞU
İÇİN BU KONU SIKINTILI
AMA BİZ GENELLEYELİM
Dün bir okurumuz şöyle bir paylaşım yapmış:
“Uğur bey, bu okullardaki saldırıları eskiden Amerika’da olurdu, şimdi bizim ülkemizde de çoğalmaya başladı.
Valla torunlar için endişe duyuyorum.
İstanbul’un Başakşehir ilçesinde bulunan Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda, 15 yaşındaki bir kız öğrenci, 8 öğrenciyi bıçaklayarak yaraladı.
Yaralı öğrenciler ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınırken 3 öğrencinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.”
……….
Evet abicim, doğru diyorsunuz.
Bu haber sabah saatlerinde gündemde idi, ardından haber yasağı getirildi.
Maalesef durum gerçekten endişe verici boyutta.
İstanbul’da öyle, malum Konya’mızda da iki öğrenci bıçaklanma sonucu yaşam mücadelesi veriyorlar.
Gençlerimizin, yaşlıların gözleri dönmüş durumda.
Trafikte olsun, yolda yürürken olsun, tramvayda, hastane koridorunda olsun…..
Nerede olursam olayım, inanın insanların yüzüne bakmaya korkuyorum.
Niye?
Ya biri “Niye bakıyorsun?” diyerek üzerime höykürse ne yapacağız?
İnanın abartmıyorum.
Çarşı pazar çok dolaşan, gezen, yürüyen, araç kullanan bir insan olarak bu adına “huzur şehri” diye yalan söylediğimiz mübarek Konya’mızda bile hem önümden korkuyorum hem de gölgemden.
Çocuklarıma yalvarıyorum.
Kim nerede ne derse desin “peki” deyip hızla oradan uzaklaşın.
Bu abimizin dediği gibi biz bu tür saldırıları, okul saldırılarını Amerika’dan film izler gibi izlerdik.
Tabii onu izlerken de laf aramızda onları kınardık.
Oh olsun bile diyenlerimiz vardı.
Şimdi Cenab-ı Allah’ın adaleti galiba biz kınadıklarımızla yaşıyoruz, dahası korkuyoruz.
***
PAZARTESİ AKŞAMI
PAZARTESİ İSTİŞARE
GRUBUNUN KONUĞU İDİM
Hep yazarım ve kendimi bu yüzden de çok severim yaaa.
Pazartesi akşamı için iş adamı Ahmet Arslan abimin daveti ile hiç bilmediğim bir yere gittim.
Giderken de gideceğim yere atılan konum ile baka baka gittim.
Bu gruptaki insanların yarısını tanıyordum.
İş dünyasından, spor camiasından, yerel siyasetten, STK’lardaki görevlerinden.
3 tanesinin ise babası benim abim idi.
Bu grubun adı PAZARTESİ İSTİŞARE GRUBU imiş.
Ağırlıklı olarak AK Partili ve MHP’liler vardı.
Mesela AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı’dan MHP İl Başkan Yardımcısı Mustafa Durak’a kadar bu isimler bu grubun üyeleri imiş.
Pazartesi İstişare Grubu, 2010 yılında kurulmuş, herhangi bir dernek veya vakıf yapılanmasına bağlı olmaksızın yaklaşık 16 yıldır sivil inisiyatif platformu olarak faaliyetlerini sürdürüyorlarmış.
Farklı siyasi görüş, düşünce ve toplumsal çevrelerden insanların bir araya geldiği grup; karşılıklı saygı, istişare, hoşgörü ve ortak akıl anlayışı içerisinde çalışmalarını yürütüyorlarmış.
Grubun 33 üyesi varmış.
Bu dönemin Başkanı Ahmet Çetin, Çetinler Market’tenmiş.
Genel Sekreterliği bu dönem Hüseyin Kayımkaya yapıyormuş.

Pazartesi İstişare Grubu, kuruluşundan bu yana yalnızca sosyal bir buluşma platformu olmanın ötesinde, istişare ve fikir üretme merkezli bir düşünce kuruluşu niteliğinde faaliyet gösteriyorlarmış.
Toplumsal, ekonomik, siyasi ve güncel meselelerin değerlendirildiği toplantılarda farklı görüşlerin bir araya gelmesi ve ortak aklın oluşturulması amaçlanıyormuş.
Grup bunun yanında sosyal dayanışma ve yardım faaliyetleri de gerçekleştirmekte; ihtiyaç sahibi kişi ve ailelere yönelik çeşitli yardım ve destek çalışmalarında bulunuyorlarmış.

O akşam Ahmet Arslan, Ali Tekeli, Ali Bey Yüksel, Halil İbrahim İncer, Ömer Akdeniz, Ümmet Cömert, Mehmet Akif Tekdere, Hasan Hüseyin Motuk, Mustafa Kavas, Ferdi Kabakçı, Yusuf Işık, Yahya Kelek, Ramazan Koç, Yusuf Ziya Altınekinli, Mustafa Gökdoğan, Memiş Aslan en sona kaldıkları için bir de hatıra fotoğrafı çektirdik.
Beş saate yakın içten, samimi sohbette bulunduk.
Ben bu şehrin güzel insanlarını seviyorum, işlerindeki başarılarından dolayı da kendilerine saygım var diye yazarım yaaa.
Bu grupta da nerede ise her meslekten insan vardı.
Eczacısından mimarına kadar.
Teşekkür ediyorum sizlere.
İyi ki varsınız.
……………………..
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Zafer Sanayi giriş ve çıkış noktalarında sürücüler biraz olsun hızlarını düşürdüğü zaman daha iyi ADAM oluruz.