MANİSA’DA OKULDA SİLAHLI SALDIRI HADİM’DE CİNAYET… KORKMAYA DEVAM ETMELİYİZ…
Dün güne Turgutlu’dan gelen acı bir haber ile başladık.
Evden 7 civarlarında çıkmıştık,
8 sularında da çay kahve muhabbetindeydik.
O ilk anlardan bu satırları yazmaya başladığımız zaman öğlen oluyordu
Biz bir taraftan Turgutlu’daki gelişmeleri takip etmeye çalışırken hayatta acımasız şekilde devam ediyordu
Bir büyüğümüzün eniştesini kaybetmesi nedeni ile ambulans cenaze arabası taziye çadırı ile uğraşırken diğer taraftan bir büyüğümüzün sağlık sorununa yardımcı olmaya çalışıyorduk.
Gazeteye geldik her yerde tüm kanallarda haberlerde Turgutlu’daki silahlı saldırı sonucu 2 si ağır yaralı 11 öğrenci.

Saldırıyı yapan öğrencinin anası babası yakınlarının göz altına alınması gibi detaylar uzayıp gidiyordu.
Tabii acı ve düşündürücü haberin magazinsel açıklamaları işin de cabası idi.
Türkiye Türk insanı her zaman her yerde olduğu gibi karpuz şeklinde ikiye bölünmüş durumda.
Bir taraf “çocuklarımızın okulda can güvenliği yok” derken diğer tarafta “suçlu arıyordu”…
Yok protokol yapılmış.
15 saat sonra saldırılı olmuş..muş..muş…
Yahu bu işler kağıt kalem imza ile çözülmez ki
Kimse tehlikenin çok uzaklarda olduğunu sanıp bu işin şovunu yapmaya kalkmasın.
Okullarda çocuklarımızın can güvenliğini konuşuyoruz.
Sokakta trafikte kaldırımda kendimizin can güvenliğinden endişe ediyoruz.
Yahu onu bunu bırakın benim memleketim Türkiye’nin Anadolu’nun en sakin en mütevazi en mülayim insanlarının yaşadığı dünyalarında hiç kötülük olmayan toprakların insanları Hadim’de 65 yaşındaki Mehmet Ali amca 63 yaşındaki eşi Fatma teyzeyi yatağında boğarak öldürüyordu.

Her yeri her sokağa her caddeyi mahalleyi anlarımda bizim Hadim’de yere düşen dutu yerden alan, tavuğuna horozuna kötü davranmayan Hadim’de Hadimli bu işi nasıl yapabiliyordu?
Tabi bunu derken hiç kimseyi ama hiç kimseyi ne kınıyor ne de eleştiriyorum.
Çünkü toplum olarak millet olarak hatta aileler olarak her korkunç olaylın ardından kendimden kendi çocuklarımdan korkuyorum.
Çünkü bu millet raydan çıktı diyorsak bu milletin içinde ben de varım.
Bu millet azdı diyorsak bu azan milletin bir ferdi de benim.
Onun için kimseyi eleştirmeden kınamadan gidişatın insanlık olarak hiç de iyiye gitmediğini görüyoruz.
Ben son yıllarda eşini anasını babasını öz evlatlarını katledenlerin ya da birilerini öldürdükten sonra intihar edenlerin biraz perde arkasına baktığımız zaman ölümün bu kadar kolaylaşmasının ilk nedeninin ekonomi olduğunu söylüyordum.
Ama Turgutlu’dan gelen okul saldırısının ardından bir abimiz ise şunu söylüyordu
“Millet ekonomik olarak öyle rahatladı ki.
Çocuklar silaha artık kolayca ulaşabiliyorlar.
Çocuklar anneler babalar rahatlıktan artık mutlu olmayı unuttular.
İnsanlar hak etmedikleri bir refah seviyesine ulaştılar” gibi benimle tamamen ters 180 derece farklı bir açıdan topluma bakıyordu.
Kim haklı?
Kim doğru? Demenin bir anlamı yok.
Kim doğru ya da haklı olursa olsun bırakın okulu bırakın hastaneyi bırakın sokağı kaldırımı Allah korusun hiç birimizin evinde yatağında CAN GÜVENLİĞİ KALMAMIŞ Kİ…
Lafa gelince MÜSLÜMAN TÜRK milleti !
Siyaset yaparken DAMARLARINDA ASİL KAN bulunan bu millet !.
……….
Öyle mi peki biz birden durduk yerde mi bu hale geldik?
Nerede psikologlar felsefeciler toplum bilimciler?
Neredesiniz ey yetkililer etkililer.
Bu iş polis ile bu iş ceza ya da yönetmelikler ile önlenmez.
Önce 60 yıl öncesine dönmek zorundayız.
Ben ilkokul birinci sınıfı 19 Mayıs İlköğretim okulunda okudum
Yani Şems parkının orada.
İlkokul birinci sınıf öğrencisi iken nerede oturuyorduk
Öğretmenevlerinde.
Ev Meram’da okul Karatay’da
İlkokul 1. Sınıf öğrencisi iken Öğretmenevlerinden Şems Parkının oraya ya pır pır ile ya belediye otobüsü ile ya da iyi havada da yürüyerek okuluma gider gelirdim.
İlkokul 1. Sınıf öğrencisi iken.
Peki şimdi size soruyorum.
Şimdi hanginiz hangi ana baba ilkokul birinci sınıf evladını elinden tutmadan kapısının önüne bırakabilir?
BEYŞEHİR’DEKİ EVLATLARIMIZ
BUNU HAK ETMİYORLAR?
Pazartesi günü yerimiz de dar olduğu için Beyşehir’de öğrencilerimizden üniversite öğrencilerine kadar bir sorun olduğunun sadece ucunu kanatmıştık.
Dün Beyşehir ile yine görüştük
Demek ki biz derdimizi anlatamamışız.
O zaman bugün biraz daha açık yazalım.
Bize ulaşın bilgi ve iddialar şöyle
……………….
BEYŞEHİR MİLLÎ EĞİTİM’DE İHALE KRİZİ:
ONAY GELMEDEN İHALEYE ÇIKILDILAR İDDİASI!
Okulların açılmasıyla birlikte Beyşehir’de öğrenci taşımacılığı yılan hikâyesine döndü.
Temel eğitim, özel eğitim ve İmam Hatip Ortaokulları ile Huğlu ve Üzümlü bölgelerindeki okulların taşıma ihaleleri yapılamadı.
Süreçteki usulsüzlük iddiaları ve organizasyon eksikliği nedeniyle binlerce öğrenci ve veli mağdur oldu.
Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına karşın Beyşehir İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki taşımalı eğitim ihalelerinde kriz patlak verdi.
Temel eğitim, özel eğitim, imam hatip ortaokulları ile sanayi ve eğitim merkezi durumundaki Huğlu ve Üzümlü beldelerindeki okulları kapsayan taşıma ihalelerinin gerçekleşememesi, eğitimde ciddi aksamalara yol açtı.
VALİLİK ONAYI GELMEDEN İHALEYE Mİ ÇIKILDI?
Skandalın odağında ise mevzuat ve ihale usulüne aykırı hareket edildiği iddiaları yer alıyor.
Edinilen bilgilere göre, resmi işlemler için kritik önem taşıyan Valilik onayının ancak 15 Eylül tarihinde düzenlendiği ortaya çıktı.
Buna karşın İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nün Valilik onayı henüz resmiyet kazanmadan, önceki tarihlerde ihaleye çıktığı öne sürüldü.
Hukuki ve idari prosedürlerin göz ardı edilerek onay alınmadan bu tür süreçlerin nasıl yürütüldüğü merak konusu olurken, mevzuata aykırı hareket edildiği gerekçesiyle ihale süreçlerinin tıkanıklığa uğradığı değerlendiriliyor.
VELİLER TEPKİLİ!
Tüm yaz dönemi boyunca planlama yapmak için yeterli zaman bulunmasına rağmen sürecin son ana bırakılması ve ardından usulsüzlük iddialarıyla kilitlenmesi velilerin büyük tepkisine yol açtı. Bütün bir yaz dönemi yayılırken, okulların açıldığı ilk haftalarda çocukların ulaşım imkânından mahrum bırakılması "Bu ihmalin ve mağduriyetin hesabını kim verecek?" sorularını beraberinde getirdi.
Aksayan taşımalı eğitim nedeniyle özellikle özel eğitim öğrencileri ve kırsal mahallelerden gelen çocuklar okullarına ulaşmakta büyük güçlük çekiyor. İlçe halkı ve veliler, yetkililerden bir an önce bu usulsüzlük iddialarının açıklığa kavuşturulmasını ve öğrencilerin mağduriyetini giderecek acil bir çözüm üretilmesini bekliyor.”
……………
Bize yazılanlar böyle idi
……………
Bu iddiaları bizde kendimizce araştırdık.
Aslında olayın nedeni ihale şartlarından kaynaklanıyor denildi.
Bu pürüz bugün yarın giderilir.
Bizim bu konudaki hassasiyetimiz Beyşehir Huğlu Üzümlü Türkiye nasıl dünyada savunma gücümüz ile güçlü ise bu bizim Beyşehir Huğlu ve Üzümlü’de Türkiye için o kadar büyük ve anlamlı önemli.
Devlet Milli Eğitim buraya çok güzel yatırımlar yapılıyor.
Bu yatırımların meyvesi alınıyor.
Pazartesi günü küçücük yazmıştım.
Buranın güçlü siyasileri bir Tahir Akyürek bir Mustafa Akış gibi isimler bir alo ile bu sorunu çözeceklerdir
Yine ilçe AK Parti Başkanı Başkan yardımcısı hemşerilerini mağdur etmezler.
İnanıyorum
HACIKAYMAK MAHALLESİ
MUKADDEMİ SOKAĞIN
KALDIRIMLARININ TORPİLİ KİM?
Bu sokak ile ilgili de bize bir sürü iddia ile gelen okurlarımız oldu
Allah var inanmak istemedim.
Dahası aklım pek almamıştı.
Dün atladım gittim buraya.
Evet mahalle sakinlerinin dediği gibi bu kaldırım için yol boyunca önce park yasağı levhası konulmuş.

FOTO 3


Bu levhalar yeterli olmayınca bu kaldırımlara kimse park etmesin diye Belediye özel bir çalışma yapmış.
Şimdi mahalleliler diyor ki bu kaldırımın özelliği ne?
Bu torpilli kim?
O zaman Hacıkaymak mahallesinde tüm kaldırımlar böyle yapılsın.
ABDULLAH IŞIK VE AİLESİNE
BAŞ SAĞLIĞI DİLERİZ
Şehrimizin mütevazi çalışkan ilkeli isimlerinden Abdullah Işık Bey annesini kaybetti

86 yaşında hayatını kaybeden Selver Işık Bolat’ta toprağa verildi.
Merhumeye Allah’tan rahmet ailesine de baş sağlığı dileriz.
KASAP HACI S. MEHMET DEMET
HAYATINI KAYBETTİ
Dün bir acı haberde Karatay’dan geldi.
90 yaşındaki Kasap Hacı S. Mehmet DEMET amcamız vefat etmişti

Bizde kendisine Cenab-ı Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
İnsan bir yerde korkakken başka yerde cesur olabilir.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Adana yolunda bazı tonajlı araçların ve kamyonların sürücüleri hız limitlerini aşıp otomobiller ile yarışmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz.