Konya
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6083 %0.16
56,4573 %-0.08
6.807,95 %1.06

PALYATİF BAKIM SERVİSLERİNİ HİÇ GEZDİNİZ Mİ HİÇ EMPATİ YAPTINIZ MI?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Şu fani dünyanın sonunu Allah muhafaza bizim de başımıza gelebileceklerini, iyi ya da kötü insan ömrünün takvimini hepimiz biliyoruz.

Hatta pek çoğumuz bizden daha iyi biliyor.

Elbette hepimizin duası kimseye muhtaç olmamak.

Hatta duamız sağ elimizin sol elimize muhtaç olmaması.

Bunları bilsek de kimseye muhtaç olmamak, daha iyi şartlarda hayatımızı sürdürebilmek, çoluğumuzca çocuğumuza, eşimize, çevremize, ihtiyaç sahiplerine de gönlümüzce yardım edebilmek için sürekli didinip duruyoruz.

Bu sütunlarda yeri geldiği zaman da başarılı insanları, güçlü insanları onore etmeye çalışıyoruz.

Çünkü en son yine sizlerle paylaştığımız gibi bu şehirde ne kadar güçlü, varlıklı insanlar olursa o kadar az ihtiyaç sahibi insanımız olur ve bizler bu insanlarla iki kesim arasında bir gönül köprüsü kurabilirsek her insanımız kazanır.

Bu karmaşa ve döngü içerisinde hep yukarılara, bizden iyi durumdaki insanlara bakıp özenirken hiç bizden daha zor ve kötü, çileli yaşam sürdürenlerimizi görmediğimiz gibi aklımıza dahi getirmiyoruz.

Yakın dostlarımız bilir, sık sık hastanelerin acil servislerini, yoğun bakım ünitelerini ve de palyatif servislerini gezerim.

Tabii buralardan fotoğraf çekip buralardan isim isim bahsetmek bizim gazetecilik anlayışımızda yoktur.

Mesela gazetemizde de birkaç defa Meram Devlet Hastanesi'nin palyatif servisinin Türkiye'nin bir numarası olduğunu sizlerle rakamlarla, fotoğraflarla paylaşmıştım.

Eğitimci bir gönül dostumdan son Mevlid Kandili'nde bu kez de Konya Numune Hastanesi Palyatif Bakım Ünitesi'nden gelen bilgi ve izinli fotoğraflar bana ulaşınca onlardan bir kez daha izin aldım ve sizlerle bunları paylaşmak istedim.

Son Mevlid Kandili'nde hasta ve hasta yakınlarına yönelik anlamlı bir program gerçekleştirilmiş.

Hastane Manevi Destek Birimi tarafından, Diyanet İşleri Başkanlığı ile iş birliği içerisinde düzenlenen programda; Mevlid-i Nebi’nin taşıdığı sevgi, merhamet, sabır ve dayanışma mesajları paylaşılmış.

Kur’an-ı Kerim tilaveti, dualar ve manevi sohbetlerle hastalar ile yakınlarına moral ve manevi destek sunulmuş.

Özellikle tedavi sürecinde bulunan hastalar ve onlara refakat eden yakınları için gerçekleştirilen program, tarifsiz, duygu dolu anlara vesile olmuş.

Hepimiz hastanelerin bu çok anlamlı, vazgeçilmez ve başına gelmeyenin anlam ve önemini bilemeyeceği palyatif servislere hasta ya da hasta yakını olarak düşebiliriz.

İşte önemli olan buralara hasta ya da hasta yakını olmadan, bu şekilde buralara düşmeden, sağlıklı, mutlu, özgür, hür olarak dışarıda dolaşabilmenin, kuru da olsa ekmeğimizi yemenin kıymetini ve şükrünü bilmeliyiz diyorum.

Tabii ki tüm sağlık sisteminin birimlerinde görev yapan fedakâr çalışanlarımız için olduğu gibi bu bölümde de 24 saat fedakârca mesai veren sessiz kahramanlarımıza da minnet borçlu olduğumuzu hiç aklımızdan çıkarmayalım diyorum.

***

ZORLU EĞİTİM
YILI İÇİN GERİ SAYIM
SÜRERKEN ÜRKÜTEN
ANKETLER AÇIKLANIYOR

Bu hafta okul öncesi eğitim için minik yavrularımız ve ailelerimiz için okullar şenlendi. Önümüzdeki hafta bu kez milyonlarca öğrencimiz, aileleri, veliler için yeni bir dönem başlayacak. Ardından üniversitelerde bu kez daha farklı bir heyecan bizleri bekliyor.

Gerçi bugünlerde üniversite öğrencileri için yurt arayışı, barınma problemleri çoktan başlamış durumda.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bu alanda en üst seviyede yöneten bakanlarımız da, Millî Eğitim, İçişleri en önde olmak üzere ülke zirvesinden bizlere ve sektörle bağlantılı yan iş kollarına kadar milyonları yeni dönem için bekliyor.

Herkesin hedefi bu yılın geçen yıldan daha huzurlu, daha rahat, daha mutlu ve pek çoğumuzun yüzünün güleceği bir dönem olması için.

Eğitim camiasının içinde olmasam da eğitimde üniversite diplomam olduğu için benim de vazgeçilmezim olan eğitimin derdi bitmedi, bitmeyecek, bitmez de.

Çünkü en zor, en çileli ve en önemli konudur insan için eğitim öğretim.

Bu zorlu sektörün yükünü çekenler ise şüphesiz ki çilekeş öğretmenlerimizdir.

Milletin evinde söz geçiremediği evlatlarını eğiten, adam yapan, büyüten bu isimsiz kahraman öğretmenlerimizdir.

Zaten eğitim ve öğretimde artık en çok üzüldüğüm kesim de öğretmenlerimizdir.

Biz öğretmenlerimizin elini, ayağını, ağzını bağlayarak onlardan fedakârlık beklerken en çok yüreğimizi sızlatan konu ise anlamsız siyasi yorumlara bu öğretmenlerimizi konu etmemiz oluyor.

Geçen gün bir abimiz öğretmenlerin durumunu anlatırken bana şöyle diyordu:

"Uğur abi, öğretmenlerin durumunda ne var ki?

Sen çok iyi bilirsin, eskiden öğretmenler geçinebilmek için çarşıda pazarda çorap, limon satarlardı. Şimdi öğretmenler otomobil alıp satıyorlar?"

Bu abimizle uzun süre tartıştık.

Allah aşkına, on binlerce öğretmen için de kaç yüz öğretmen bu ticareti yapıyor ki?

Siz değerli okurlarımızdan bunun rakamını, sayısını, çalışmasını açıklayan bir bilgiyi, haberi duydunuz mu?

Neyse, son olarak "Akran Zorbalığı Yaygın ve Öğretmenler Tarafından Fark Ediliyor" başlığı ile Türk Eğitim-Sen’in araştırmasını okudum.

Buna göre öğretmenlerin önemli bir bölümü akran zorbalığını okullarda yaygın bir sorun olarak değerlendiriyorlarmış.

Katılımcıların yüzde 49,2’si zorbalığın görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu, yüzde 34,5’i ise açık biçimde yaygın olduğunu belirtmiş.

İnanın bu anneleri, babaları, duyarlı insanlarımızı korkutmalı, endişeye sevk etmeli ve evlatlarımıza okuldan önce evde sahip çıkmayı, çocuklarımıza önce evin sıcak, tarifsiz o güzel duygusunu yaşatarak bu bilinci çocuklarımıza öğretmenin gayretine girmeliyiz diyorum.

Mesela akran zorbalığına tanıklık oranı ise oldukça yüksek çıkmış.

Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 65,2’si okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 24,2’si kısmen tanık olduğunu ifade etmiş.

Böylece zorbalığa bir biçimde tanık olan öğretmenlerin oranı yüzde 89,4’e ulaşmış.

Ankette akran zorbalığının en çok görüldüğü yer ise okul bahçeleri olarak söylenmiş.

Zaten Sayın Valimiz İbrahim Akın Bey de iki gün önce yaptığı basın açıklamasında bu yıl okul bahçelerinin ve bahçe için polis tarafından çok daha farklı bir şekilde korunacağını açıklamıştı.

Allah aşkına, 50 yıl önce biz bugünkü şanslı çocuklarımız gibi okullarımıza okul servisleri ile gitmiyorduk.

Ya da bizi bir gün olsun annemiz, babamız arabayla ya da elimizden tutarak okula dahi bırakmamıştı.

Biz kilometrelerce yürüyerek ilkokula gidiyorduk. Bunun yağmuru, karı, çamuru vardı.

Bizim zamanımızda da zaman zaman yolumuzu kesen, vuran kocaman çocuklar oluyordu.

Ancak onlara da müdahale eden ya mahallenin bakkalı ya da yolda yürüyen amcalar oluyordu.

Şunu demek istiyorum: Şimdi her birimiz kendi korkumuzdan mağdur ya da zor durumdaki çocuğu görsek de arkamızı dönüp oradan hızla kaçan insanlar olduk.

Bence akran zorbalığından önce zamanında kendi insanlığımızı test etmeliyiz diye düşünüyorum.

***

BU OKURUMUZ
HAKLI OLABİLİR

Yolun sol şeridini kilometrelerce kapatıp asla arkadaki araçlara yol vermeyen yanıcı madde taşıyan aracın fotoğrafını paylaşıp sitem etmiştim. Bunun nedenini anlayamadığını söylemiştim.

Bir okurumuz buna şöyle bir yorum yapmış:

"Abi, o fotoğrafta gösterdiğin yanıcı madde taşıyan tır veya kamyon neden sol şeritten gittiğini sana benim görüşüm olarak izah edeyim…

Fotoğrafta da göründüğü gibi yol iki şerit gidiş yönü. Bizde de her zaman olduğu gibi sağ şeritte park hâlinde araç olduğu için bu ağır vasıta devamlı sağ şeritte gitse sollama yapması lazım, önüne park hâlinde araç çıkacağı için bu da sollama yapacağı zaman trafikte karmaşa yaratacaktır, trafiği tıkayacaktır.

Bu yüzden böyle yollarda bu tür araçların sol şeritten gitmesi trafiği yavaşlatır ama kilitlemez. Bu tür araç kullansanız siz de böyle yapardınız… bence."

....

Bence mantıklı bir açıklama.

Değerli okuyucumuza çok teşekkür ediyorum.

***

BİZ DE SİZDEN ÖĞRENDİK
BÜYÜKŞEHİR'E
TEŞEKKÜR EDİYORUZ

"Evliya" rumuzlu ile bir okurumuz bizi şöyle bilgilendirdi:

"Birkaç gün önce Evliya Çelebi Parkı yürüyüş yolunda bulunan yola cepheli BANKlar için yapılan çağrıya KBB Park ve Bahçeler Müdürlüğü duyarlılık göstermiş ve parkta yürüyüş yoluna cepheli BANKların hemen hemen tamamının yönü değiştirilmiş, yeri uygun olmasa gerek 3-5 tanesi de kaldırılmıştır.

Benzer duyarlılığın, yürüyüş yolunda kullanılan PVC'lerin de en azından bundan sonraki uygulamalarda kumlu, sıkıştırılmış toprak şekline dönüştürülmesi çağrımız için de gösterilmesini diliyorum. Emeğinize sağlık."

.....

O zaman biz de yazılarımızı dikkate alarak okuyucularımızın şehirde daha rahat, daha huzurlu, daha mutlu olması için duyarlılık gösteren Konya Büyükşehir Belediyesi'nin Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ne, müdüründen işçisine tüm çalışanlarına huzurlarınızda teşekkür ediyoruz.

………………….

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi vardır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Park ve bahçelerde, kamelyalarda, yeşil alanlarda çok sayıda ve sıkça bulunan çöp kovalarının yerine yediklerimizi, içtiklerimizi, pisliklerimizi çimlerin üzerine atmadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız