Konya
Az bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,2662 %0.05
56,0087 %0.10
6.860,85 %-0.69
MİLLÎ MÜCADELE DESTANINDA AKŞEHİR IV

MİLLÎ MÜCADELE DESTANINDA AKŞEHİR IV

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Akşehir yalnız karargâh değildi

Sakarya'da düşmanın ilerleyişi durdurulmuştu. Şimdi sıra, onu Anadolu'dan çıkaracak ordunun hazırlanmasına gelmişti.

Cephede düşmana karşı gözetleme ve örtme birlikleri bırakılırken ordunun önemli bir bölümü cephe gerisinde eğitim görüyor, dinleniyor ve eksiklerini tamamlıyordu.

Akşehir de sahip olduğu imkânlarla bu büyük hazırlığın içindeydi.

Şehirdeki arabacı, bakırcı, demirci ve diğer zanaatkârlar ordunun ihtiyaçlarının karşılanması için çalışıyor; Arasta'daki usta eller silahların bakım ve onarımına, süngü ve çeşitli askerî malzemelerin hazırlanmasına katkıda bulunuyordu. Evlerde askerin ihtiyaç duyduğu giyecekler dikiliyor, cepheden getirilen yaralıların bakım ve tedavisine yardımcı olunuyordu.

Akşehir, Batı Cephesi Karargâhını yalnız binalarında değil, âdeta bağrında misafir ediyordu.

Ancak halkın fedakârlığı kadar ordunun zamana da ihtiyacı vardı.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 1922 yılı Mart ayında yeniden Akşehir'e geldi. Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile ordunun durumu değerlendirildi. Yapılan görüşmeler sonunda ordunun henüz büyük taarruz için istenilen seviyeye ulaşmadığı kanaati ağır bastı.

Bir müddet daha hazırlanmak gerekiyordu.

Tam bu sırada İtilaf Devletleri de 22 Mart 1922'de bir mütareke teklifinde bulundu. Diplomatik görüşmeler sürerken Türk tarafı asıl hedefinden vazgeçmedi; cephedeki hazırlıklar devam etti.

Aylar geçtikçe Sakarya'dan çıkan ordunu gücünü toplamaya çalışıyordu.

Asker sayısı artırılmış, birliklerin eğitimine hız verilmiş, tüfek, makineli tüfek, top ve cephane miktarı önemli ölçüde çoğaltılmıştı. Ulaşım ve ikmal imkânları geliştiriliyor; Büyük Taarruz'u gerçekleştirecek ordu bütün hazırlıklarında adım adım sona yaklaşıyordu.

Ancak bütün bu hazırlıklara rağmen Türk ordusunun düşman karşısında açık bir silah ve malzeme üstünlüğü yoktu. O hâlde başka bir üstünlük kurulmalıydı:

Akıl, zamanlama, baskın ve gizlilik...

Batı Cephesi Karargâhı hazırlıklarını yürütürken en küçük hareketini bile düşmandan gizlemeye çalışıyor; Yunan ordusunu yanıltmak için askerliğin gerektirdiği her türlü tedbire başvuruyordu.

Taarruzun nereden ve ne zaman yapılacağı son ana kadar saklanmalıydı.

1922 yılı Temmuz ayının sonlarına doğru artık karar safhasına gelinmişti.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Konya'da bulunan General Townshend ile görüşmesini de kamuoyunun dikkatini başka yöne çevirecek şekilde değerlendirerek 23 Temmuz akşamı Akşehir'e geldi. 24 Temmuz'da Konya'ya geçti, ardından yeniden Akşehir'e döndü. Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa da Akşehir'e gelmişti.

28/29 Temmuz gecesi komutanlarla taarruz hakkında genel görüşme yapıldı; komutanların görüş ve değerlendirmeleri alındı.

Fakat böylesine büyük bir harekâtın hazırlığı yalnız birkaç komutanın görüşmesiyle tamamlanamazdı. Ordu ve kolordu komutanlarının da Akşehir'e çağrılması gerekiyordu.

Bunu düşmana sezdirmeden yapmanın yolu bulundu.

Futbol maçı...

28 Temmuz 1922'de Akşehir'de bir futbol müsabakası düzenlendi. Ordu ve bazı kolordu komutanları maçı seyretmek bahanesiyle Akşehir'e davet edildi.

Görünüşte futbol seyredilecekti. Gerçekte ise Türk tarihinin en önemli askerî harekâtlarından birinin son hazırlıkları konuşuluyordu.

28/29 Temmuz gecesi komutanlarla taarruz hakkında genel görüşme yapıldı. Görüş ve değerlendirmeleri alındı. Ardından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa taarruz planının ayrıntıları üzerinde çalıştılar.

Millî Savunma Bakanı Kâzım Paşa da Akşehir'e gelerek ordunun ikmal ve lojistik ihtiyaçları konusunda yapılacakları görüştü.

Artık karar verilmişti.

Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, 6 Ağustos 1922'de ordulara gizlice taarruza hazırlık emrini verdi.

Aylar boyunca Akşehir'deki Batı Cephesi Karargâhında olgunlaştırılan planın temel hedefi, düşmanın asıl kuvvetlerini bir baskınla yakalamak, cepheyi yararak geri çekilme yollarını kesmek ve Yunan ordusunun önemli bir bölümünü imha etmekti.

Bu planın başarısı için cesaret kadar basiret; kuvvet kadar zamanlama; saldırı gücü kadar gizlilik gerekiyordu. 

Nitekim askerî kaynaklarda Büyük Taarruz planının en dikkat çekici özelliğinin, düşmanın ve arazinin durumunun doğru değerlendirilmesiyle cüret ve basiretin birlikte kullanılması olduğu vurgulanır.

Hazırlıklar tamamlanmaya yaklaşınca birliklerin taarruz bölgelerine kaydırılması başladı.

13 Ağustos'tan itibaren kolordu ve tümenler, taarruz planına uygun olarak yığınak bölgelerine hareket ettiler. Fakat hareketlerin tamamına yakını gece yapılıyordu.

Birlikler gündüzleri köylerde, ormanlık ve ağaçlık bölgelerde gizleniyor; geceleri ilerliyordu. Düşmanın dikkatini başka yönlere çekmek için farklı bölgelerde de yol çalışmaları ve askerî hareketlilik görüntüsü oluşturuluyordu.

Bazen düşmanı yanıltmak için başka bölgelerde toz bulutları kaldırılıyor, asıl taarruz bölgesindeki hareketlilik büyük bir titizlikle gizleniyordu.

Binlerce asker, at, top, cephane ve malzeme düşmanın gözü önünde, fakat mümkün olduğunca onun bilgisi dışında yer değiştiriyordu.

Aylar süren hazırlık artık son safhasına ulaşmıştı.

Akşehir biliyordu ki büyük gün yakındı.

Fakat ne zaman?

Bunu bilenlerin sayısı son derece azdı.

Çünkü Türk ordusunun elindeki en önemli silahlardan biri artık sırdı.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız