Gözyaşı Ne Renktir?

Güçlü olmak gibi bir saçmalığın içine sürekler yaşam bizleri. Güçlü olmak nedir? Ne olunca güçlü oluruz? Siz hiç, güldüğü için özür dileyen birisine şahit oldunuz mu? Saçma bir durumun içinde değilse eğer… Ne bileyim, bir cenazede örneğin. Onun dışında insan, her yerde özgürce gülebilir. Bunun dışında, kimse güldüğü için özür dilemez. Ancak ağlamak öyle değildir. Ağladığı için sıklıkla özür dileyen insanlarla karşılaşırız. Duygularına hâkim olamamaktan yakınır. Duygularına hâkim olmak nedir peki? Aşağı yukarı bütün dinlerde, feryat etmek, yakarmak, ağıt yakmak, hoş bir davranış olarak karşılanmaz. İnsanın canı yansa bile sessizce, kimseyi rahatsız etmeden ağlaması gerekmektedir. Oysa umut ve umutsuzluk, sevgiyle nefret, doğumla ölüm kardeştir. İç içe geçmiştir. Bütünün iki zıt parçasıdır yalnızca. Hayatta en çok nefret ettiklerimiz, zamanında en çok sevdiklerimiz olmuştur çoğunlukla. Bugünün dostu, yarının düşmanı pekâlâ olabilir. Ya da yarının düşmanı, dünün dostudur. Zaman değişir, gelişir. Gözyaşı ile kahkaha kardeştir. Çok güldüğünüz de, gözünüzden yaş geldiğini görürsünüz. Veyahut delicesine ağladığınız bir anda, bir gülme tutar bizi. Güzel bir anıyı hatırlarken önce gülümser, sonra da çoğunlukla ağlarız. Ağlamaktan utanmamalı insan. Ağlamalı göğsüne gere gere. İnsan ağlayabildiği kadar insandır. Ve her şeye rağmen ağlayabiliyorsa insan, dünya için hala bir umut vardır.