KARANLIKLARIN YÜRÜYEN HAYALETLERİ ÇOK CAN YAKACAK(!)
Yine bir hafta sonu yazımız ile sizlerle birlikteyiz.
Hafta sonları asla ciddi konulara girmiyoruz değil mi?
Atanmışları seçilmişleri üzmeyecek ama her an her an başımıza gelebilecek bir felaket için dikkatlerinizi çekecek konu ile yazımıza başlamak istiyorum
“Konya bisiklet şehri” imiş.
Bu işten hiç mutlu değilim.

Nedenini birazdan açıklamaya çalışacağım.
Yine Konya’dan açıklanan birkaç resmi rakamı sizlerle paylaşalım.
Konya 1 milyonun üzerinde araç ile Türkiye'nin 6. büyük taşıt filosuna sahip
Ve rakamın yaklaşık yarısı otomobil,
%20'si motosiklet ve
%10,4'ü traktör.
…………
Haaa bunlar plakalı ruhsatlı kayıtlı olanlar.
Birde gece olsun gündüz olsun yok elektrikli bisiklet, yok üç tekerlekli elektrikli otomobil (Bunları da özellikle hanımefendiler kullanıyor) gibi korsan araçlarımız var.
Bunlara bir de tamamen kayıt dışı bin binlerimizi eklemeliyiz.
Bunlara birde Belediyenin izinli ama ana caddelerde bile tamamen trafik canavarı rolündeki bin binlerini ilave etmeliyiz.
………….
Neyse konuyu toparlayalım.
Bu bin bin işine köklü bir çözüm gerekir.
Bunu tek yönlü polisiye tedbirlerle tek yönlü çözemeyiz.
Zaten bu yürüyen hayaletlere ceza filan da yok.
Göstermelik üç gün beş gün ders niteliğinde uyarılar yapılır sonra….
Sonra canlar yanıncaya kadar.
Bu “bin bin”ci cesur yürekli arkadaşlar en işlek ana caddelerde bile ters yoldan gelebilirler,
Hangi kavşakta olursa olsun istedikleri zaman yeşil kırmızı ışık tanımazlar.
Dahaaaaaaaaaaaaaaası
Hava karardıktan sonra ana caddelerde yolun da tam ortasından giderler.


Yasalara kurallara bakarsanız
Ya da yazılanları okursanız sözüm ona bu araçlara bir kişi biner.
Yahu buna üç kişi aile boyu binenlerin fotoğraflarını yayınladık
Sonuç ne oldu?
Koskocaman bir SIFIR
…………..
Bazı okurlarımız bu yasa dışı durumların polisin önünde olduğunun fotoğraflarını bize gönderiyorlar.
Yani kavşakta polis otosu var.
Biri bayan iki polis memuru var.
Ve kural dışı durumdakiler polisin önünden geçiyorlar polis de bakıyor.
Ne olacak?
Ne yapabilirler ki?
Polis dokunsa herkes feryat ediyor.
Gariban edebiyatları (!) başlıyor.
Allah aşkına yasa dışılığın garibanlığı var mı?
Hanımefendilerin bindiği plakasız üç tekerlekli elektrikli araçların yasallığı nerede?
Bunların niye plakası yok?
Bu araçların ana caddelerde ne işi var?
Bizim plakasız ruhsatsız ehliyetsiz vize zamanı geçmiş araçla dolaşma şansımız yok
Gariban ayağından elektrikli bisikletinden motoruna, motorundan mini otomobiline hiçbir şey
Öyle mi?
NEREDE KALDI O ZAMAN ADALET?
Yok baylar bayanlar.
Böyle bir dünya yok
Gece gündüz
Özellikle de geceleri hava karardıktan sonra bu işe ciddi olarak bir çözüm bulmalıyız.
Allah muhafaza hepimiz için gözümün önünde aracımızın önünde yanında ışıksız dahası biraz yavaş tedbirli gideyim deyip sizin sağınızdan solunuzdan vııııın diye otomobillerle yarışan bu hayaletlere(!) çarpmamaya dokunmamaya özen gösterin.
Gerisini düşünmek dahi istemiyorum
ŞEFİK CAN
PARKINA DA
YENİDEN YENİ BİR
GÜVENLİK İŞİ LAZIM
Bir dönem gasp işlerinden yaralamaya, bıçaklı yaralamadan kurşunlamaya kadar ailelerin mahalle sakinlerinin korkulu rüyası haline gelen Şefik Can parkı kulakları çınlasın o günler için döneminin bugün Ankara’nın Emniyet Müdürü Maksut Yüksek Beyin bizzat çimlere minderi atması ile işi kökten çözmüştü.
Şimdi bu parkta huzur var(!).
Aileler çimlerin üzerinde ama portatif masa sandalyeleri ile ama kilimlerini halılarını sererek bu sıcak yaz akşamlarının keyiflerini çıkartıyorlar.
Okey masalarından kağıt oyunlarına kadar Konyalının klasik çekirdek keyfi görülmeye değer.
Amaaaaa burada yine de öyle bir kuralsızlık var ki görünce şok oldum.
Bize ulaşan şikayetler üzerine iki gün önce saat 21 den sonra 10 dakika bu güzel parka uğradım.
Park içerisinde tartan pist olarak yapılmış yürüme yollarında
Yürüyen insanların arasında son sürat elektrikli bisikletlerini ve bin binlerini kullanan gençler tek kelime ile terör estiriyorlar.
Öyle ki bu konuda görevliler uyarı levhalarını da koymuşlar
Yasak levhaları kimin umurunda ki?
Bu arada mobil devriye polisler zaman zaman parkın çevresinde devriye atıyorlar
Ama ihbar ve resmi şikayet olmayınca içeriyi görme şansları yok ki
O yüzden o gece anladım ki burada parkın içerisinde sürekli gezecek kontrol edecek bekçi mi olur
Yok Belediye görevlisi mi olur bilemem ama burası özellikle hava karardıktan sonra bazı serseri(!) dersem kimse alınmasın magandaların cirit attığı hale gelmiş.
Bu park Konya’nın merkezdeki en prestijli parklarından birisi.
Belediye vakti zamanında çok masraf yaptı
Bu bölgedeki daireler Konya’nın en pahalı lüks mahalleleri ama önlerindeki parktaki görüntüler çirkin
Dahası da üzücü.
GENÇ HUKUKÇU DOSTUM
M SAFA CAMCI İLE
HASRET GİDERDİK
Tabi gece gündüz bu tempolu koşturmaca içerisinde hukuk dünyamızın birazda spor camiamızın içinde yer alan karizmatik avukatlarımızdan M. Safa Camcı ile hukuk bürosunda bir araya geldik ve sohbet ette imkanı buldum

Bizim hukukla mahkeme ile filan bir işimiz yok.,
Çok şükür aman olmasında
Cenab-ı Allah’ım o binaya ne düşürsün
Ne de muhtaç etsin.
Genç hukukçu dostumuzun biraz(!) siyasi alt yapısı olduğu için sadece Konya’yı konuştuk.
Konya ortak paydamız olunca partili partisiz kim olursa olsun samimiyette anlaşmamız kolay oluyor.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Güvenlik bir seçenek değil zorunluluktur
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kaldırımda trafik ışıklarında otobüsten inen ya da binen her insanımız kurallara uyarak karşısındaki insanları da düşünerek empati yaparak hareket ettiği zaman daha iyi ADAM oluruz.