EKONOMİDE KRİZ SÜRDÜRÜLEBİLİRSE SIKINTI YOK…MUŞ(!)
Bugünkü yazımıza küçük bir ekonomik giriş ile yapıp yine kendi küçük dünyamızda yerel şehir turu yapmaya çalışacağız.
Sıkıntı çeksek de çekmesek de büyüğünden küçüğüne
Zengininden fakirine herkesin konuştuğu tek konu PARA
Para konuşan herkes de haksız olmadığına göre ekonomide sıkıntılı günler var demektir.
Yakın dostlarıma
Samimi sohbetlerdeki tanıdık tanımadık insanlara söylüyorum
Kimi inanıyor kimi inanmıyor kimi ise içinden sövüyor
Türkiye ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin zirvesinde artık yeni Dünya düzeninde Türkiye’nin alacağı baş rolün çalışmaları ve senaryoları var
Sayın Cumhurbaşkanımız varı ile yoğu ile mesaisini üç önemli konuya odaklamış durumda
DEVLET, GÜVENLİK ve İSTİHBARAT
Hepimiz ama hepimiz bu şehirdeki hepimiz üç dört fabrikası olan zenginlerimizden memurumuza işçimize, bürokratından siyasetçisine, küçük ölçekli esnaf ımızdan işsizine, üniversite öğrencisinden kağıt toplayıcısına kadar hepimiz kendi küçük dünyamızda kendi bütçemiz kadar çırpınırken
Devlet Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Amerika’sından Çin’e, Rusya’sından İslam alemine küçük küçük minik minik de olsa bir ayar veriyor.
Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu alanda kelimelerle tarif edilemeyecek bir güce ve saygınlığa ulaşmış durumda.
Yine şimdi bu satırları okuyan siyasi muhalif okurlarımız bizi taşlayacaklar.
Sizlerin de canı sağ olsun.
Biz inandıklarımızı ya da gördüklerimizi buraya yazalım tarihe küçük bir not düşelim
Ondan sonra bekleyip göreceğiz
Mevlam neylerse güzel eyler diyeceğiz.
Ama biraz daha sabır
Bir süre sonra ekonomideki daralmanın önü inşallah açılacak ve hepimiz yine kendi çapımız ölçüsünde bir nefes alma fırsatını bulacağız.
DÜN SABAH BU
ŞEHİRDE AĞLIYORDUM
Biz kendi küçük dünyamızda simit parasından benzine mazota gelen zamları, artan kiralardan yine bu şehirde İstanbul rakamlarının üzerinde peynir ekmek gibi satılan süper lüks dairelerden fabrikalara bakarken şehrin göbeğinde yaşanılan felaket bir dünyanın içindeydim.
Yaklaşık 30 kişilik genç bir grupla birlikte idim.
İçlerinde bir tane Konyalı yoktu.
Ama bu gençlerin hepsinden özür diliyor
Hiçbirinin gözlerinin içine bakamıyor ve gözlerimden süzülen göz yaşlarını çaktırmadan silmeye çalışıyordum.
Bu konuyu
Bu yeri bu binayı biliyordum
Ama içine hiç girmemiştim.
İnşallah bu hafta bu yerin eksik olan birkaç parçasını daha toparlayacağım ve gelecek hafta sizlerle gazetemizde paylaşacağım.
Yalnız.
Sizlere yalvarıyorum.
Görüşünüz cemaatiniz tuttuğunuz takım ne olursa olsun yatalım kalkalım günümüze şükredelim.
Eğer hastanede ve hapishanede değil isek en büyük zengin biziz.
En zengin sizsiniz.
En mutlu insan biziz.
Yalan dünyanın kralı biziz.
SİYASET OKUMASINI
BİLENE, SİYASET
GÖRMESİNİ BİLENE…
Yeni TÜRKİYE düzeninde siyasette de yaşanmamış duyulmamış gelişmeleri bir film şeridi gibi izliyoruz değil mi?
Mesela ülkücülerin içinde Sayın Bahçeli’nin ne yaptığını çözemeyenler var.
Sosyal demokrat kesim içiresinde olup CHP ne oldu?
CHP nereye gidiyor? Diye hala konuşulanları duyuyoruz.
Falan filan.
Ama izniniz le bugün sosyal medya paylaşılan ve özel olarak sakladığım
Ve hukukçu bir abimin de geçenlerde bana tekrar gönderdiği bir hatırayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Doğru mudur, yanlış mıdır?
Dahası yalan mıdır? Bilemem.
Ama işin içinde Konya var.
O dönem partili olup yaşayan Konyalı büyüklerim var.
Belki onlar yazıyı okuyunca bizi düzeltirler doğrusunu söylerler ya da yalan yanlış diyebilirler.
Ben sadece son olarak hukukçu bir abimin benimle paylaştığı ve geleceğe ışık tutar düşüncesiyle değerlendirmenizi düşünmenizi isteyeceğim sosyal medyada paylaşılan siyasi bir anekdotu sizlere aktarıyorum
……………………
"Bir gün İzmir Caddesindeki Anadolu Kulüpte oturuyorduk.
Demirel'in zehir hafiyesi Faruk Sükan ve Adalet Partisinin milliyetçi kanadından Münif İslamoğlu da var. Sohbet derinleşince Münif Bey Faruk Sükan'a sitem etmeye başladı.
Adalet Partisi içerisinde Demirel'e muhalifmiş gibi yapıp gerçek muhalifleri tespit ettin ve bizleri gammazlayıp tasfiye ettirdin, sen yaramaz bir adamsın..."
Bunun üzerine artık siyasette ununu eleyip eleğini duvara asmış olan, beklentisi kalmamış, eceli yaklaşmış Sükan samimi itiraflara başlıyor.
Ve..
Demirel döneminin İçişleri Bakanı, zehir hafiye lakaplı Faruk Sükan'ın anlattıkları:
"Partide muhalif sesler yükselmeye başlayınca Demirel beni çağırdı.
İçlerine girip, inandırıcı olmak için gerekirse kendisine küfretmemi, muhalif isimleri tek tek tespit edip bildirmemi istedi.
Görevimi tamamlayıp listemi sundum.

Bana, Ferruh Bozbeyli'nin yanında yer almamı, istifa ederse birlikte gitmemi ve onu bitirip gelmemi emretti.
Bir dönem TBMM Başkanlığı yapan Ferruh Bozbeyli ile Adalet partisinden 49 milletvekili ayrıldık.
1970 Yılında Demokratik Partiyi kurduk.
1973 seçimlerinde 45 milletvekili aldık.
1977 seçimlerine kadar Demirel ile koordineli olarak Demokratik Partiyi bitirdik.
1977 Seçiminde DP'den Konya milletvekili olarak sadece ben seçildim.
Genel Başkan Bozbeyli dahi seçilemedi.
Demirel'e gidip bu görev de tamam, artık yuvama döneyim dediğimde beklememi, daha önemli bir görev vereceğini söyledi.
1977 Seçimleri sonrası Demirel başkanlığında kurulan Milliyetçi Cephe Hükümeti sağlıklı yürümeyince beni çağırdı.
11 Milletvekilinin ismini verdi.
Onları Adalet Partisinden istifa ettirip Ecevit ile hükümet kurmamı emretti.
Güneş Motel pazarlığının görünen aktörü bendim.
Ecevit ile anlaşarak Demirel Hükümetini düşürüp, 1978 başlarında Ecevit Hükümetini kurduk.
11 Adalet Parti kökenli(!) Milletvekiline bakanlık aldım.
Sıra benim hükümetteki pozisyonuma gelmişti.
Ecevit ne istesem verecekti.
Çünkü başbakanlığını bana borçlu idi.
Ben Yolsuzluklardan Sorumlu Devlet Bakanlığı, bir şoför ve bir sekreter istedim.
Ancak bir şartım vardı.

Demirel, Demirel ailesi, AP Bakanları, milletvekilleri, il-ilçe başkanları..
Kısacası Demirel ve partisini bitirecek olan açılmış ve açılacak bütün dava dosyalarını istedim.
Galiz bir küfürle Demirel'i siyaset sahnesinden sileceğimi söyledim.
Ecevit sevinçten havalara uçtu.
Yeni hükümet güven oyu alır almaz Demirel Ailesinin, AP Bakan ve bürokratlarının bütün yolsuzluk dosyaları, il-ilçe yöneticilerinin seçim yasağı ihlallerinden trafik cezalarına kadar bütün dosyalar bana gönderildi.
Ben de bir kamyona yükletip Demirel'e gönderdim.
Bu görev de tamam, artık yuvama döneyim mi efendim dediğimde,
Ecevit efsanesini bitirmeden gelme dedi.
O da iki yılıma mal oldu..."
Tarih Her zaman Derstir
Almasını bilene..
…………….
BAŞKAN MUSTAFA ÖZDEMİR
İLE YİNE SİYASET EKONOMİ
DEĞERLENDİRMESİ
MEHİR Vakfının neler yaptığını Külliye bağlantısını bilmeyen yoktur.
Dün bir ara Gazetemizin patronu Erdal Kara ile Mehir Vakfında idik,

Mustafa abinin yıllardır sağ kolu olan Süreyya Gezginci abi de vardı.
Beni bu dörtlünün dışına atarsanız ekibin sohbet konusu ekonomi ve siyaset idi.
İkisinden de anlamadığım için hep dinlemede kalmayı tercih ettim.
Biz zaten bir şey bilmeyiz.
Büyüklerimiz bilir.
Bizde büyüklerimiz ne derse onu yaparız.
KONYASPOR İLE KONYA
HANGİ LİGDE OLDUĞUNUN
BANA GÖRE HALA
FARKINDA DEĞİL!!!
Konyaspor lige çok kötü bir başlangıç yaptı
Sonra Basın sözcüsü hukukçu Cengiz Yönet’in maç sonu açıklaması ile şehrin insanları ve Konyaspor camiası olarak birbirimizi yemeye başladık.
Herkes küçük fotoğrafın peşinde.
Kimse büyük fotoğrafı görmüyor.
Ömer Atiker ve yönetiminin maddi yönden çektiği sancıyı değil ızdırabı kimse bilmiyor
Hepimiz evdeki ofisteki para yetmiyor diye ağlaşırken koskoca kulüp ne alemde?
Soran düşünen empati yapan var mı?
Net söyleyeyim Ömer Atiker ve yönetimi bir gün bu kulübü bırakacak.
Bunun zamanlaması da sadece ve sadece şehri yönetenlerin ve spor kamuoyunun elinde olacak.
Ama yazın ajandanıza bu şehir Ömer Atiker’i mumla arayacak.(!)
……………….
Yahu şehirde kimse kulübün yanında değil hala transfer istiyoruz hala başarı bekliyoruz.
Tamam bekleyelim ama neyle?
Haaa yakında Ömer Atiker bomba gibi bir açıklama yapacak ve aylar sonra nefes alabildiğini açıklayacak.
Ama o da bununla nereye kadar gidecek?
Bunu da kestiremiyorum.
Bakın şu anda bulunduğumuz durumdan ne yöneticisi ne şehrin abileri ne de taraftarlar mutlu doğru mu?
Peki gelin Türkiye’de turizmin başkenti.
Her gün binlerce yerli yabancı turistin binip indiği Antalya’nın Antalyaspor ne durumda?
Hiç Antalyaspor ne yapıyor takip ediyor musunuz?
Türkiye’nin Avrupa’nın gözbebeği Antalya’nın futboldaki temsilcisi Antalyaspor kulübünün paylaşımlarından bir kareyi de ben size hatırlatmak istiyorum




Peki biz nereye gidiyoruz bu hafta?
İstanbul’a
Fenerbahçe’ye…
…………
Vermeden almak sadece Cenab-ı Allah’ıma aittir.
Akıllı olalım
Akıllı olalım.
Akıllı olalım derim…
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Başkalarını memnun edeyim derken insan kendi hayatını mahveder.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gurbetçi plakalı araç sürücüleri şehrin trafiğini bilmeyebilirler. Ancaaaak Allah rızası için şerit değiştirirken ya da son dakikada sağa ya da sola dönerken sinyallerini kullandıkları zaman daha iyi ADAM oluruz.