Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26

BU MİLLETTE, PARA YOK PEKİ SINIRSIZ KREDİ KARTI NASIL VAR?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Dün yine sabah biraz serin de olsa sıcak bir gün idi.

Bu satırları yazmak için gazeteye gelinceye kadar inanılmaz koşturdum.

Çok farklı meslek gruplarından insanlarımız ile çay içtim kahve içtim sohbetler ettim.

Mesela sabahleyin daha bizim insanımızın afyonu patlamamıştı ki ikinci durağım kuaför Kemal Çiçek’te idim.

Biz çayımızı içerken bu kez kuaför ve spor adamı amatör sporun çilekeş isimlerinden Ertan Gülpınar geldi.

Bu iki kuaförümüz biri erkek biri bayan olmak üzere sektörlerinin marka isimleridir.

Çok başarılıdırlar ve maddi yönden de gıpta edilecek pozisyondadırlar. 

Allah emekleri yağlı etsin inşallah çok daha başarılı olsunlar.

Bizim çay poğaça faslı kahve muhabbetine dönünce her yerde olduğu gibi gündem maddemiz paraya hayat pahalılığına ve ekonomiye geldi.

Artık insanlarımız tıraş ya da kadınlarımız manikür pedükür işlemlerini bile kredi kartı ile ödüyorlarmış. 

Dayanamadım atladım.

Ve bu bahane ile Pazar sabahı yaşadığım bir durumu da sizlerle paylaşmak istedim.

Pazar günü çoluk çocuk torunlar bize geleceklermiş.

Hatun sabahın köründe alışık olmadığım şekilde bir istek de bulundu 

“Simit alır mısın?

Şu ekmekten alır mısın?...

Torunların hatırına çıktım gittim.

Selçuklu ile Meram’ın birleştiği bir noktada unlu mamuller mağazasına gittim. 

Vallahi Pazar günü saat 9 da dükkanın önündeki oto parkta araç parkı yoktu.

Sanırsınız bölge insanı kıtlıktan çıkmıştı.

Eşi ile geleni mi ararsınız torunları ile gelenleri mi ararsınız yoksa benim gibi tek başına gelenleri mi?

Herkes bir şey alıyordu.

Sıraya giriyorduk.

Derken kasaya geldiğimiz zaman öyle bir kuyruk vardı ki kendime kızdım.

Ben kasaya yaklaşırken genç bir elaman kuyruktaki bizlere seslendi.

“İkinci kasa açıldı buraya da gelebilirsiniz”

………

Bu arada bende nedendir bilmiyorum kim ne almış ne yapıyor derken iki kişi kalırken bir abimiz bir tek ekmek almıştı ama kasa durmuştu.

Abimiz ceplerini arıyordu

Sandım ki “para yok” ya da “parayı evde unuttum” diyecek.

Derken gömleğinin cebinden kredi kartını çıkardı ve bir ekmeğin parasını kredi kartı ile ödedi.

Önümdeki çift ise yine kredi kartı ile ödeme yaptı

Ben hiç kredi kartı kullanmadığım için kasadaki bayan bana bile sormadan post cihazını uzatınca

“Nakit ödeyeceğim” dedim

Kız şaşırdı.

Dışarıya çıkınca düşündüm.

Bu insanlar simit almak için ekmek için arabaları ile buraya kadar gelebiliyorlar.

Ama bir ekmeği üç simidi kredi kartı ile ödüyorlar.

Geçen hafta fotoğraflı bu sütunda yazmıştık.

Artık tuvalete bile kredi kartı konmuştu.

Şimdi dün sabah bizim dostlar tıraş parası için de kredi kartı kullanılıyor, millette para yok deyince dayanamadım bu örneği yaşadıklarımı anlattım.

Allah rızası için bu millette para yok da

Simit ekmek almak için niye en yakın bakkaldan marketten alışveriş yapmaz da arabası ile motoru ile alışverişe gelir?

“Bizde millet olarak bir sıkıntı var” iddiamı Pazar günü yaşadım.

Dün dostlarla paylaştım.

Şimdi de tekrarlıyorum.

Bizim bu alışveriş mantığımız 

Paramız yoksa kredi kartı ile şartlarımızı zorlamamız sizce normal mi?

KONYA’DA TARIM

DENDİ Mİ?

HAYVANCILIK DENDİ Mİ

SADECE ERHAN ABİYİ BİLİRİM

Yaklaşık 30 yıl önce iş adamı Erhan Sözen abimiz ile Hollanda’da hayvancılık ve tarım fuarına gitmiştik.

O günlerden bu günlere Erhan abimiz ile abi kardeş dostluğumuz sürer. 

Bu iki konuda aklıma ne katılsa ya da bir görüş almam gerekirse direkt Erhan abime sorarım.

Kendisine isminin yazılmaması kaydı şartı ile yardımcı olur. 

Erhan abiler kendi reklamlarını yapmasalar da bugün tarım ve hayvancılıkta Türkiye’nin en önde gelen şirketlerinden birisine sahiptirler.

Özelliklede teknolojiyi kullanma konusunda en gelişmiş Avrupa ülkesi ile eş değer yürümektedirler.

Dün sabah yine Sözen petrolde idim.

Erhan abiye farklı konuları sordum ama özellikle de biraz sonra aşağıda dile getireceğim sanayi sektöründeki yabancı işçi durumunu hayvancılık ve tarım konusunda da ne durumda diye öğrenmek istedim 

………………

KONYA SANAYİSİ

YABANCI İŞÇİ 

TRANSFERİNE HIZ VERMİŞ

Hatırlar mısınız bilmem

Bu sütunlarda Çinli işçilerden sonra Nepalli işçilerin de artık Konya’ya geleceklerini yazmıştım.

Bazı okurlarımız yaptıkları yorumlarda sitem etmişlerdi.

Kabul etsek de etmesek de artık Konya’da sanayici Türk işçisi bulamıyor.

Bunda da kalifiye elamandan filan vazgeçmiş durumdalar.

Ve sanayici Nepal’den Hindistan’dan hatta Endonezya ’dan inanılmaz küçümsenmeyecek rakamlarda işçi transferleri yapıyorlar

…………

Geçen gün yazdım rakam verdim yine bana kızdınız.

Hayvancılıkta yabancı çobanlar evleri beslenmeleri dahil yeni hiçbir masrafları olmadan aylık ortalama 160 bin lira alıyorlarmış.

………….

Sanayide ki yabancı işçiler problemsizmiş. 

Şöyle ki artık fabrika alanları içinde işverenler bu yabancı işçilerin barınma sorunlarını kökten çözmüşler.

Çünkü konteynırlar yapılmış.

Yabancı işçiler burada kalıyorlarmış.

Hiç fabrika alanlarının dışına çıkmıyorlarmış. 

Çalışıp yiyip içip burada yatıp kalkıyorlarmış.

Tek ihtiyaçları da sigara imiş.

Hatta bazı patronlar sigaralarını bile alıyorlarmış.

…………..

Anlayacağınız işsiz Türk insanı için aslında tehlike giderek büyüyor.

Patron kesimini dinliyorum haklılar.

İş arayan gençleri evlatları için evlatlarına iş diye kıvranan anaları babaları dinliyorum perişanlar.   

Onun için bu işte ben orta yolu

Kim haklı kim haksız artık anlayamadığım için geldiğimiz noktada öyle Suriyeli, Afganlı filan demedim. 

Çinli işçi dedim.

Aha da Çinli işçiler.

Nepalli işçi dedim.

Aha da Nepalli işçiler

Daha bu işin arkası da gelecek diyorum.

Yazın bakalım bir kenara.

YENİ TÜRKİYE’DE

KORKULAN İLK MAÇTA

KAZASIZ BELASIZ

TAMAMLANDI

Hani çerçeve yasa ile birlikte bizim Konya’da da bazı kesim karnından konuşmaya devam ediyor ya.

Malumunuz biz asla ağzımızdan konuşmayız. 

En büyük sıkıntımız zaten karnımızdan konuşmak.

Ve yine maalesef çerçeve yasa konusunda da karından konuşma alışkanlığımız tam gaz devam 

Neyse liglerin başlaması ile en çok korkulan maçlardan birisi acı tesadüf ligin birinci haftasına denk gelmişti.

Diyarbakırspor(Amedspor)-Erzurumspor

Aslında bu maçta da hiçbir şey yoktu. 

Ama devlet ağırlığını her türlü olasılığa karşı almıştı.

Sayın Bakanımız Mustafa Çiftçi’nin hafta içinde Diyarbakır’a gideceğim demesi anlayana anlamak istemeyene de gereken mesajdı.

Buna rağmen ufak tefek arızalar oldu mu?

Oldu.

Tabii Erzurumspor aleyhindeki hakem kararlarını da görmeyivermemiz gerekir derim

Bunlar ferdi yanlışlar.

Önemli olan toplumun birlikte ve akıl yolu ile feraset ile yaşamayı öğrenmesi.

Mesela bu konuda ne olur MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin son açıklamasını iyi okuyun

Bu satırları da ulusal basından alıyorum 

“Bahçeli'den Öcalan çağrısı: 

'SÜRECE KATKI VERMESİNİ SAĞLAYACAK ŞARTLAR OLUŞTURULMALI'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 

“Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece ilişkin açıklamasında 

Abdullah Öcalan'ın bundan sonraki dönemde de sürece katkı sunabilmesini sağlayacak koşulların oluşturulması gerektiğini söyledi. 

Bahçeli, AİHM kararlarının uygulanması dahil “TARTIŞMALI KONULARIN” da yeniden ele alınabileceğini belirterek Selahattin Demirtaş'a özgürlük çağrısı yaptı.

AİHM kararları için 'gözden geçirilmeli' mesajı

Bahçeli, kanunun kabul edilmesiyle gelinen aşamanın “bir nihayet” olmadığını belirterek, bundan sonraki dönemde “AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların gözden geçirilmesi” ve adaletin tesisine yönelik çalışmaların gündeme gelebileceğini söyledi.

Açıklama, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları nedeniyle uzun süredir tartışma konusu olan tutuklu siyasetçilere ilişkin süreç bakımından da dikkat çekti.

ÖCALAN İÇİN 'ŞARTLAR OLUŞTURULMALI' DEDİ

Bahçeli'nin açıklamasındaki en dikkat çeken başlıklardan biri ise Abdullah Öcalan'ın süreçteki rolüne ilişkin sözleri oldu.

Öcalan'ın PKK'nın fesih ve silah bırakma kararında rol oynadığını belirten Bahçeli şöyle dedi:

“Abdullah Öcalan'ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir.

Bahçeli daha önce de Mayıs ayında yaptığı açıklamalarda, Öcalan'ın örgüt üzerindeki etkisini sürdürebileceği ve sürecin yönetimine katkı sunabileceği bir mekanizma oluşturulmasını, ayrıca “SOSYAL STATÜ” tartışmasının değerlendirilmesini gündeme getirmişti.

MHP lideri 5 Ağustos'taki açıklamasında da Öcalan için “umut hakkı”, Selahattin Demirtaş için ise tahliye çağrısını yinelemişti.

'GİZLİ KAPAKLI PAZARLIK YOK'

Bahçeli açıklamasında sürece yönelik eleştirilere de yanıt verdi.

Herhangi bir “gizli kapaklı pazarlık” yapılmadığını savunan Bahçeli, sürecin temel hedefinin “terörün ve bölücülüğün ülkenin gündeminden tamamen çıkarılması” olduğunu ifade etti.

Bahçeli, yürütülen süreci bir “devlet politikası” olarak nitelendirdi.”

…………….

Son cümleye dikkat

DEVLET POLİTİKASI

Hepimiz, hepiniz millet olarak çok akıllı olmalıyız diye bir kez daha dosta ya da bize kızanlara hatırlatma yapmak istedim

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Büyük ve tarihi olayları, ancak büyük uluslar yaşayabilir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Moto kuryeler hava karardıktan sonra ışıklandırma konusunda trafik kurallarına uygun motorlar ile hareket ettikleri zaman daha iyi ADAM oluruz. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız