ENGELLER AŞILMAK İÇİN VARDIR
Engelleri aşmak için gerçekten elimizden gelen çabayı gösteriyor muyuz? Bu sorunun cevabı üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Çünkü çoğu zaman karşılaştığımız zorluklar karşısında mücadele etmek yerine, alıştığımız kolay yolu seçiyor ve ilk engelde pes etmeyi tercih ediyoruz. Oysa hayatın bize sunduğu her engel, aşılması gereken bir sınavdır. Önemli olan engellerin varlığı değil, bizim onlara karşı nasıl bir duruş sergilediğimizdir.
Neden önümüze çıkan ilk zorlukta yenilgiyi kabul ediyor ve geri çekilmeyi kendimiz için daha kolay bir yol olarak görüyoruz? Pes etmek, yoruldum demek ve mücadeleden vazgeçmek birçok insan için arkasına sığınılan basit bir bahane hâline gelmiştir. Ancak zorluklardan kaçmak yerine onların üzerine gitmeli, kararlılıkla mücadele etmeli ve başarıya ulaşmak için çaba göstermeliyiz.
Engelliler olarak en yakınlarımızdan başlayarak herkese anlatmamız gereken önemli bir gerçek vardır: Önümüze çıkan engeller, arkasına saklanacağımız bahaneler değildir. Aksine onlar, üzerine gidilerek mücadele edilmesi ve sonunda aşılması gereken durumlardır. Çevremizdeki insanların görevi ise bizim yerimize mücadele etmek değil, verdiğimiz mücadelede yanımızda durarak elde ettiğimiz başarıların sevincine ortak olmaktır.
Düştüğümüz yerden birilerinin gelip bizi kaldırmasını beklemek yerine, kendi gücümüzle ayağa kalkabildiğimizi göstermeliyiz. Çünkü sürekli bir başkasının yardımını beklersek, olduğumuz yerde kalır ve kendimize olan güvenimizi kaybederiz. Kendi ayaklarımız üzerinde durabildiğimizi, zorluklar karşısında pes etmediğimizi ve başarıya ulaşabileceğimizi insanlara göstermek zorundayız.
Aslında bizler engelli değiliz; bizlere engelli gözüyle bakanların düşüncelerindeki sınırlardır gerçek engeller. Bu nedenle başarılarımızla, azmimizle ve mücadelemizle ön yargıları değiştirmeliyiz. Gözleri görmeyen bir insanın neleri başarabileceğini, tekerlekli sandalye kullanan bir bireyin hangi zorlukların üstesinden gelebildiğini, işitme engelli bir insanın farklı iletişim yollarıyla hayatın içinde nasıl var olabildiğini göstermeliyiz.
Hiç kimse engellilerin mutlaka birilerine muhtaç olduğu veya yalnız kaldığında başarısız olacağı düşüncesine kapılmamalıdır. Bu yanlış düşünceleri ortadan kaldırmak için engelliler olarak daha fazla çalışmalı, üretmeli ve kendi gücümüzü ortaya koymalıyız. Özellikle ön yargılı ailelere, engellilerin de hayatta kendi kararlarını verebilen, sorumluluk alabilen ve başarı elde edebilen bireyler olduğunu anlatmalıyız.
Eğer bu yanlış düşüncelerin yok olması için mücadele etmezsek, olduğumuz yerde sayar ve istemeden de olsa bizleri yetersiz görenlerin düşüncelerini güçlendirmiş oluruz. Buna izin vermemek için var gücümüzle çalışacağız. Güçsüz olmadığımızı, hayat karşısında dimdik durabildiğimizi her fırsatta göstereceğiz.
Bizler engellerden korkmayacağız; aksine engeller bizim kararlılığımızdan, azmimizden ve onları aşma gücümüzden korkacak. Çünkü mücadele eden insan için hiçbir engel aşılmaz değildir. Hayata küsüp bir kenara çekilmek yerine, umutla yolumuza devam edeceğiz.
Her zaman söyleyeceğiz: Umutluyuz, güçlüyüz ve yenilmeyeceğiz. Başarıya ulaşmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Çünkü bizim bir ilkemiz var: Engeller aşılmak için vardır.
Bu ilkeye inanarak, yorulmadan ve kararlılıkla mücadele edeceğiz. Çünkü bizler inanıyoruz ki gerçek engel bedenlerde değil, insanların düşüncelerindeki ön yargılardadır.
Bu düşüncelerimi, hayata bizim penceremizden bakmayan, düşünceleri sınırlı kalan ve engellilerin yaşadığı mücadeleyi yeterince anlamayan insanlar için kaleme alıyorum. Görsünler, okusunlar ve engellileri biraz olsun anlamaya çalışsınlar. Çünkü unutulmamalıdır ki her sağlam insan, bir gün engelli adayı olabilir.