TRAFİĞİN YENİ EFENDİLERİ!
Eskiden çocuklara…
“Sağına bak, soluna bak, öyle geç.” denirdi.
Şimdi?
Önce yukarı bakın…
Sonra aynaya…
Sonra kaldırıma…
Sonra emniyet şeridine…
Çünkü nereden bir motosiklet çıkacağını artık kimse bilmiyor.
Kırmızı ışık mı?
Bazıları için sadece dekor.
Emniyet şeridi mi?
Sanki özel VIP yolu.
Kaldırım mı?
Yayaların değil, motorların kullanımına açılmış gibi.
İki otomobilin arasındaki 30 santimetrelik boşluk mu?
Onlar için otoban.
Sonra da…
“Ben haklıydım.”
Hayır…
Haklı değildin.
Sadece şanslıydın.
Türkiye’de motorlu taşıt sayısı artık 34,5 milyonu geçti.
Bunun yaklaşık 7 milyona yakını motosiklet.
Yani artık trafikte gördüğümüz her beş araçtan biri motosiklet.
Bu başlı başına kötü bir gelişme değil.
Aksine, çağdaş şehirlerde motosiklet ulaşımın önemli bir parçasıdır.
Sorun motosiklet değil…
Kuralsızlık.
Sorun motor değil…
Zihniyet.
Bir kurye…
Dakikalarla yarışıyor.
Anlıyorum.
Ekmeğinin peşinde.
Ama kimsenin ekmeği, başkasının canından değerli değildir.
Bir sipariş geç gider.
Yenisi gelir.
Ama giden bir insan…
Bir daha gelmez.
Her gün aynı sahne.
Kırmızı ışıkta durmuş onlarca araç.
Bir motosiklet geliyor…
En öne geçiyor.
Sonra bir tane daha.
Bir tane daha.
Yeşil yanınca yarış başlıyor.
Sanki Formula 1.
Sonra ilk kavşakta ambulans.
Peki neden?
Çünkü cezadan korkulmuyor.
Yakalanmayacağını bilen, kurala da saygı duymuyor.
Denetimin olmadığı yerde trafik değil…
Orman kanunu işler.
Bu yalnızca otomobil sürücülerinin sorunu değildir.
Yayaların sorunudur.
Bisikletlilerin sorunudur.
Çocukların sorunudur.
Yaşlıların sorunudur.
Kısacası toplumun sorunudur.
Çünkü trafikte oluşan stres sadece direksiyon başında kalmaz.
Eve taşınır.
İşe taşınır.
Aileye taşınır.
Toplumun ruh hâline taşınır.
Çözüm belli.
Her kavşağa kamera.
Elektronik denetimin yaygınlaştırılması.
Tekrarlanan ağır ihlallerde ehliyetin uzun süre geri alınması.
Kurye şirketlerine hız baskısı yerine güvenlik sorumluluğu yüklenmesi.
İleri sürüş eğitimlerinin zorunlu hâle getirilmesi.
Kurallar herkese eşit uygulanmadıkça, trafik güvenliği yalnızca bir temenniden ibaret kalacaktır.
Bu yazı kurallara uyan motosiklet sürücülerine değildir.
Onlar zaten bu satırları okurken bana hak vereceklerdir.
Bu yazı…
Kırmızı ışığı öneri sananlara…
Emniyet şeridini ayrıcalık görenlere…
Kaldırımı yol zannedenlere…
İki otomobil arasındaki boşluğu kendine ait sananlara…
Bir an önce ulaşmayı, sağ salim ulaşmaktan daha önemli görenleredir.
Çünkü…
Medeniyet; motorun kaç beygir olduğu değil…
Frene ne zaman bastığını bilmektir.
Ve unutmayalım…
Trafikte en güçlü olan; en hızlı giden değil, kurala uyan sürücüdür.