Konya
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,2226 %0.07
53,9153 %0.15
6.262,49 % 1,23

BERZAH ALEMİNE AÇILAN KAPI VE ANAHTARI

YAYINLAMA:

Her insanın alın bölgesi (frontal lop), yalnızca dünyayı anlamlandıran biyolojik bir merkez değil; görünmeyenle görünen arasındaki o ince sınırın, yani berzah aleminin kapısıdır. Burası, idrakin, niyetin, rüya ile hakikat arasındaki o alacakaranlık kuşağının düğümlendiği yerdir.

İnsan, ne zaman derin bir tefekküre dalsa veya içindeki o sessiz okyanusa dönmek istese, gayriihtiyari elini alnına götürür. Çünkü ruh, evini ve o evin kapısını çok iyi bilir.

​Sağ elin işaret parmağı yani şehadet veya şahitlik parmağı ise bu kapının frekans ve ruhsal enerji ile işlenmiş, kadim anahtarıdır.

​Şehadet parmağı, yalnızca bir yön gösterme aracı veya sözlü bir yeminin bedensel ifadesi değildir. O, görünen alemdeki (şehadet alemi) bedenimizin, görünmeyen alemlere attığı bir imzadır.

​Anahtar kapıya dokunduğunda...

​Şehadet parmağı alına her dokunduğunda ya da o hizaya yükseldiğinde, sağ beynin ruhsal boyutu harekete geçer.

​Zamanın askıya alınması...

Frontal lop (alın); geçmiş ve geleceğin kurgulandığı yer, psikolojik olayların gerçekleştiği epifiz bezi (üçüncü göz) bölgesi, insan bedeni ile nurun (feyz) birleştiği hasret dergahı, insan bedenine yayılan enerji kanallarının (çakra) toplanma alanı ve kaderin ilmek ilmek işlenerek yazıldığı amel duvarı yani bilinen adı ile 'alın yazısıdır.'

Dil üst damağa değip, bir dokunuşla şehadet parmağı alına varınca, berzahın zamansızlığı başlar. Ne dünün yükü kalır ne yarının telaşı; geriye sadece "an" ve "şahitlik" kalır.

​Perdenin aralanması...

Berzah, iki şey arasındaki engel demektir. Dünya ile ahiret, uykudaki rüya ile uyanıklıktaki gerçeklik arasında durur. İşaret parmağı bu kapıda döndürüldüğünde, insan kendi içindeki o derin aynaya bakmaya başlar. Zihnindeki gürültü kesilir, sezgiler konuşmaya başlar.

​Mühür ve birlik anı...

Şehadet parmağı tekliği (vahdeti) temsil eder. Zihnin dağılmış, binbir parçaya bölünmüş düşüncelerini frontal lopta yani iradenin merkezinde tek bir noktaya toplar. Dağınık olan ne varsa mühürlenir ve sükûnet kapısı açılır.

​Kapıyı açan insan, neye şahit olur?..

​Bu anahtarı kullanmayı bilen insan, dış dünyadaki hengamenin bir sahte bir ilüzyon olduğunu kavrar. Alın bölgesine açılan o kapıdan içeri süzülen berzah rüzgarı, insana öz varlığını fısıldar.

​"Gözlerinle gördüğün dünya bir gölgeden ibarettir. Asıl hakikat, o kapının arkasında, şahitlik ettiğin iç alemdedir."

​İşte bu yüzden, insan ne zaman kendi hakikatini arasa, başını öne eğer, işaret parmağını kaldırır ve o görünmez kapının kilidini açar. Beden dünyada kalır, ama ruh, berzahın o dingin ve sonsuz kıyılarında gezinmeye başlar...

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız