Konya
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,0434 %0.2
53,7187 %-0.12
6.225,55 % 0,12

Savaşın Kazananı Yok… Peki Bu Savaşı Bitirecek İrade Nerede?

YAYINLAMA:

Ukrayna-Rusya savaşı dört yılı aşkın süredir devam ediyor…

Her gün yeni ölümler…

Her gün yeni yıkımlar…

Her gün yeni acılar…

İstatistikler artık aklın taşıyabileceği sınırları çoktan aştı.

Çeşitli uluslararası araştırmalara göre, iki milyondan fazla asker ölmüş, yaralanmış ya da kayıp olarak kayıtlara geçmiş durumda.

Milyonlarca sivil evini terk etmek zorunda kaldı.

Şehirler haritadan silindi.

Çocuklar okul yerine sığınaklarda büyüdü.

Peki neden?

Dünyada gerçekten bu savaşı durdurabilecek bir irade yok mu?

Yoksa barış artık kimsenin önceliği olmaktan mı çıktı?

Bugün uluslararası toplumun elinde sayısız kurum var.

Birleşmiş Milletler var.

NATO var.

Avrupa Birliği var.

AGİT var.

Uluslararası hukuk var.

Anlaşmalar var.

Zirveler var.

Ama barış yok…

Üstelik savaşın faturası sadece cephede ödenmiyor.

Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan, savaşın ekonomik sonuçlarını da cebinde hissediyor.

Yatırımlar erteleniyor.

Güven ortamı zedeleniyor.

Şirketler geleceğini planlayamıyor.

Enerji fiyatları artıyor.

Gıda pahalanıyor.

Enflasyon büyüyor.

İş dünyası belirsizlik içinde bekliyor.

Ve en büyük bedeli yine gençler ödüyor.

Çünkü geleceğini göremeyen bir gençlik, umutlarını da kaybetmeye başlıyor.

Hayaller erteleniyor.

Yeni yatırımlar duruyor.

İstihdam yavaşlıyor.

Barışın olmadığı yerde güven olmaz.

Güvenin olmadığı yerde yatırım olmaz.

Yatırımın olmadığı yerde refah olmaz.

Üstelik savaşın ekonomik faturası artık akıl almaz boyutlara ulaştı.

Çeşitli uluslararası tahminlere göre Ukrayna’nın yalnızca savunma harcamaları günde yaklaşık 170 milyon ABD doları seviyesinde. Savaşın yol açtığı yıkımın ve yeniden inşa maliyetinin ise 500 milyar avroyu aşabileceği değerlendiriliyor.

Rusya tarafında ise savunma harcamalarının yıllık 100 milyar avronun üzerinde olduğu, savaşın bütçe açıklarını büyüttüğü, enflasyonu artırdığı ve ülke ekonomisi üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu ifade ediliyor.

Ekonomistler, savaşın iki ülkenin toplam ekonomik kaybını ve üretim kayıplarını yaklaşık 2,2 trilyon avro seviyesinde hesaplıyor. Bu tablo, Ukrayna-Rusya savaşını İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’nın ekonomik açıdan en ağır çatışmalarından biri hâline getiriyor.

O zaman insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Bu kurumlar savaşları önlemek için mi kuruldu, yoksa savaşları uzaktan izlemek için mi?

Silahlar hiç susmuyor.

Silah sanayii büyüyor.

Savunma bütçeleri rekor kırıyor.

Borsalar dalgalanıyor.

Vergiyi insanlar ödüyor.

Evlatlarını ise aileler toprağa veriyor.

Kazanan kim?

Kaybeden belli.

Bir tarafta Rus anneleri…

Diğer tarafta Ukraynalı anneler…

Ama gözyaşının milliyeti yoktur.

Mezar taşlarının pasaportu olmaz.

Tarih bize defalarca aynı gerçeği öğretti:

Savaşlar cephede başlar, ama masada biter.

Masaya oturacak siyasi irade gösterilmediği sürece kazanan yalnızca ölüm olur.

Gerçek liderlik daha fazla silah göndermek değil, daha fazla insanın ölmesini engellemektir.

Çünkü en pahalı savaş bile, en ucuz barıştan daha pahalıdır.

Bir gün bu savaş bitecek.

Ama ölenler geri gelmeyecek.

Kaybolan çocukluklar geri gelmeyecek.

Yıkılan şehirler yeniden yapılabilir.

Ekonomiler zamanla toparlanabilir.

Fakat kaybedilen insan hayatının telafisi yoktur.

Dünya artık daha fazla silah üretmeyi değil, daha fazla barış üretmeyi öğrenmek zorundadır.

Çünkü tarihin en büyük yenilgisi, bir savaşı kaybetmek değil; onu bitirebilecekken bitirememektir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız