YARININ TURİZMİNİ HAYAL EDERKEN DÜNÜN TURİZMİNİ DE ÖĞRENMELİYİZ
Dünkü turizm yazımız sizlerden çok önemli ve etkili dönüşler aldı.
Siz değerli okurlarımıza güvenerek uzun süredir ısrarla ve inatla sakladığım, kitap hâline getirilmiş Dünün Konya Turizmi ile ilgili kitaptan alıntıları sizlerle paylaşmak istiyorum.

1950’Lİ YILLARDA KONYA başlıklı kitabı Özgür Bağcı, Demokrat Parti İktidarında Bir Kentin Değişimi adı altında çok güzel bir Konya araştırmasını belgelere ve bilgilere dayanarak yazmış.
İşte kitabın turizm bölümünde ise Konya ve o günkü Konya’daki değişim ve gelişim kelime kelimesine şöyle anlatılıyor:
…..
Turizm, Türkiye’de iktidarlar tarafından halledilmesi gereken öncelikli sorunlardan biri olarak görülmeyen bir alan iken, DP iktidarıyla birlikte önem kazanmaya başlamıştır.
Başbakan Menderes’e göre Türkiye’nin hem tarihî hem de doğal zenginlikleri iç ve dış turizme kazandırılmalıdır.

Bu doğrultuda Basın-Yayın ve Turizm Bakanlığı, geç de olsa ilk kez 1957’de Beşinci Menderes Hükûmeti bünyesinde oluşturulmuştur.
Turizm bu dönemde Konya’nın ana sorunlarından biri olarak kabul edildi.
Ancak kamuoyunda şehrin turizmden yeterince yararlanamadığı düşüncesi hâkimdi.
Oysa tarihî ve doğal zenginlikleri, Mevlâna gibi bir mutasavvıfa ev sahipliği yapması ve ulaşım imkânlarıyla Konya, turizm açısından ülkenin en gelişmiş merkezlerinden biri olmalıydı.
Zira Türkiye Selçuklu Devleti’nin merkezi olması sebebiyle eşsiz sanat örneklerine sahip Konya, aynı zamanda Karamanoğulları ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerle donatılmış zengin bir şehirdi.
CHP döneminde Konya’ya gelen turistler genellikle demir yolu taşımacılığını kullanarak yataklı vagonlarla seyahat etmiştir.
Tarihî eserleri ve doğal güzellikleri gezen turistler şehirde ortalama iki gün kalmıştır.
DP iktidarının ilk yılında Konya-Ankara yolunun açılması, turizmi olumlu yönde etkilemiştir.
Ankara’dan her hafta kafileler hâlinde gelen turistlerle Konya bir turizm merkezi hâline gelmeye başlamıştır.
1950’li yıllarda turizmin istenilen seviyede gelişmesini engelleyen bazı olumsuz durumlar mevcuttur.
Bunlardan ilki lüks otellerin yetersizliği olup, bu durumun siyasi vaat hâline gelmesidir.
Ancak otel vaatleri seçim propagandası olmaktan öteye geçememiştir.

Nitekim 1954’te gruplar hâlinde Konya’ya gelen turistler, otellerde yer bulamadığı için belediye tarafından misafirhaneye yerleştirilmiştir.
İkincisi, şehirde gezen turistlerin meraklı bakışlar altında rahatsız edilmeleridir.
Üçüncüsü, henüz asfaltlanmayan caddelerin toz ve çamur içerisinde bulunmasıdır.
Dördüncüsü, şehirde turistlere uygun eğlence merkezlerinin olmaması ve lokantalardaki hijyen sorunudur.
Sonuncusu da şehirde su ve elektriğin yetersiz olmasıdır.
Konya’da bu dönemde turizmin gelişmesi yönünde kamuoyunda ortaya atılan çözüm önerileri şunlardır:
- Yurt içi ve yurt dışı tanıtımı için Konya şehir rehberi hazırlanmalıdır.
- Öncelikle şehrin otel ihtiyacı karşılanmalıdır.
- Turistlerin eğlenebileceği ve hoş vakit geçirebileceği mekânlar açılmalıdır.
- Doğal güzelliği ve tarihî zenginliği olan Beyşehir’e imkânlar sağlanmalıdır.
- Şehirde ziyarete kapalı tarihî eser kalmamalıdır. Ayrıca Mevlâna Müzesi hafta sonları da açık olmalıdır.
- Mevcut otel ve lokantalar ıslah edilmeli ve sayıları artırılmalıdır.
- Turistler için gerekli görülen dükkânlar pazar günleri açık tutulmalıdır.
- Şehirde bir turizm derneği kurulmalıdır.
DP İKTİDARINDA KONYA TURİZMİNİN GELİŞMESİNE YÖNELİK ATILAN SOMUT ADIMLAR İSE ŞUNLARDIR:
- Mehmet Önder tarafından Konya Tarihî Turistik Rehberi hazırlandı.
- 1952 yılında Olgun Palas Oteli açıldı.
- Şehrin çeşitli yerlerine İngilizce-Türkçe levha ve afişler kondu.
- 1953 yılında Konya Turizm Cemiyeti kuruldu.
- Beyşehir-Üskerles Belediyesi'nin plaj sahası Turizm Bankasına devredildi.
- 1955 yılında Modern Başak Oteli hizmete girdi.
- Turistik belge sahibi lokanta sayısı 1956’da 5’e yükseldi.
- 1957 yılında ilk defa bir seyahat acentesi kuruldu.
- 1958 yılında aslen Konyalı olan, İstanbul Babıâli’deki meşhur kebapçı Abdülkerim Özkebapçı, Küçük Bedesten’de bir turistik kebap evi açtı.
- Lüks Restoran Mehmet, 1958’de Şahin Çarşısı’nda hizmete girdi. Bu turistik lokanta için belediye ayrı bir ücret tarifesi tanzim etti.
- Turistik Şahin Oteli 1958’de açıldı.
- 1959’da Konya Kültür ve Turizm Derneği kuruldu.
- 1960 yılında Konya Palas yeni bir stilde tesis edildi. Buna göre 5 katlı bir binanın 2 katını banyo, 3 katını ise otel teşkil etti.
DP iktidarında yeni müzelerin açılması, eski eserlerin onarılması ve çevre düzenlemelerinin yapılması, modern otellerin inşa edilmesi, turistik gazino ve lokantaların faaliyete geçmesi Konya’da turizmin canlanmasında etkili olmuştur.
Belediyeye bağlı olarak faaliyet gösteren turizm bürosu da ildeki turizm faaliyetlerinde önemli rol oynamıştır.
Rehberler refakatinde geziler düzenleyen büro, turist gruplarının ihtiyaçlarını da karşılamaya çalışmıştır.
Genellikle eski eserler, müzeler ile Meram ve Sille’yi gezen turistlerin yemek menüsü etli ekmek ve Konya kebabından oluşmaktaydı.
Millî ve dinî bayramlarda müzeler binlerce ziyaretçinin akınına uğramakta, şehirdeki oteller ve lokantalar dolup taşmaktaydı.
Bu durum hiç şüphe yok ki şehrin ticari hayatını da olumlu etkilemekteydi.
Konya’ya 1950’de yaklaşık 75 bin turist gelmiştir.
Şehrin tanıtımı için 1952’de Turizm Genel Müdürlüğünün girişimleriyle İl Turizm Memurluğu kurulmuştur.
Gerek belediyenin gerekse Turizm Memurluğunun gayretli çalışmaları sonucunda turist sayısı iki katına çıkmış ve 1954’te Konya müzeleri 150 bin ziyaretçiyi ağırlamıştır. Bu sayının 10 bini yabancı turisttir.
1955 yılı içinde Mevlâna Müzesini 140 bin, Klasik Eserler Müzesini 25 bin, Çini Eserler Müzesini ise 15 bin kişi ziyaret etmiştir. Bunlardan 6 bini yabancı turisttir.
1955 Haziran’ında Mevlâna Müzesini günlük ziyaret edenlerin sayısı ortalama 700-800 kişiye ulaşmıştır.
Konya müzeleri 1956’da 152 bin ziyaretçiyi ağırlamıştır.
Aynı yıl Mevlâna Müzesi giriş ücreti 1 TL, diğer tarihî eserlere giriş ücreti ise 50 kuruş olarak ayarlanmıştır.
1957 yılında Mevlâna Müzesini 177 bin 746 kişi, Klasik Eserler Müzesini 121 bin 741 kişi, Selçuklu Devri Taş ve Ahşap Eserler Müzesini 13 bin 668 kişi ve Çini Eserler Müzesini de 19 bin 415 kişi ziyaret etmiştir.
Ziyaretçilerin 6 bin 520’si yabancı ülkelerden gelmiştir.
Mevlâna Müzesi 1958 yılı itibarıyla son 10 yılda 400 bin kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
Konya müzelerini 1958 yılında 300 bin kişi, 1959’da ise 9 bin 764’ü yabancı olmak üzere 342 bin 561 kişi gezmiştir.
Sonuç olarak 1950’li yıllarda Konya, turizm alanında gelişme kaydetmeyi başarmıştır.
Bu dönemde eski eserlerin onarılması, alana yönelik yatırımların desteklenmesi ve kara yollarının inşa edilmesi turizm potansiyelini yükselten önemli etkenlerdir.
Konya Belediyesi de turizmin gelişmesinde yaptığı çalışmalarla önemli rol oynamıştır.
Köklü geçmişi, müzeleri, eski eserleri, anıtları ve âlimleriyle Konya; özellikle millî ve dinî bayramlarda turist akınına uğramıştır.
…..
Hani büyüklerimiz diyor ya;
"Nereden nereye..."
İşte bizim Konya turizminin de CHP’nin ve Demokrat Parti’nin güçlü iktidar dönemlerinden bugüne gelişimi ve yeni dönemdeki turizm hayallerimiz.
…..
Bugün hafta sonu. Rahat bir yazıyı şu güzel okuduğum metni sizlerle paylaşarak noktalayalım.
Çinlilerin 10 Maddelik Yaşam Manifestosu (Temel İlkeleri):
1- Yaşayabileceğiniz En İyi Evi Alın:
Çin kültüründe ev, sadece bir barınak değil; ailenin kök saldığı, huzurun toplandığı ve enerjinin (Feng Shui) biriktiği merkezdir. Bu yüzden imkânlarınız dâhilindeki en kaliteli yaşam alanına sahip olmanız, zihinsel sağlığınızın ve başarınızın temeli kabul edilir.
2- Vücudunuza Bir Tapınak Gibi Bakın:
Sağlık en büyük servettir. Doğru beslenme, düzenli hareket ve uyku, uzun vadeli tüm planların anahtarıdır.
3- Sürekli Öğrenin ve Kendinizi Geliştirin:
Bilgi, kimsenin sizden çalamayacağı tek mülktür. Her gün yeni bir şey öğrenmek zihni taze tutar.
4- Gelirinizden Fazlasını Harcamayın:
Finansal disiplin özgürlüktür. Gösteriş için değil, güvenlik ve gelecek için biriktirin.
5- Dürüstlükten Asla Ödün Vermeyin:
İtibar, kazanılması yıllar süren ama kaybedilmesi saniyeler alan bir hazinedir. Sözünüz senet olsun.
6- Ailenize ve Sosyal Bağlarınıza Yatırım Yapın:
Güçlü bir sosyal ağ ve aile desteği, zor zamanlarda sığınacağınız en güvenli limandır.
7- Zamanı Bir Para Birimi Gibi Yönetin:
Çünkü zaman geri döndürülemez. Onu boşa harcamak, hayatı boşa harcamaktır.
8- Sabırlı Olmayı Öğrenin:
Büyük işler aceleyle değil, istikrarla başarılır. Bambu ağacının yıllarca toprak altında bekleyip bir anda boy atması gibi, hazırlık evresine saygı duyun.
9- Her Durumda Nezaketi Koruyun:
Nazik olmak bir zayıflık değil, yüksek bir karakter ve özgüven göstergesidir.
10- Geleceği Planlayın Ama Bugünü Yaşayın:
Yarın için hazırlık yaparken, bugünün güneşini ve bir fincan kahvenin tadını çıkarmayı unutmayın.
…..
Bugün ve yarın çalışmaya devam edecek okurlarımıza iyi mesailer, tatil yapacak olan şanslılara ise iyi tatiller diliyoruz.
…………………
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
“Seyahat için yaptığın yatırım, kendin için yaptığın en iyi yatırımdır.”
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yaz aylarında bile aniden bastıran şiddetli yağışların artık olağanlaştığını kabul edip, ona göre tedbir almayı sıradan bir davranış hâline getirebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.