AHLAKİ ÇÖKÜŞÜ ve TOPLUMSAL ÇÜRÜMEYİ NASIL ÇÖZECEĞİZ. !!!
İşini iyi yapmak, sadece alınan maaşın karşılığı değildir; insanın karakterinin, ahlâkının ve vicdanının bir yansımasıdır. Bugün ülkemizde hangi mesleğe bakarsak bakalım, yapılan işin kalitesi aslında yapan kişinin iç dünyasını, değerlerini ve ölçülerini gösteriyor. Ne yazık ki bu tablo, tepeden tırnağa bir ahlâkî çöküşün ve toplumsal çürümenin işaretlerini taşıyor.
Bir doktorun hastasına ilgisizliği, bir öğretmenin öğrencisine umursamazlığı, bir yöneticinin sorumluluklarını yerine getirmemesi, bir esnafın müşterisini kandırması… Bunların hepsi tek tek bireysel tercihler gibi görünse de aslında büyük bir toplumsal aynanın parçalarıdır. O aynaya baktığımızda gördüğümüz şey, değerlerin erozyona uğradığı bir toplumdur.
Ekonomik krizler, siyasi çekişmeler, teknolojik gelişmeler… Bunların hepsi gelip geçicidir. Ama ahlâk çöktüğünde, toplumun temeli sarsılır. Güven kaybolur, liyakat yok olur, adalet duygusu zedelenir. İşte bu yüzden bugün bu ülkeye yapılacak en büyük hizmet, önce ahlâkî çürümeye dur demektir.
Ahlâkî çöküşe karşı mücadele, sadece bireysel bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir görevdir. Çocuklarımızı dürüstlükle büyütmek, işimizi hakkıyla yapmak, haksızlığa karşı ses çıkarmak… Bunlar küçük gibi görünen ama büyük değişimlerin başlangıcı olan adımlardır.
Son söz: Bu ülkenin yeniden ayağa kalkması için önce vicdanlarımızı ayağa kaldırmamız gerekiyor. Çünkü işini iyi yapmak, maaşın değil, karakterin karşılığıdır. Ve karakteri sağlam bir toplum, hiçbir fırtınada yıkılmaz. Gelin hep birlikte elele verelim herkes evinin önünü süpürsün bakın neler oluyor. Ahlaki düzelme evimizden başlar. HAYDİ bismillah.