ZENGİNİN AĞLAMASINA YÜREK DAYANMAZMIŞ(!)
Bugün yine biraz sizden biraz bizden yerel, Türkiye’den örnekler versek de benzerleri bizde birebir yaşanan, yaşanması muhtemel konuları değerlendirmeye çalışacağız.
Önce MERAMLI rumuzlu okurumuzun hepimizi ve sağlığımızı gerçekten ciddi anlamda ilgilendiren bir konusu ile başlamak istiyorum
MERAM’LI rumuzlu okurumuz şöyle diyordu
“Dün geç saatlerde yazdığım için araya gitmesin diyerek yeniden yazıyorum.
Muhatap Meram Belediyesi başta olmak üzere üzerine almak isteyen diğer belediyelerdir.
Malum Yaz geldi ve yazacaklarımın önemi iki kat daha arttı!
Neyin mi?
Efendim malum
Hem belediyenin hem de Sn. Murat Kurum'un Bakanlık yaptığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hediye ettiği çöp kamyonlarıyla yapılan çöp toplama işlerinde sokak ve caddelerdeki çöp konteynerleri çöp kamyonlarının vinçleriyle Çöp Kamyonuna boşaltılmakta sonra da bir güzel sıkıştırılarak çöpler kamyonlar yerleştirilmekte.
Bu yerleştirme esnasında preslenen ÇÖP lerin SU ları ise cadde ve sokaklara salınmakta-bırakılmaktadır.
Yahu Allah aşkına bu çöp kamyonlarında pis suları toplayan bir tank bulunmaz da bu sular her türlü kirliliğe yol açacak ve sinek üretecek şekilde cadde ve sokaklara bırakılmaktadır.
YOK MU BUNUN BİR ÇARESİ???”
……………
İTİBARDAN TASARRUF
OLUR MU?
DOĞRU DAVUT rumuzlu okurumuz ise şöyle bir yorumda bulunuyordu;
“Abi, bu gala için kaç lira harcanmış acaba, onu da öğrenip yazmaya cesaretin var mı tecrübeli bir gazeteci olarak, taş bina da bu iş yapılsa da özel otele gereksiz yere milyonlarca para verilmese olmaz mı?
Hastane mevzusuna gelince; "sekretere (ki doktordan daha havalı ve kaprisli bir birim)" demiş vatandaş, o sekreter diye küçümsediği kişiler öğretmenden polisten fazla maaş alıyor, o kadar önemli kişiler yani, ona göre:)”
……………….
Değerli okurumuz yorumunuzun birinci bölümü ile iki cümle görüşümü belirtmek istiyorum
Hani gala için kaç para harcanmış, cesaretiniz var mı? Bir öğrenseniz” Diyorsunuz ya.
Bunun cesaret ile ne alakası var anlayamadım
Sadece o galaya takılmadan gönümüzde çevremize şöyle dikkatlice bir bakalım.
Sizin dediğiniz manada TASARRUF nerede?
Hem büyüklerimiz ne demişlerdi?
İTİBARDAN TASARRUF olmaz,

Yani artık ülkemizde kamusal ve siyasi harcamalar bağlamında sıkça tartışılan "itibardan tasarruf olmaz" ifadesi ile sizde YENİ TÜRKİYE’DE, bir devletin uluslararası arenadaki saygınlığının, diplomatik gücünün ve temsil kabiliyetinin korunması için yapılan harcamaların kısılamayacağı görüşüdür.
Bunu ister ulusal bazda isterseniz yerel bazda değerlendirin artık
BİZ BEYAZ KIRMIZI ET
KAYYUM FİYATLAR DERKEN
ALMANYA NE YAPIYOR?
Malum bizde son beyaz et kayyumu hala gündemde.
Belki siyasi ortamda bu iş sonuçlandı ama zengin kesim siyasetin sessiz kalmayı tercih eden bölümü hala “neyi doğru yaptık?” Ya da “Bir yerde hata mı yaptık?” konularındalar.
Konu beyaz kırmızı et olunca bakın elin oğlu neler yapıyormuş
Almanya’daki dostumuz bizi nasıl bilgilendiriyordu.
“Almanya’nın gastronomi sektöründeki en büyük toptancılarından biri olan Metro’nun artık helal sertifikalı et ürünlerini satışa sunması dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Bu adım, özellikle Almanya’da yaşayan ve sayıları 7 milyona yaklaşan Müslüman tüketici kitlesi tarafından memnuniyetle karşılanıyor.

Konuya yalnızca ticari açıdan değil, pazarlama perspektifinden de bakmak gerekiyor bana göre. Metro’nun bu hamlesi, belirli bir hedef kitleye yönelik geliştirilen “ETNO MARKETİNG” stratejisinin önemli bir örneği olarak görülebilir.
Şirket, Müslüman tüketicilerin ihtiyaç ve beklentilerini dikkate alarak hem müşteri memnuniyetini artırmayı hem de büyüyen bir pazar segmentine daha güçlü şekilde ulaşmayı hedefliyor.

Bu gelişmenin tüketiciler açısından bir başka önemli boyutu da rekabet unsurudur.
Helal et pazarına güçlü ve kurumsal bir oyuncunun girmesi, fiyatların daha rekabetçi hale gelmesine ve ürün kalitesinin yükselmesine katkı sağlayabilir. Birçok tüketici gibi bende, artan rekabetin hem daha uygun fiyatlar hem de daha yüksek kalite standartları getireceği beklentisini taşıyorum.
Almanya’daki demografik değişim ve göçmen kökenli nüfusun artan satın alma gücü düşünüldüğünde, helal ürün pazarının önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanacağı öngörülebilir. Metro’nun attığı bu adım, diğer büyük perakende ve toptan satış zincirleri için de örnek teşkil edebilir.”
………………
Biz bu konuya yorum yapmayalım.
Bizim okurumuz bizden daha iyi düşünür analiz eder ve görür diyerek noktayı koyalım.
MAKSUT MÜDÜRÜN
KONYA’YA ÇOK SELAMI VAR
Ankara Emniyet Müdürümüz, Ankara görevi öncesi şehrimizde 16 ay Emniyet Müdürü olarak görev yapan kocaman yürekli dost polis müdürü Maksut Yüksek Beyi Ankara’daki makamında ziyaret ettik.
Ankara Emniyet Müdürlüğü bana göre İstanbul’dan çok daha hassas kritik ve stratejiktir.
Maksut Müdürü Ankara’da görevlendiren ve kendisini buraya layık gören Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, Maksut müdürün alt yapısından vizyonuna en iyi şekilde ince eleyip sık dokudular ki Maksut Müdür artık Ankara’da
Maksut Müdür ile Konya’dan Ankara’ya olmak üzere Türkiye’nin güvenliği konusunda pek çok meseleleri konuştuk.

Mesela biz Maksut Müdür ile bu işleri konuşurken Müdür beyin gözü kulağı makamındaki dev ekranda bir yandan atanamayan öğretmen diğer yandan uzman çavuşlar ve astsubaylar ile ilgili olarak sürmekte olan eylemlerde idi.
Gündeminde ise 7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Ankara'da yapılacak olan NATO zirvesi vardı.
Dil kolay Ankara Türkiye Cumhuriyeti Devleti NATO'nun devlet ve hükûmet başkanlarının güvenlik konuları hakkında resmî kararlar alacağı 36. NATO zirvesine ev sahipliği yapacak.
Ve bu zirve için yapılan Cumhurbaşkanımız Başkanlığında gerçekleştirilecek olan Kabine toplantısına dışarıdan katılan tek isim Sayın Maksut Yüksek idi.
Maksut Müdür haftada yapılacak olan kabine toplantısına yine katılacaktı.
Biz Müdür Beyin Konya sohbetine dönecek olursak;
Maksut Müdür Konya’nın da eniştesi olması hasebi ile Konyalılardan dua bekliyordu.
RUHSAR TANRIKULU VE
İSİMSİZ KAHRAMANLAR
TARİHE NOT DÜŞTÜLER
Pazar günü Konya’da Türkiye genelinde tarihi bir toplantı vardı.
Bu toplantı Konya’nın değil Türkiye’nin toplantısı özünde ülke gerçeği idi.
Konya İş Kadınları Derneği'nin Başkanı Ruhsar Tanrıkulu hanımefendi bu toplantıya bizi de bizzat çağırmasına rağmen şehir dışında olduğumuz için katılamamıştık.
O günden bugüne bakıyorum.
Konya’da bu iş kimsenin umurunda değildi.
Basında bile gereken değeri yeri alamamıştı
Ama toplantı başta İstanbul olmak üzere toz kaldırmış büyük ses getirmiş ve Konya konuşulur olmuştu.

Katılımcılara ilham veren fikirlerle buluşturan UCİM Kelebek Etkisi Cesaret Temalı Konuşmaları, motivasyon ve duygu dolu anlara sahne oldu.
UCİM Genel Başkanı Saadet Özkan ve UCİM Genel Başkan Yardımcısı Yücel Ceylan başkanlığında gerçekleşen Kelebek Etkisi Cesaret temalı ve çocuk haklarına dair konulu program yoğun ilgi gördü.
Gazeteci Başak Şengül'ün sunuculuğu ile ilk olarak Avukat ve aynı zamanda Konya İş Kadınları Derneği'nin Başkanı Ruhsar Tanrıkulu ve Konya Baro Başkanı Avukat Oktay Unkur konuşmaları ile başladı.
Avukat Ruhsar Tanrıkulu, kadınların iş ve sosyal yaşamda üstlendikleri rollerin önemine değindi. Deneyimlerinden aktardığı örneklerle cesaretin yalnızca bireysel başarıya değil, başkalarının hayatına da katkı sunduğunu vurgulayarak,

” Ben hep başarılı olarak çalıştım.
Babasız büyümenin belki bir dezavantajıydı.
Çünkü hayata -100’den başladığımı düşündüm hep.
Cesaret inandığın değerlerin arkasında durabilmek ve başkalarına ilham verebilmektir dedi.
Konya Baro Başkanı Avukat Onkur, ise hukukun üstünlüğü, toplumsal sorumluluk ve adaletin tesisi için gösterilen kararlılığın önemine değinerek,
“Bu halkın çocuklarını düşünmeliyiz.
Çocukların aç olduğunu ve eğitimsiz olduğunu, güvenlik sorunu yaşadığını nasıl görmezden geliriz. Lütfen bu konularla ilgili ciddi çalışmalar içerisinde bulunun ve bu konuyla ilgili lütfen bilinçlenin. Cesaret, adaletin sesi olabilmek ve doğru bildiğin yolda yürüyebilmektir” diyordu
………….
Ardından Türkiye genelinde pek çok bilinen tanıdık isim kendi alanların görüşlerini dile getirdiler.
Ben bu anlamlı organizasyonda emeği ecen tüm dostlara şehrimiz ve ülke insanları adına teşekkür ederim.
ZENGİNİN
AĞLAMASINA
YÜREK DAYANMAZMIŞ(!)
Evet günümüzde emeklisinden işçisine işsiz gençlerimizden küçük ve orta ölçekli insanlarımıza 10 kişiden sekizimiz parayı konuşurken son bir iki yıldır bir şey dikkatimi çekiyor.
Para pul sahibi olanlar,
Onlarca yüzlerce işçi çalıştıranlar
Fabrika sahibi olanlar ekonomik durumdan hepimizden daha çok şikayetçiler gelecekten de bizden daha çok kaygılılar.
Bu durumu bir türlü anlamıyordum.
Bizim Konya’da da hepimizin bildiği bir söz vardı
ZENGİNİN AĞLAMASINA YÜREK DAYANMAZMIŞ(!)
İşte tam da bu lafı söylediğim ortamda bir büyüğüm
“Bu sözü kim söyler biliyor musun?” deyiverdi.
Ben bu sözü anonim bir söz olduğunu sanıyordum,
Bilmediğimi açıkça yüksek sesle söyleyince abimiz
“Bu söz bizim Mehmet İncili hocanın sözüdür” demez mi?
İnanamadım tekrar tekrar sordum.
Evet bunu Mehmet İncili abimiz söylüyormuş.
Eeeeee Mehmet İncili abimiz bunu dedi ise bende artık konuyu ortaya koyuyor yorumları size bırakıyorum.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Bir mermer parçası için heykel tıraş ne ise ruh için de eğitim odur
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İstanbul Caddesi Fenni Fırın bölgesinde bazı C plakalı araçların sürücüleri yolun sağ şeridinden sinyalsiz girip sola dönmedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz