Konya
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,4098 %0.24
53,5661 %0.56
6.875,62 % 0,87
Ara

SİTTE-İ SEVR (ÖKÜZ SOĞUĞU) GÜNLERİ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Mayıs ayının ilk günlerinde bahar yerine kışı yaşıyoruz, hafta sonu kuzey batıdan giriş yapan yağışlı ve soğuk sistemler tüm yurtta etkili olmaya başladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü günler öncesinden uyarıyor ve maşallah yüz de yüze yakın bir isabet oranıyla beklenen hava durumu gerçekleşiyor. Konya ve çevresinde 20 derecenin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarında geçen hafta sonu bir günde 10 derecelik bir düşüş yaşandı. Aralıklı yağmur yüksek kesimlerde karla karışık yağmur ve kar yağışı etkili oldu, olmaya da devam ediyor. Peki, bu havalar normal mi?

Gerçekte bu tür havalar olağan üstü hadiseler değil. Zaten normal hava diye bir olayda yoktur. Bu tarz havalar eskiden de yaşandı, şimdi de yaşanıyor muhtemelen gelecekte de yaşanacak. Geleneksel hava durumuna (Halk takvimine) göre bu havalara atalarımız - Sitte-i Sevr- ismini vermişler.

Sitte-İ Sevr: Güneş'in Sevr burcunda (boğa burcunda) bulunduğu Nisan ayının 21’inci günü başlayan ve altı gün süren halk arasında -öküz soğuğu- olarak adlandırılan soğuk ve yağışlı hava geçişleri ve fırtınalarıyla meşhur olan altı günlük bir hava durumu hali. Bu sene bu olay biraz gecikmeyle Mayıs ayının başında ülkemizde etkisini gösteriyor. Muhtemelen altı gün etkili olduktan sonra (6 Mayıs Çarşamba) etkisini kaybedecektir.

Son yıllarda yaşanan iklim değişikliği, küresel ısınma ve çevresel etkileriyle yaşanan meteorolojik afetler bizlere göstermiştir ki; artık bildiğimiz havaları unutalım. Sitte-i Sevr de bunun en güzel örneği. Yıllarca 23 Nisanları soğuk ve yağışlı günlerde kutladığımızı, bazı meyve ağaçlarını don vurduğu günleri unutmadık.

Günümüzde hızla artan nüfus ve sanayileşmenin atmosfere etkileri ve küresel ısınmanın bir takım iklimsel değişiklere yol açtığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Geleceğin anahtarı iklim değişikliğine uyumda saklıdır. Her ülke, her sektör, bu gerçeğe göre geleceğini planlaması gerekir.

Hızla değişen ve gelişen teknoloji ile birlikte tüketicilerin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için birçok ürün geliştirildi. Bu ürünleri yapmak için dev sanayiler oluşturuldu, enerji ihtiyacı arttı. Bu enerjiyi fosil yakıtlar dediğimiz kömür, doğalgaz, fueloil gibi fosil yakıtları kullanarak üretiyoruz. Bunlar, küresel ısınmaya yol açan sera gazlarını atmosfere bırakıyor ve bunun sonucunda dünya ısınıyor, iklimler değişiyor, iklime bağlı riskler artıyor. Bu sadece bizde değil tüm dünyada yaşanan bir sorun.

Bu etkenler sonucunda bizim ülkenin bazı bölgelerinde de hava koşulları değişmeye, doğal afetlerin şiddet ve sayıları da artmaya başladı. Hatta bazı uzmanlara göre ise mevsimlerin sayısı ikiye indi. Sonbahar ve ilkbaharın yarısı kışa, yarısı da yaza döndü. İki mevsimden biri sıcak yaz mevsimi, diğeri daha soğuk veya ılık kış mevsimi. Tıpkı halk takviminde olduğu gibi: Kasım ve Hızır mevsimlerine mi dönüyoruz?

Özellikle uzun süreli deneyim ve bilgi birikiminin bir ürünü olan halk takvimine göre; henüz soğuk günler bitmedi. Eskiler 365 günlük yılı 'Kasım' ve 'Hızır' günleri olarak ikiye ayırmışlar. Bu inanışa göre; Kasım 179, Hızır ise 186 gündür. Yılın Kasım kısmı yani kış devresi 8 Kasım’da başlar, 6 Mayıs’a kadar sürer, 6 Mayıs’ta da Hıdırellez ile birlikte yaz devresi, yani Hızır günleri başlar ve 7 Kasım’a kadar sürer. Bu nedenle büyüklerimiz Hıdırellez gününe yani 6 Mayıs’a kadar kışlıkları ve sobaları kaldırmamak, kaloriferleri her an hazır tutmamız gerektiğini söylerler.

Son olarak sizlere bir müjde vereyim. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tahminlerine göre yeni hafta ortasından itibaren yeniden sıcaklıkların artması ve güneşli günlerin gelmesi bekleniyor. Yine de siz günlük Meteoroloji Genel Müdürlüğünün hava tahmin raporlarını takip edin. Kalın sağlıcakla.

Yorumlar
Z
Ziyaretçi 3 gün önce
Namık Bey yazılarınızı takip ediyor ve beğeniyorum. Ancak daha önce de defalarca yazdım yorumlarda ( nedense yayınlanmıyor) , yüksek mühendis unvanı almak için lisansını bitirdiğiniz dalda yüksek lisans yapmanız gerekli. Mesela meteoloji mühendisi iseniz ziraat mühendisliğinde yüksek lisans yaptığınızda meteoloji yüksek mühendisi unvanını almazsınız aldığınız unvan bilim uzamandır. Siz kullanmıyor olabilirsiniz ama sizden bahsedenler bu şekilde yazıyor.
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 3 gün önce
@Ziyaretçi arkadaşım; uyarılarınız için ve takibiniz için çok teşekkür ederim. Ben Namık CEYHAN Lisansımı İTÜ Meteoroloji Mühendisliğinde tamamladım Meteoroloji Mühendisi ünvanını aldım. Yüksek Lisansımı da Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarımsal Yapılar ve Sulama Anabilim Dalında tamamladım. Ziraat Yüksek Mühendisi Diploması aldım. 12 Yıl Meteoroloji 23 Yıl Çevre Bakanlığında mühendis ve idareci olarak görev yaptım. Şimdi emekli memurum. Bundan sonra daha dikkatli olalım, inşallah.
BEĞENME
1
Z
Ziyaretçi 2 gün önce
Namık Bey amacım asla polemik değil. Ancak bilgilendirme yazınız da yine bir yanlış var. Daha önce yazdığım gibi lisans mezuniyetinizden farklı bir alanda yüksek lisans yaparsanız ancak “ Bilim uzmanı” unvanı alırsınız. Yani ziraat mühendisliği lisans mezunu olmadığınızdan ziraat yüksek mühendisi unvanı alamazsınız. Zaten mühendisim başka bir mühendislik alanında master yapılsa da yüksek mühendis unvanı alınmaz. Sizi seven ve değer veren birisi olarak uyarmak istedim. Saygılarımla.
BEĞENME
0
CEVAPLA