SİTTE-İ SEVR (ÖKÜZ SOĞUĞU) GÜNLERİ
Gerçekte bu tür havalar olağan üstü hadiseler değil. Zaten normal hava diye bir olayda yoktur. Bu tarz havalar eskiden de yaşandı, şimdi de yaşanıyor muhtemelen gelecekte de yaşanacak. Geleneksel hava durumuna (Halk takvimine) göre bu havalara atalarımız - Sitte-i Sevr- ismini vermişler.
Sitte-İ Sevr: Güneş'in Sevr burcunda (boğa burcunda) bulunduğu Nisan ayının 21’inci günü başlayan ve altı gün süren halk arasında -öküz soğuğu- olarak adlandırılan soğuk ve yağışlı hava geçişleri ve fırtınalarıyla meşhur olan altı günlük bir hava durumu hali. Bu sene bu olay biraz gecikmeyle Mayıs ayının başında ülkemizde etkisini gösteriyor. Muhtemelen altı gün etkili olduktan sonra (6 Mayıs Çarşamba) etkisini kaybedecektir.
Son yıllarda yaşanan iklim değişikliği, küresel ısınma ve çevresel etkileriyle yaşanan meteorolojik afetler bizlere göstermiştir ki; artık bildiğimiz havaları unutalım. Sitte-i Sevr de bunun en güzel örneği. Yıllarca 23 Nisanları soğuk ve yağışlı günlerde kutladığımızı, bazı meyve ağaçlarını don vurduğu günleri unutmadık.
Günümüzde hızla artan nüfus ve sanayileşmenin atmosfere etkileri ve küresel ısınmanın bir takım iklimsel değişiklere yol açtığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Geleceğin anahtarı iklim değişikliğine uyumda saklıdır. Her ülke, her sektör, bu gerçeğe göre geleceğini planlaması gerekir.
Hızla değişen ve gelişen teknoloji ile birlikte tüketicilerin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için birçok ürün geliştirildi. Bu ürünleri yapmak için dev sanayiler oluşturuldu, enerji ihtiyacı arttı. Bu enerjiyi fosil yakıtlar dediğimiz kömür, doğalgaz, fueloil gibi fosil yakıtları kullanarak üretiyoruz. Bunlar, küresel ısınmaya yol açan sera gazlarını atmosfere bırakıyor ve bunun sonucunda dünya ısınıyor, iklimler değişiyor, iklime bağlı riskler artıyor. Bu sadece bizde değil tüm dünyada yaşanan bir sorun.
Bu etkenler sonucunda bizim ülkenin bazı bölgelerinde de hava koşulları değişmeye, doğal afetlerin şiddet ve sayıları da artmaya başladı. Hatta bazı uzmanlara göre ise mevsimlerin sayısı ikiye indi. Sonbahar ve ilkbaharın yarısı kışa, yarısı da yaza döndü. İki mevsimden biri sıcak yaz mevsimi, diğeri daha soğuk veya ılık kış mevsimi. Tıpkı halk takviminde olduğu gibi: Kasım ve Hızır mevsimlerine mi dönüyoruz?
Özellikle uzun süreli deneyim ve bilgi birikiminin bir ürünü olan halk takvimine göre; henüz soğuk günler bitmedi. Eskiler 365 günlük yılı 'Kasım' ve 'Hızır' günleri olarak ikiye ayırmışlar. Bu inanışa göre; Kasım 179, Hızır ise 186 gündür. Yılın Kasım kısmı yani kış devresi 8 Kasım’da başlar, 6 Mayıs’a kadar sürer, 6 Mayıs’ta da Hıdırellez ile birlikte yaz devresi, yani Hızır günleri başlar ve 7 Kasım’a kadar sürer. Bu nedenle büyüklerimiz Hıdırellez gününe yani 6 Mayıs’a kadar kışlıkları ve sobaları kaldırmamak, kaloriferleri her an hazır tutmamız gerektiğini söylerler.
Son olarak sizlere bir müjde vereyim. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tahminlerine göre yeni hafta ortasından itibaren yeniden sıcaklıkların artması ve güneşli günlerin gelmesi bekleniyor. Yine de siz günlük Meteoroloji Genel Müdürlüğünün hava tahmin raporlarını takip edin. Kalın sağlıcakla.