Konya
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,2068 %0.04
52,9354 %-0.12
6.621,42 % -1,22
Ara
KONYA’DA SON 22 YILDA NE DEĞİŞTİ?

KONYA’DA SON 22 YILDA NE DEĞİŞTİ?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bugün Konya’mız ile ilgili yıllar önce okuduğum ama bir kez daha okuduğum, dahası o zaman altını çizdiğim yerleri bir daha okuyarak siz değerli okurlarımızı 22 yıl öncesine götürmek ve 22 yılın ardından bugünkü Konya’yı sizin kendinizi değerlendirme fırsatını bulmanızı isteyeceğim. 

…………….

2004 yılında Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek iken Tahir Başkan ve ekibinin “KENT KÜLTÜRÜ VE KENTLİLİK BİLİNCİ” başlığı altında yaptığı ve ŞEHİR ARAŞTIRMALI 1 başlıklı kitabı çalışmasını yapmış ve 2005 de bu kitabı basarak dağıtmıştı.

Bakın 22 Yıl önce Tahir Başkanın talimatı ile yapılan KONYA çalışması şunun için önemliydi.

Bir; bu çalışma tam 23 ilde birebir yapılmıştı.

Bu 23 il neresiydi?

İstanbul, Ankara, İzmir, Burksa, Adana, Antalya, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kocaeli, Hatay, Samsun, Denizli, Kayseri, Ordu, Trabzon, Van, Erzurum, Edirne, Eskişehir, Kütahya, Sakarya ve Sivas    

Araştırmada İstanbul’daki çalışma toplam çalışmanın yüzde 23 ünü teşkil ediyordu

Araştırma gerçekten çok ciddi idi.

Şöyle ki bu çalışma bir kişi ile yapılan kaynak taramasında 1 uzman 2 asistan yer alıyor

Anketin yüzde 33 evde birebir yüz yüze, yüzde 38 i iş yerlerinde yüzde 28 i sokakta caddede kaldırımda yapılıyor.

Bir anketin süresi ortalama 25 dakika sürüyor

Yani son dönemlerdeki gibi telefonla ya da sallama cami avlularında yapılan anketlerden değil.

Konya imajı konusundaki şu yazılı cümle benim dikkatimi çekiyordu

“KONYA’YA MASUM GÖZ İLE BAKMAK YERİNE STRATEJİK GÖZ İLE KAMERALAR FOTOĞRAF MAKİNALARI VS İLE BAKMAK”

…………….

Mesela Bilim kurulu bölümünde Prof. Dr. Edibe Sözen (İstanbul Üni. İletişim Fak), Prof. Dr. Ümit Meriç (İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bl.), Prof. Dr. Kenan Gürsoy (Galatasaray Üni.) Prof. Dr. Nülifer Narlı (Kadir Has Üni.), Prof. Dr. Yasin Aktay (Selçuk Üni. O tarihte Yasin hoca burada görevli idi) Dr. Enver Çelik (Hacettepe Üni.) ve Mustafa Armağan yer almış.

…………….

KONYA YORUMU

Bu bölümde kurulda yer alan isimler Konya denilince akla ilk Mevlana’nın geldiğini ne var ki uluslararası arenada Mevlana’nın bilinmediğini ve RUMİ olarak bilindiğine dikkat çekiyorlar.

Yasin Hoca bir bölümde şöyle demiş 

“Konya’nın devlet katkısı olmadan kendi burjuvazisini yaratan bir kent olduğunu ve kentin kendi burjuvazisinin kendi dinamikleri ile ortaya çıktığını ve bu sürecin küresel sürece katkı açısından önemli olduğunu” söylüyor.

…………

Biz dersek yanlış yorumlanabilir değil mi?

Bu şehrin bilim adamı daha sonra Türkiye’nin AK Partili yöneticisi neye dikkat çekiyor

“KONYA KENDİ BURJUVAZİSİNİ KENDİ ÇIKARTIYOR”. 

Yani burada Devletin bir parmak işareti yok.

Bizim kızdıklarımızı bizim eleştirdiklerimizi biz kendimiz bu hale getiriyoruz.

Prof. Dr. Nilüfer Narlı ise “Konya elitlerin konsensüs’ünün sağladığı bir yer” derken Prof. Dr. Ümit Meriç ise kelime kelime aynen şunu diyor

“KONYA ASYA VE AVRUPA’NIN ORTASINDA BİR KENT. 

ELİTLERİN KONSENSÜS SAĞLADIĞI BİR KENT”

Demek ki bizim Konya için Narlı Gürsoy ve Meriç “ELİTLERİN KONSENSÜS” ü diyorlar.

Peki bu ne demek

“Bir toplumdaki siyasi, ekonomik, entelektüel veya bürokratik gücü elinde bulunduran küçük, seçkin bir grubun yani elitlerin, temel politikalar, değerler veya stratejik hedefler üzerinde fikir birliğine varması demektir.”

…………..

Nasıl bilimsel tam isabet bir KONYA ama.

VE BİZ HER GEÇEN YIL BÜYÜYEREK GELİŞİRKEN HEP BU ELİTLERE TESLİMİZ DEĞİL Mİ?

 ………..

Bence sizde teslim olun hatta zevk alma moduna geçin

Bilimsel hocalarımız Konya’ya İstanbul ile birlikte Türkiye’yi en iyi temsil edecek bir şehir olarak görürlerken şöyle diyorlar 

“Konya, Viyana, Roma, Paris ya da Chicago gibi düşünce dünyasına bir ekol kent olarak tanıtılmalı” 

……………..

“Kentin yeni burjuvazisi kültürel sermayesine entegre olmalı. 

Mesela 12. Yüzyılda Polonya’da kuleler inşa edilmiştir. Kuleleri inşa edenler burjuvadır. 

Ve kendilerinden sonra mal olsunlar diye yapmışlardır”

…………. 

Polonya’daki kuleler “12. yüzyılda Romanesk mimarinin Polonya'da yaygınlaşmaya başladığı, kale ve kilise mimarisinde kulelerin güç sembolü olarak kullanıldığı bir dönem”

Mesela = 22 yılın ardından kültürel alanda Türbenin çinilerini yenilen Beyşehirli iş adamı Sayın Ali Akkanat

Eğitime imzasını atan merhum Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu çifti 

Bugün şehrin yüzde 90 nı tarafından özellikle de şehrin burjuvazileri tarafından anılmasalar da 12. Yüzyıldaki gibi Konya’ya yıkılamayacak silinemeyecek imzalarını atmışlardır,

Bu konuda imza atan büyüklerimiz vardır.

Ama ilk aklıma gelenleri yazdım.

Yazamadıklarım beni affetsinler.

……………

2002 de bilim adamları Konya için Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in çalışmalarını örnek olarak veriyorlar

Çatalhöyük ve Saint Paul’un ilk vaaz verdiği yer olan Kilistra’daki kiliseye dikkat çekiyorlar.

Allah var, Uğur İbrahim Altay sayesinde ÇATALHÖYÜK bir şekil aldı

Tamamlanmadı.

Yalnız mesela Çatalhöyük’te de şehir insanın şöyle bir sıkıntısı var

Konya’nın 2.5 milyon insanından en az 2 milyonu Çatalhöyük nerede ne var? 

Bilmiyorlar çünkü gitmediler.

Çok daha acısı Konya’mızın o meşhur burjuvaları da bilmiyorlar gitmediler görmediler.

……………..

Ardından Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin çalışmaları örnek veriliyor

Burada kendi iddiam.

Konya Gaziantep’ten çok çok ama çok daha önde. 

İleride.

Bizde sadece makyaj reklam eksikliği var.

Konyalının da bunu görememesi var. 

Bu konuda kitapta aynen de şöyle yazılıyor

“KONYA’NIN BAŞKALARI TARAFINDAN DEĞİL, KENDİ TARAFINDAN KEŞFEDİLMESİ ZORUNLUDUR”   

………..

Burada öne çıkarılması için dikkat çekilen bir başka konu 22 yılın ardından Nasreddin Hoca için ne yapılmıştır?

Hiçbir şey(!)

…………..

Kısaca 22 yıl öncesinden Mevlana ile ilgili yapılması gereken çalışmalarda şu çarpıcı örneği de sizlerle paylaşmak isterim.

“Bugün ABD de Rumi ile ilgili kitaplar 5 milyon satışla en çok satan kitaplar arasında.

Tanınmış bir yazara Mevlana-Rumi’nin hayatının yazdırılması ve kitapta Konya’nın tarihsel ve düşünsel özelliklerinin yer alması uygun görülmektedir”

……

Bu konuda belediyelerimiz özellikle çocuklara yönelik Mevlana ile ilgili kitap çizim boyama çalışmaları yaptı.

Peki ya büyükler için?

Ya da yazılsa bizde okuyacak büyük var mı?

Hani olsa da 1 milyon satılsa.

Hayali bile güzel değil mi?

Yine 22 yıl önce yazılmış “Çok iyi kurgulanmış bir Mevlana filmi”

…………….  

Bildiğim kadar iyi mi kötü mü izlemediğim için Mevlana filmi.

Var mı? Var

İzledik mi?

Hayır

Peki soralım.

Nerede izleyebiliriz?

……………….

“Konya doğal hayat turizminin de merkezi olabilir.

Mesela Tuz gölü yerli ve yabancı turist tarafından bilinmemektedir. 

Tuz gölü ile ilgili olarak yeni bir turizm anlayışı geliştirilebilir.

Konya’nın bu konuda özellikle yabancı turist konusunda ilgisi çekilebilir”

…………..

Tuz gölü ile ilgili turizm olarak hiçbir çalışma hatırlamıyorum

………….

Yine yazılı acı bir KONYA gerçeği

“KONYA’NIN KENT AMBLEMİ NET DEĞİLDİR

Amblem bazılarınca Mevlana bazılarınca Kartal olarak bilinmektedir.

Amblemin muğlaklığı ortadan kaldırılmalıdır.”

……………..

Tuğrul İnançer bile 22 yıl önce şöyle yazılı bir ifadede bulunmuş

“Kartal Sembolü bugün ABD’nin de, Suriye’nin de Arnavutluk’un da Rusya’nın da sembolüdür.

Konya bu konuda noksan olarak görünmektedir.

Anadolu medeniyetinin Horasani olmadığını da görmeliyiz.

Konya demek Mevlana Rumi demektir.

Aksi abesle işgaldir.

Konya Mevlana’dır vesselam” 

……………..

Allah var

Bende bilemedim

Arama motoruna girdiğim zaman karşıma en çok Büyükşehrin bu logosu çıkıyordu 

Demek ki içinde olduğumuz için bilmiyoruz ama daha Konyalının dahi şu diyebileceğimiz bir kent amblemimiz yokmuş 

…………………….

Ahmet Özhan ise 22 yıl önce şu konuya dikkat çekerek şöyle yazılı bir rapor vermiş

Özhan ”Konya’nın Alaaddin tepesiyle Hz. Mevlana arasında bulunan bir yer olduğunu ancak Türbe-i Şerif’in sol tarafının yitirilmiş ve çarpık bir kentleşmeye maruz bırakılmış olduğundan Hz. Mevlana Konya’sının geri iade edilmesinin gerekli olduğunu ifade etmiştir.

Pazar olan sağ tarafın bile başlı başına bir Konya olduğunu öne süren Özhan, çok özel bir eğitim olan Mevlevilik eğitiminin ilmi yollardan kazanılmasının önemine değinmiştir”

…………

Tabii 22 yılın sonunda özellikle türbenin ön kısmı son derece başarılı bir mimari ile adeta modern çağın Mevlana Konya’sı görüntüsüne kavuştu.

Şimdi de Uğur İbrahim Altay ve Hasan Kılca Başkanların ortak çalışmalarının özellikle Türbenin bize göre arka ve yan kısımlarında yepyeni bir Konya ayağa kaldırılacak.

 ………….

Yine bu sonuç bölümünde bazı yazılı fikirler dikkatimi çekti.

“Konya’nın kendine has eğlence kültürü yeniden değerlendirilebilir.

Eski Meram eskisi gibi eğlence merkezi haline getirilebilir,

Doğu eğlencelerinin merkezi Konya olabilir.”

…………….

Çok zor.

…………

“Konya bisiklet sporunun merkezi olarak düşünülebilir.

Uluslararası Fransa bisiklet turu gibi.”

…………..

Hadi canım oradan.

Konya Büyükşehir başta Velespit Müzesi olmak üzere bisiklet yolları tramvay ve otobüslerde bisiklet için son teknolojik yatırımları yapsa da şunu kabul etmeliyiz ki Konya artık Türkiye’nin tek uluslararası Cumhurbaşkanlığı Bisiklet turunda bile yer almıyor

Sanayici iş adamı hayırsever isim Erol Küçükbakırcı Bisiklet Federasyonu Başkanı iken bunu Konya olarak görmüştük

Sonuç?

Konyalı Başkan Erol Küçükbakırcı’yı Konyalılar olarak yedik bitirdik.

…………..

Doğru ya da yanlış hani “Altın tas ve akrepler meselesi 22 yıl değil 122 yıldır KONYA için geçerliliğini koruyan maşallah”.

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Yarından bir şeyler beklemekle geçiyor ömrümüz.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ? 

Ereğli-Adana yolunda otomobil motor ya da bisikletliler olarak ışıklara göre hareket etmeyi becerebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz

Yorumlar
Z
Ziyaretçi 3 saat önce
yarım asır geçti nalçacı caddesi ana arter hizmet böyle olur cek cak yaptık ettik kitap kültür görsel iyi gibi gözüksede daha geriledi kaba saba insanlar eski insanlara bir bakın okumamışlar ama naif insanlar hatta şimdiden daha bilgili hiç birimiz gerçekleri görmek istemiyoruz fakat ailelerimize baktığımızda ne kadar geriye düştüğümüzü görüyoruz.görsel herşey iyi ama içi boş maneviyat ve ahlak yok kafalar içi boş. elitler dedikleriniz kamu kaynaklarını birşekilde kullanıp zenginler.
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 3 saat önce
son 22 yılda şehrin tüm tarihi yok edildi kentsel dönüşüm denilerek ucube kimliksiz siteler inşa edildi seçkin zümreler yine kendi çalıp kendi oynarken biz marabalar daha da fakir oldu.sanayi siteleri mantar gibi yetişirken bir marka çıkaramayan Konya sanayisi sanayicilikten ziyade emlakcılık yapar oldu.
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 2 saat önce
ÇOK İYİMSER BİR YAZI.KONYADAKİ ZENGİNLERİN KAYNAĞI DEVLET.ZENGİNLERİN BİR KÜLTÜRÜ YOK.KONYADA EĞLENCE KÜLTÜRÜ YOK.KOCA ŞEHİRDE BİR TANE İÇKİLİ LOKANTA YOK.VİZYON YOK.
BEĞENME
2
CEVAPLA