FATİH ÖZGÖKÇEN, ÖMER ATİKER, PROF. DR. LEVENT YILMAZ VE KONYAMIZ
Bugün petrolün varili ne kadar oldu, Amerika Merkez Bankası, İsrail’in yine çirkin saldırıları, Ankara’da maden işçilerinin İçişleri Bakanımızın devreye girmesi ile mutlu sonu, Türkiye’deki yeni maden alanları, asgari ücretliye ara zam var mı yok mu? İşlerine girmenin bir anlamı yok.
Çünkü hayat her türlü kendi küçük dünyasında dönüp gidiyor.
Rahmetli babamın dediği gibi: “Her evde bir fener yanıyor ama dışarıdan hiç kimse o fenerin nasıl yandığını bilmiyor.” derdi.
Hiç kimse, hiç kimsenin kendi tekerini nasıl döndürdüğünü bilmiyor.
Onun için Allah herkese güç kuvvet versin. Teker dönüyorsa ama yavaş ama hızlı ama eğri ama büğrü dönsün gitsin. Allah tekeri dönmeyenlere sabır versin, onların tekerleri de dönsün inşallah.
Bugün izninizle biraz yerelleşelim, hatta iyice yerelleşelim.
………………..
BAŞKAN FATİH ÖZGÖKÇEN
NE YİYOR NE İÇİYOR
BİLMİYORUM AMA
İNANILMAZ BİR PERFORMANS
YAKALAMIŞ DURUMDA
Önceki gün AK Parti Konya İl Başkanı, Konyaspor Kulübü Başkanlığı’ndan bu yana hiç kimse kusura bakmayacak ama abi kardeş, hatta “sırdaş” olduğumuz Fatih Özgökçen ile kısa bir sohbet yaptık.
Fatih Başkan’ın siyaseti beni hiç ilgilendirmez ama ikimiz de çok iyi birer Konyasporluyuz. En büyük ortak özelliğimiz de bu zaten.
Dostluğumuz da Konyaspor vesilesiyle başlamıştı.

Fatih Başkan’ın gerçekten kendine özgü bir vizyonu, misyonu, heyecanı, yol yöntem ve üslup bilme yeteneği var.
Her AK Parti il başkanı gibi çok çalışıyor, az hata yapmaya çalışıyor.
Yalnız AK Parti il başkanı dedik ya, her il başkanının kendine özgü bir yoğurt yiyişi vardır. Bu vesileyle tüm eski il başkanlarımıza en içten ve samimi saygılarımı sunuyorum.
Fatih Başkan’ın performansı artık şehir merkezinden öte ilçelere, ilçelerin de en gariban, en tenha, en az insanın olduğu mahallelere, sokaklara yayılmış durumda.
Fatih Başkan’a önceki günkü sohbette sordum: “Abi Allah aşkına sen ne yiyorsun, ne içiyorsun? Sağlığına dikkat ediyor musun?” dedim.
Fatih Başkan’ın muhteşem hayalleri var. Hiçbirini yazma şansım yok çünkü bizimki özel sohbetti.
Yalnız şunu yazmazsam karnımın şişine indiremem.
4-5 gün içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Fatih Başkanı çağıracakmış.
….
BAŞKAN ÖMER
ATİKER’İN ARTIK
YÜZÜ GÜLÜYOR
Bizim tempolu koşturmacalarımız arasında bir ara Atiker Holding’e uğradım. Konyaspor Kulüp Başkanı, genç ve başarılı sanayici iş adamı Sayın Ömer Atiker ile sohbet ettik.

Konya için 40 yıldır iddia ettiğim bir konu var:
“Bu şehirde en zor görevlerden, en sıkıntılı, en stresli; ne yaparsanız yapın sonunda kötü olacağınız bir görev, kimlik, unvan vardır.
Bu tek kelimelik ateşten gömlek giyme işi sonunda hep üzülen BAŞKANLIK sıfatı, sadece ve sadece Konyaspor Başkanlığı içindir.”
Konyaspor Başkanlığı’nın ne kadar çileli ve ateşten gömlek giyme işi olduğunu en iyi bilenler arasında yer alan Sayın Ömer Atiker’in, ilk günden bugüne geldiğimiz noktada nadir yakaladığım MUTLU, NEŞELİ anlarından birisindeydik.
Ve bu mutluluk ve neşeli durumun nedeni Konyaspor’un puan cetvelindeki konumu, Ziraat Türkiye Kupası’nda elde etmiş olduğu dereceler falan değildi.
Elbette bunlar da Ömer Başkan için birer gerekçe olsa da Ömer Başkan’ın en büyük hayali, Konyaspor’un maddi yönden finansal geleceğini biraz olsun rahatlatmaktı.
Eee, ne de olsa Ömer Başkan kendini ispatlamış, genç yaşına rağmen dünya markası şirketleri ile dünya piyasasındaydı.
Farklı sektörlerde dünya markası olan Atiker, artık Konyaspor için de maddi olarak kalıcı bir şeyler yapmalıydı.
Ömer Başkan’ın hayali bu.
Ve bu hayal, Konyaspor ve Konya adına kısa süre sonra açıklanacak olan, kâğıt üzerinde hukuksal alanda resmileşmiş müjdeleri de kulüp herhâlde açıklar.
Bugünlük tek diyeceğim konu, Ömer Başkanı ilk defa bu kadar mutlu, bu kadar neşeli ve bu kadar güler yüzlü görmemiz oldu.
Bu konuda son cümle:
“Bu şehrin başkanları mutlu olursa, yüzleri gülerse şehir güler, biz güleriz, mutlu oluruz.”
………………..
PROF. DR. LEVENT YILMAZ’A
ÇOK ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM
Dün öğle saatlerine doğru bir mahalle muhtarımız aradı. Biz “alo” der demez:
“Abi hemen Haber Global’i aç, Profesör Dr. Levent Yılmaz seni anlatıyor.” dedi.

Hemen Haber Global’i bulduğum zaman Selver Gözüaçık ile Metehan Demir ve bir dönem Konya’nın kıymetini bilemediği için Ankara’ya giden, bugün Türkiye’de ekonomi programları konuşulduğu zaman her ekranda canlı yayın konuğu olarak çıkan, bizlerin de fırsat buldukça gururla kendisini takip ettiğimiz Prof. Dr. Levent Yılmaz, Avustralya’da yerel basına verilen destekleri konuşuyorlardı.
Bir ara Levent Yılmaz:
“Konya’da bir Uğur Özteke var, gazeteci. 2007 yılında bana yerel gazeteciliği anlattı, konuştuk birkaç defa ve bir gün yine bana ‘Sen artık Konya’da kalmayacaksın, gideceksin; Ankara’da, İstanbul’da gazetecilik de dâhil çok başarılı olacaksın’ demişti. Daha sonra Uğur abiyle sürekli gazetecilik üzerine temaslarımız oldu. Uğur abi çok destek oldu, elimden tuttu.
Anadolu’da çok güçlü gazeteciler var. Konya bölümünde Uğur abiye ve Mustafa Akgül’e çok teşekkür ederim.”
demez mi?
O ortamda 4-5 kişi bu programı izliyorduk.
Çok mutlu oldum, çok gururlandım.
Bu cümleler de çok hoşuma gitti doğrusu.
Yıl 2007…
Yıl 2026…
Birlikte olduğumuz genç beyinlerin, genç yüreklerin Türkiye’ye mal olmaları kadar güzel bir şey var mı?
Levent kardeşim, hep mutlu ol, hep başarılı ol. İnanıyorum ki çok daha güzel yerlerde olacaksın. Allah seni ve senin gibi vefalı dostlarımızı mahcup etmesin.
………………..
AKŞEMSETTİN MAHALLESİ
SAKİNLERİNİN
BİR RİCASI VAR
Çarşamba günü akşam Akşemsettin Mahallesi’nden bir okurumuzdan önce şu fotoğraf geldi, ardından da şöyle bir rica:

“Merhaba Uğur Bey,
Görüntüdeki çöp kovası Akşemsettin Mahallesi Demirbilek Sokak’ta en az bir haftadır böyle.
Çöpün yanındaki budanmış olan ağaç atıkları alınmamakta. Budamayı yapan kişilerin belediyeye haber vermeleri gerekirken muhtemelen haber vermemişler. Ayrıca çöp alan arkadaşların da çöp aldıkları zaman bu atıkları alacak diğer ekiplere haber vermesi gerektiğini düşünüyorum. Burası Konya olduğu için biz artık temiz Konya’da böyle görüntülere alışık değiliz.
Bu durum en az bir haftadır böyle. Bu çöpün bu şekilde durduğunu düşünmeye başladık.
Ayrıca yanında bulunan aracın da iki gündür orada park hâlinde olduğunu söylemek istiyorum. Bilmiyorum, bu bize temizlik hususunda daha dikkatli olmamız gerektiğini hatırlatması gerekir diye düşünüyorum.
Saygılarımla.”
……
Değerli okurumuza o anda da teşekkür ettim, şimdi bir kez daha teşekkür ediyorum.
Şehir bizim şehrimiz. İyisiyle kötüsüyle her şeyine sahip çıkacağız. Güzellikler sizlerin olsun, sorunları birbirimizle paylaşacağız. Güzel şehrimize en küçük bir gölgenin, karanlık, üzücü noktanın kalmaması için de sorunlarımızı paylaşacağız.
………………..
SEDAT ERTAŞ
ABİMİZDEN
SON LİMON
FİYATLARINI ALDIK
Dün bizi arayıp soran, dertleşen, yazılarımızı yorumlayan büyüklerimizden, aynı zamanda sıkı okurlarımızdan birisi olan Sedat Ertaş abi arıyordu.

Sedat abi, bu şehrin belki 60 yıl öncesinden bakkallık yapan, tüpçülük yapan, ticaretini geliştiren; kültür, spor başta olmak üzere Konyaspor’a parasını, pulunu, vaktini, enerjisini harcayan; bu işe vefasız Konya’nın maalesef unuttuğu yaşayan hafızalarındandır.
Sedat abi, bu şehrin en iyi, en sıkı yerel gazete ve yerel basını takip eden isimlerinden birisidir.
Neyse, Sedat abi dün özetle şöyle söylüyordu:
“Uğurcuğum, Konya’daki yerel markette limon 150 TL diye yazmıştın.
Ben Konya’nın fiyat bakımından en yüksek semt pazarlarından olan Meram Yaka’daki Melikşah Pazarı’na gittim. İnan, burada 80 TL’den en pahalısı 130 TL’ye kadar limon vardı.
Kilosu 130 TL olan limon da tek tek kâğıda sarılı vaziyetteydi.
Maalesef limonun, domatesin, salatalığın fiyatları o gün hâle gelen ürünün çokluğu ve azlığı ile de direkt orantılı.
Bunu seninle paylaşmak istedim.”
diyordu.
Teşekkürler Sedat abiciğim, saygılar sunuyorum. İyi ki varsınız.
………………..
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Sermayeniz adamlıksa, her ticarette başarılı olursunuz.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ
İş merkezlerinin olduğu bölgede, yasak olmasına rağmen döner kavşak içerisine araçlarımızı park etmediğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.