Kötü komşuyu karşılıksız sever misiniz?
Apartmanınızda iki komşu esnaf var, biri grossmarket, diğeri bakkal dükkânı işletiyor. Bakkal dükkânı işleten saygılı, güler yüzlü, esnaf gibi esnaf; diğeri elbette daha ucuz ürünler satıyor ancak apartmana affedersiniz kan kusturuyor, araç yerinizde gözü var, gürültüsünden yaygarasından, verdiği huzursuzluktan bıkmış durumdasınız, tüm apartman yaka silkiyor. Alışverişlerde daha ucuz diye bu komşunun dükkanını tercih eder misiniz? Yunanistan. Tarih boyu önce sinsi ama günümüzde artık açık açığa düşmanlık sergiliyor, ülkeme karşı silahlandığını açıkça itiraf ediyor, “düşmanımın düşmanı dostumdur” kuralına uygun kuyruk acısı olan tüm ülkelerle size karşı ortak düşmanlıklar, tehditler peşinde. Geçmişte de arkasına aldıklarıyla ülkeme karşı hep düşmanlık sergilemiş zaten, denize dökülürken bile verdiği zararın haddi hesabı yok ama hep bir başka ülkenin arkasına saklanıp ucuz kurtulmuş. Kıbrıs’ta yaptığı mezalimler, uyduruk Megali idea hayalleri de unutulmaz. 1974 Barış Harekâtı sonrası çıktığı NATO'ya karşılıksız dönme konusunda bile Kenan Evren rızasıyla amacına ulaşmış ancak bugün sadece Avrupa Birliği hayallerimize tampon olmakla yetinmiyor, bizi uluslararası arenada haksız şekilde sızlanmalarla güç duruma düşürme amacında ve bunu da gizlemiyor üstelik. Bizler mi, nedense milletimin bazı fertlerinin gözünde Yunanistan pek değerli, sirtakiye bayılırız. Biz karşılıksız severiz oysa mütekabiliyet var. Amerika’nın en tanınan yoğurt markası bir Türk’e ait ama Greek yoghurt diye satılıyor. Kapadokya’da bir otantik mekân ülkemiz yemeklerini Old Greek House adı altındaki tesiste pazarlıyor. Yunanistan bizim eserleri yok etme derdinde, yıllardır cami yapmamıza engel, bizim eserlerden Osmanlı izlerini silme baş hedefleri; sonra örneğin baklavamıza sahip çıkıyorlar diye haykırıyoruz; oysa onlar almıyor, biz veriyoruz her şeyi. Yıllar önce bu denli düşmanca tutumlar göstermedikleri dönemde gittiğim Yunan adası girişinde Turizm bürosundan aldığım broşür “Türklerden kurtulduğumuz kutlu ay” gibi aslında benim yumuşattığım ifadelerle başlıyordu ve ben tüm gün “Türküz , Fatih Sultan Mehmet Han torunlarıyız” diyerek dolaştım hatta eşim ve kızım başıma bir şey geleceğinden korktular. Yıllardır Yunan adaları kuyruğundayız, facebook “Türkiye’de tatil yapmayın, Yunan adaları daha ucuz, buraya gelin “paylaşımları yapan vatandaşlarımın görüntüleriyle dolu. Kapıda vize uygulamalarıyla bile sıra beklerken yılmıyoruz, kuyruklardayız, Yunan adalarına ekonomik kalkınma sağlama çabasındayız, öyle ki kapıda vize uygulamasına dahil olmak için tüm adalar Yunan hükümetine baskı yapıyorlar. Peki biz bize dönecek silahlara niye destek oluyoruz? Hükümetimiz tartışılan yurt dışı çıkış harcını Yunan adaları için on kat artırsa mesela, Yunan milletine para saçmaktan vaz geçer miyiz?