KONYA’DA LİMON 150 LİRA OLMUŞ
Bugün yine şehir ile ilgili direkt ve en direkt konularla sizlerle birlikte olmaya çalışacağız.
Ama izninizle her şeyimiz olan velinimetimiz dediğimiz siz okurlarımızdan gelen bir yorumla başlamak istiyorum
Değerli okurumuz şöyle sitemde bulunuyordu;
“Uğur Bey yıllarca yazılarınızı okuyorum.
Kızmayın ama çok değiştiniz.
Eskiden Konya'nın sorunları ile ilgilenirdiniz
Konularınız daha bölgesel ve evrenseldi.
Sayenizde Konya'nın birçok sorunu çözülürdü.
Şehrin yöneticileri sizin yazılarınızdan korkardı
Şimdi bakıyorum sürekli insandan bahsediyor ve şehrin yöneticilerini övüyorsunuz.
Hal böyle olunca şehrin yöneticileri sizin yazılarınızdan korkmuyor
Çünkü yazmıyorsunuz belki de yazamıyorsunuz bilmiyorum.
Yazamıyorsanız lütfen tadında bırakın”
……………
Bu değerli okurumuza bu kadar net bu kadar olgun ve gerçekçi yorum yaptığı için huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum.
Okurumuz o kadar güzel tespitlerde bulunmuş ki
“Eskiden çok güzel yazılar yazıyordunuz”
Vallahi geçen Pazar günü 2005 yılında MEMLEKET Gazetesinde yazar iken yazdığım yazılardan oluşan yıllık yazı kitaplarıma rast geldim.
2005 de yazdığım köşe yazılarını bu kitaplarda okudum.

Vallahi o yazılarla gurur duyarken bugün yazdığım yazılardan da utandım.
Ama bu değerli okurumuzun nezdinde şöyle bir empati yapma şansımız var mı?
20 yılda kim ne kadar değişti?
20 yılda Müslüman Türk kimliği ne kadar değişti?
20 yılda ülke en üstten en altta değerlerinde ne kadar değişti?
……………………
Şu son cümle de büyük anlam taşıyordu
“Yazamıyorsanız lütfen tadında bırakın”
………….
Haklısınız kendi vicdanımda inanılmaz gel gitler yaşıyorum.
Eğer bir gün birden bu sütunlarda beni bulamaz iseniz bilin ki 24 saat önce Konya’yı terk etmiş olacağım.
İnşallah…İnşallah.
Hayırlısı ile.
O gün….
Belki yarın belki yarından da yakın olabilir.
……………
Hayırlısı ile inşallah
KONYADA LİMON
150 LİRA OLUR MU?
Ben sabah çayımı çok erken içerim.
Eğer Konya’da isem.
Olağanüstü bir durum yok ise.
Kahvaltıya bile davetli olsam
07 de eşimle mutlak çayımı içerim azda olsa kahvaltımı yaparım
Sabah ilk çayımı çay keyfinde değil şifa niyetine sağlık için içerim.
Çayım ılık olacak içinde taze nane yaprağı limon ve bal olacak.
Şimdi Rizeli okurlarımız diyecekler ki
“Bu da çay mı Allah aşkına?
Çaydan başka her şeye benzemiş”
Haklısınız zaten ben bunu çay keyfinde değil şifa niyetine içiyorum.
Hatun işte dün sabah çayımı getirirken bu kez kesip dilimlememiş hatta kesmemişti bile
Kesilmemiş bir limon ve bıçağı getirip
“Al hayatım bu da limonun.
Kilosu 150 lira olmuş.
Yazık vallahi yazık ve günah” demez mi?
………..

!!!
Hatun kime ve neye yazık günah diyordu ki.
Limona bana mı paraya mı çaya mı?
Hatun öfkeli olunca sustum.
Kendimde de küstüm kırıldım.
Ve dün sabah çayımı taze nane yapraklı ballı içerken limonsuz içtim.
Bir ara acaba hatun limonu kesmediğimi görmüştür diye laf attım
“Ya hakikaten limon 150 lira mı?” diye sordum.
Kafasını kaldırmadı telefonuna baktı kısa bir süre sonra şöyle dedi
“Limonu dün ……. aldım (Konyalı yerel bir market zincirini söyledi)
………….. (Ulusal Konya’daki bir market zincirini kastederek
“Burada da limonun kilosu 200 TL”
……………..
Bakmayın siz benim insanlar halinden memnun dediğime
Ben böyle yazmak zorundayım.
İşte bugün de kibarca bizim evde bile bir limon yüzünden bir limonun aşırı fiyatları yüzünden hatundan fırça yediğimi ve artık çayımı limonsuz içmek zorunda kalacağımı yazabiliyorum.
ANLAYANA SİVRİ SİNEK SAZ
ANLAMAYANA DAVUL ZURNA AZ
…………..
BENİM İŞİM
GEZMEK,
DURMAK
ASLA YOK
Rahmetli Enver Ören abimin sohbetlerinde bizlere çok güzel sözlerinden birisi de
“GEZEN TİLKİ YATAN ASLANDAN EVLADIR” derdi

O yüzden fırsat buldukça çıkar dolaşırım.
Asla eli boş oturmam.
Dünde önceki gün akşamda Konyaspor-Trabzon maçından sonra durmadan oradan oraya ziyaretlere gittim.
Bu ziyaretlerden birisi de şehrin başarılı beyefendi olgun akıllı dost hukukçulardan Bülent Aksoy abimizi ofisinde ziyarete gittim
İlk kez yeni ofisine gidiyordum
Dün burada iki güzel insan ile tanıştım.
Birisi benim yıllarca tanıyıp bildiğim KORKMAZ aşiretinden Arap Şıh Korkmaz’ın oğlu Cengiz Korkmaz idi.
İlk defa karşılaşıyorduk.
Ama o iki saatte birbirimize yüreklerimizi öyle açtık ki.
İlk defa birlikte olmamıza rağmen ayrılırken sanki 40 yıllık dost ahbap gibi olmuştuk.
Kimse işi başka yerlere çekmesin ama bizim bölgenin Kürtleri var ya Korkmaz aşiretinin fertleri gibi gerçekten ADAM gibi ADAMLARDIR.
Korkmaz aşiretinde bir Cengiz Korkmaz’ı tanımıyordum.
Şimdi artık kendisini tanımış oldum.
Allah kendisinden razı olsun.

Bu sohbette sosyal medyadan tanıştığımız ama yine ilk kez yüz yüze geldiğimiz genç iş adamı Alper Altuntaş idi.
Alper Bey’de aslen Niğdeli olmasına rağmen 25 yıldır Konya’da yaşamaktan ticaretle ilgilenmekten tek kelime ile tam bir Konyalı olmuş.
Bülent Aksoy abimizin ofisinden ayrılırken hem kendilerine hem de bu iki yeni dost samimi içten insana teşekkür ediyordum
BU TRABZONLULARI
GERÇEKTEN SEVİYORUM
Önceki gün akşam Konyaspor-Trabzon maçının ardından son derece keyifli olarak eve dönmek yerine Mehmet ve Ahmet Günbaş kardeşlerin babalarını kaybetmeleri nedeni ile taziye ziyaretlerine gittim.
Gecenin o vaktinde taziye aracında Günbaş kardeşler ile birlikte Konya milletvekilimiz Sayın Hakan Özer, Trabzonlu dostlarımız Refik Bektaşoğlu, Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, eğitimci yazar Sabri Yazıcı ve isimlerini bilmediğim iki Trabzonlu vardı.

Biz gelince yine lüzumsuz konuşmalarımızdan dolayı birden taziye evini Konyaspor Trabzonspor sohbetine döndürüverdik
Gerçekten Trabzon ile Konya arasında spordan, futbol hatta futboldan öte bir gönül bağı var.
Anadolu’da özellikle de Konya’da Trabzonspor’a karşı büyük bir sempati var.
Hatta benim çevremde öyle orta yaş grubu ve biraz daha küçükler arasında Trabzonspor’u tutanlar bile var.
Neyse bu taziye aracında Trabzonlu dostlarımızın Konya ve Konyaspor için güzel duygularını düşüncelerini dinlerken Hakan vekilim ile göz göze gelip büyük keyif alıyorduk
Yalnız bu noktada Konyaspor ile ilgili bir çift söz söylemem gerekirse
“Yahu kazanmak nasıl büyük keyif imiş.
Hele hele önce Şampiyon Galatasaray’ı sonra Fenerbahçe’yi ve ardından da dost Trabzonspor’u yenmek ne büyük keyif imiş.”
Bize sporsever olarak bir çömlek dolusu altın verseler vallahi o gece bu kadar mutlu olamazdım.
Konyaspor için maşallah diyelim.
Ve Allah’ım nazarlardan koru bu fedakar az sayıda da olsa Konyaspor’a gönül vermiş insanların yüzlerini hep böyle güldür inşallah diyelim.
MEHMET BAYKAN
MUSTAFA KÜÇÜKMERAL
VE SÜLEYMAN KÖPRÜLÜ
İLE HASRET GİDERDİK
Düğün dernek işlerine pek yetişemesem de cenaze hasta ziyareti hatta cezaevi ziyaretleri benim için çok farklı anlam taşır ve çok çok önemlidir.
İnsanların gerçek yüzlerini ve her an başımıza nelerin gelebileceğini buralarda görür halime binlerce kez şükrederim.
İşte Günbaşların cenazesinde de uzun süredir göremediğim birçok isimle kucaklaştık sarıldık ve ayak üstü birbirimize göndermeler yaptık

İşte bir ara Sayın vekilimiz Mehmet Baykan uzun süredir göremediğim ama tüm insanlıkları tüm adamlıkları bir yana tek kelime ile doğa ve hayvan tutkunu Mustafa Küçükmeral abim ve Konya’nın yine yaşayan hafızalarından Süleyman Köprülü abimiz ile dertleştik.
Bu insanlar inanın şehrin görünmeyen mütevazi kahramanlarıdır.
SAYIN VALİMİZ
İBRAHİM AKIN
VE KONYA POLİSİNE DE
TRABZON MAÇI
İÇİN TEŞEKKÜR EDELİM
Bizim yerel yazıların 60-70 yıl sonra nasıl tarihe not düşeceğini inşallah önümüzdeki günlerde biraz buruk biraz da gururla sizlerle paylaşacağım.
Onun için bugün Trabzonspor denildiği için tarihe not düşmek adına bu kritik ve zorlu maçta tribünde takımımızın başında yerini alan Sayın Valimiz İbrahim Akın Beye

Ve böylesine kritik tarihi ve sıkıntılı Trabzon maçında bir tek olumsuz olayın yaşanmaması için alarmda geceyi gündüze çeviren Konya polisine teşekkür ederim.
Biz burada teşekkür ettiğimiz zaman birileri bu işin şehir adına önemini kavrayamıyorlar.
Mesela yukarıda dedik yaa.
Taziye aracındaki spor muhabbetinde Trabzonspor fanatiği dostlarımız Trabzon Emniyetinin mesela Fenerbahçe maçlarında aldığı tedbirden rahatsızlıklarını dile getiriyorlardı.
O anlarda ben ise gurur duyuyordum.
Niye?
Çünkü o tarihi maçlarda bir tek kişinin burnu dahi kanamıyorsa Emniyetin başında Konyalı Müdür Ali Loğoglu vardı da onun için
Ali Müdürüme de selamlar saygılar
MUSTAFA İBALI’YI
KAYBETTİK
Dün aldığımız üzücü vefat haberlerinden birisi de Hacıbalı Rulman’ın sahibi Mustafa İbalı abimizin hayatını kaybetmesi idi.

Mustafa Abi ile en son Ramazan ayında iftarda birlikte idik.
Hatta gazetemizde bu iftar programından fotoğraflarla da haberini yapmıştık
Mekanın cennet olsun Mustafa abi Allah rahmet eylesin
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Çekiç olmak istemeyen, tarihin örsü olacaktır.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bosna-Kampüs hattındaki bazı dolmuş sürücüleri alt ve üst geçitlerin ayağında yolcu indisi bindisi yapmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz.