BİLİNÇSİZ İLAÇLAMA SOFRADA TEHLİKE DEMEKTİR
Tarımsal mücadele sezonunun başladığı bu günlerde, sahada yapılan her uygulamanın yalnızca bugünü değil, yarını da etkilediğini unutmamak gerekir.
Üretimde verim kadar önemli olan bir diğer husus ise sağlıklı, güvenli ve sürdürülebilir üretimdir.
Bitkisel üretimde hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mücadele kaçınılmazdır.
Ancak burada kritik olan, nasıl mücadele ettiğimizdir. Yıllardır alışkanlık haline gelen “önce ilaç” yaklaşımı artık yerini daha bilinçli ve bilimsel yöntemlere bırakmak zorundadır.
Çünkü kimyasal mücadele, başvurulacak ilk değil, en son çare olmalıdır.
Öncelikle kültürel önlemler alınmalı; doğru çeşit seçimi, uygun ekim zamanı, dengeli gübreleme ve sulama gibi uygulamalarla bitkinin direnci artırılmalıdır.
Mekanik ve fiziksel yöntemler devreye sokulmalı, mümkün olan her durumda biyolojik ve biyoteknik mücadele tercih edilmelidir.
Ancak tüm bu yöntemler yetersiz kaldığında kimyasal mücadeleye başvurulmalıdır.

Pestisitlerin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı; insan sağlığını tehdit etmekte, toprak, su ve hava gibi doğal kaynakları kirletmekte, faydalı böcekleri yok ederek doğal dengeyi bozmakta, zararlıların zamanla direnç kazanmasına neden olmakta, ürünlerde kalıntı bırakarak ihracatta ciddi sorunlara yol açmakta ve en nihayetinde üretim maliyetlerini artırmaktadır.
Bugün dünyada ve ülkemizde pestisit kullanımını azaltmaya yönelik güçlü politikalar uygulanmaktadır.
Özellikle Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda 2030 yılına kadar pestisit kullanımının %50 azaltılması planlanmaktadır.
Yine gıda güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan hızlı uyarı sistemleri ile riskli ürünler piyasadan hızla çekilmekte, üretici ve ihracatçılar ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır.
İşte tam da bu noktada “Reçeteli Tarım” uygulamaları büyük önem kazanmaktadır.
Bitki koruma ürünlerinin, mutlaka konu uzmanı teknik elemanların önerisi ve reçetesi doğrultusunda kullanılması gerekmektedir.
Bu yaklaşım hem gereksiz ilaç kullanımını önler hem de doğru zamanda, doğru dozda ve doğru yöntemle uygulama yapılmasını sağlar.
Unutulmamalıdır ki; bilinçsiz kullanılan her ilaç, sadece zararlıyı değil, toprağımızı, suyumuzu ve geleceğimizi de etkiler.
Bu nedenle en doğru yaklaşım; entegre mücadele anlayışını benimsemek, tüm yöntemleri birlikte ve dengeli şekilde kullanmak, kimyasal mücadeleyi ise zorunlu hallerle sınırlı tutmaktır.
Hedefimiz; çevreye zarar vermeyen, kalıntı riski taşımayan, insan sağlığını koruyan, ekonomik ve sürdürülebilir bir üretim modelidir.
Güvenli gıda, sağlıklı toplum ve güçlü bir tarım sektörü için reçeteli ve bilinçli üretim artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Unutmayalım;
Toprağı korumak, geleceği korumaktır.