Konya
Açık
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,9038 %0.07
52,8748 %-0.12
6.908,20 % -0,65
Ara

Temiz Enerjide Türkiye Vites Yükseltiyor

YAYINLAMA:

Tüm dünyada ilerleyen teknolojiye bağlı olarak kişilerin elektrik enerjisine olan ihtiyaçları da artış gösteriyor. Elektrik enerjisi üretiminde kullanılan mevcut fosil kaynakların sınırlı olması ve gün geçtikçe azalmaları ve bir gün tükenecek olmaları nedeniyle, bir yandan elektrik enerjisi tasarruf çalışmaları sürdürülürken diğer taraftan da yenilenebilir kaynaklar kullanılarak elektrik enerjisi üretilmesi üzerinde çalışmalar büyük bir hızla devam ediyor.

Türkiye, yerli enerji kaynakları ile enerji ihtiyacını karşılayamamakta. Mevcut fosil kaynaklı enerji rezervlerinin gelecekte tükenecek olması, şu anda büyük bir bölümünü ithal eden bir ülke olarak Türkiye’yi, artacak olan fiyatlardan ve teminindeki problemlerden dolayı zora sokacaktır. Bu nedenle elektrik enerjisi üretimini yenilenebilir kaynaklara doğru yönlendirmemiz, mevcut hidrolik kaynaklarımız ile birlikte rüzgâr ve güneş enerjisinden çok daha fazla faydalanmamız gerekmektedir.

Yenilenebilir enerji kaynakları, rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi, su gücü, biyokütle enerjisi, deniz dalgalarının gücü, jeotermal enerji ve benzeri biçimlerde karşımıza çıkar. Ancak yıllarca süren çalışmalar göstermiştir ki, bunlar arasından rüzgâr ve güneş enerjisinin doğrudan elektrik enerjisine dönüştürülebilmesi daha pratik ve kolaydır.

Türkiye'de rüzgâr ve güneş enerjisi, 2025'te ilk kez elektrik üretiminin beşte birinden fazlasını sağlarken, bu oran Türkiye'yi Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya'daki 16 ülke arasında lider konuma taşıdı.

Londra merkezli uluslararası düşünce kuruluşu Ember, Türkiye'nin 2025 yılı elektrik üretim verilerinin analiz edildiği ve bu üretimin Avrupa ve bölge ülkeleriyle karşılaştırıldığı Türkiye Elektrik Görünümü 2026 raporunu yayımladı.

Bu yıl beşincisi hazırlanan rapora göre, Türkiye'de geçen yıl rüzgâr enerjisinde 1,9 gigavatla tüm zamanların en yüksek kurulumu gerçekleşti, güneşten elektrik üretimi ise hızlı artış gösterdi. Böylece, rüzgâr ve güneş enerjisinin elektrik üretimindeki toplam payı ilk kez yüzde 22'ye ulaştı. 

Rüzgâr ve güneşin elektrik üretiminde ulaştığı payla Türkiye Avrupa'da talebi en yüksek 24 ülke arasında rüzgârdan elektrik üretiminde 15'inci, güneşten üretimde 14'üncü ve toplam yenilenebilir kaynaklardan üretimde ise 16'ncı sırada yer aldı.

Türkiye, Global Energy Monitor raporuna göre, işletmede bulunan hidroelektrik kapasitesiyle dünyada en yüksek kapasiteye sahip 20 ülke arasında ilk 10'a girdi. En fazla hidroelektrik kapasitesine sahip 20 ülke arasında listenin zirvesinde yer alan Çin, 354 bin 231 megavatlık devasa kapasitesiyle küresel hidroelektrik üretiminin yüzde 29'unu tek başına karşılıyor. Çin'i 101 bin 85 megavat ile Brezilya ve 91 bin 846 megavat ile Amerika Birleşik Devletleri takip ediyor. Bu iki ülke de küresel kapasitenin yüzde 8'ini oluşturuyor.

Türkiye, 24 bin 944 megavatlık işletmedeki kapasitesiyle dünyada en çok hidroelektrik gücüne sahip 9. ülke konumunda. Türkiye'nin bu kapasitesi, küresel toplamın yaklaşık yüzde 2'sine denk geliyor.

Su, güneş ve rüzgâr, temiz enerji kaynaklarıdır. Kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtlardan elektrik elde edilirken, insan sağlığına olumsuz etkiler yaratan çok sayıda zehirli madde ortaya çıkıyor. Termik santral bölgelerinde buna bağlı olarak ölümler artıyor. Oysa güneş ve rüzgârdan elektrik üretilirken hiçbir zehirli madde açığa çıkmıyor.

Güneş ve rüzgâr enerjisi, fosil yakıtların aksine elde edilmek için ekolojik yıkımlar oluşturmuyor. Gezegenimizin doğasındaki sonsuz iki kaynağı kullanıyor. Ayrıca bu sektörde çalışan insanlara daha güvenli çalışma ortamları sunuyor.

Enerji talebinin son 22 yılda üç katına çıktığı Türkiye, artan ihtiyacı karşılamak ve dışa bağımlılığı azaltmak için yerli ve yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.

Son dört yılda ikinci kez yaşanan küresel fosil yakıt krizi, temiz enerjiye geçişin önemini daha da artırdı. Türkiye'nin bu krizlere karşı yenilenebilir enerjinin gücüyle geliştireceği direnç, sadece enerji güvenliğini sağlamakla kalmayacak, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken Türkiye'ye bölgesel enerji dönüşümünde gerçek bir öncülük fırsatı sunacaktır.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *