SIFIR ATIK YAKLAŞIMIYLA: GIDANI KORU, DÜNYAYI KORU
Dünyada üretilen gıdanın önemli bir kısmının tüketilmeden israf edilmesi; doğal kaynakların gereksiz kullanımına ve karbon emisyonlarının artmasına neden olduğu vurgulanan sıfır atık gününde, gıda israfının çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarına dikkat çekilmektedir.
Gıda israfının önlenmesi; ihtiyaç kadar tüketim, doğru saklama koşulları, planlı alışveriş ve artan gıdaların değerlendirilmesi gibi basit ancak etkili yöntemlerle mümkündür.
Uluslararası Sıfır Atık Günü, bireylerden kurumlara kadar herkesin sorumluluk alması gerektiğini hatırlatmakta; gıda israfının önlenmesinin daha yaşanabilir bir dünya için kritik bir adım olduğunu ortaya koymaktadır.
Günümüzde her yıl milyonlarca ton atık; toprağa, suya ve havaya karışarak ekosistemleri tehdit etmektedir. Atık yönetimi artık yalnızca yerel yönetimlerin sorumluluğunda değerlendirilemeyecek kadar geniş kapsamlı bir konu haline gelmiştir.
Yapılan açıklamalara göre; Gelişmiş ülkeler gıdayı, daha çok marketlerde veya evlerinde israf ediyor. Bunun ekonomik bedeli 680 milyar dolar. Gelişmekte olan ülkeler ise alt yapı ve teknoloji yetersizliği nedeniyle gıdayı sofralarına gelmeden önce, hasatta, depolamada ve taşımada kaybediyor. Bunun ekonomik bedeli ise 310 milyar dolar. Yani toplamda yaklaşık 1 trilyon dolar değerinde gıda çöpe gidiyor. Ülkemizde ise yapılan araştırmalarda, özellikle taze meyve ve sebzede, neredeyse yüzde 50'lik kayıp görüyoruz. Ekmeğin neredeyse günlük 5 milyon adedini çöpe atıyoruz.
Dünya genelinde yaklaşık 2,8 milyar insan sağlıklı ve besleyici gıdaya düzenli erişim sağlayamamakta, 800 milyondan fazla kişi ise açlıkla karşı karşıya kalmaktadır. Yüksek maliyetler, yoksulluk ve iklim değişikliği, özellikle dezavantajlı bölgelerde yetersiz beslenme, bodurluk ve obezite gibi sorunları derinleştirerek gıda güvensizliğini artırmaktadır. Bunun yanı sıra; dünyada israf edilen gıdanın 3'te 1'inin dünyadaki tüm aç insanları doyurmaya yetecek vaziyettedir.
Bu nedenle dünya genelinde yaygınlaşması arzu edilen sıfır atık yaklaşımı; bireylerden kurumlara, yerel yönetimlerden uluslararası kuruluşlara kadar tüm ülke vatandaşlarını ilgilendirmekte ve sorumluluk yüklemektedir.
Bizler, günlük hayatımızda yapacağımız küçük değişiklikler büyük bir fark yaratabiliriz. Bireyler olarak tüketim alışkanlıklarımızı israf çılgınlığına dönüştürmeden gelin beslenme alışkanlıklarımızı değiştirelim. Gıda israfına dur diyelim. İhtiyacımız kadar alalım ihtiyacımız kadar tüketelim.
Gıda atıkları çöp değildir, Rabbimin bizlere verdiği nimettir. Hem bize Kur’an—ı Kerim Araf suresi 31. ayette ne buyuruluyor: (Külû veşrabû velâ tüsrifû) “Yiyiniz içiniz, israf etmeyiniz”. Gıda nimetinin değerini bilelim sokağa atmayalım. Unutmayalım ki; Gıdayı korumak dünyayı korumaktır. Kalın sağlıcakla.