ÖVGÜ İLE SÖVGÜ ARASINDA GİDİP GELEN HAYATLAR
Bayram sonrası Ramazan sonrası Konya’nın dün ilk normalleşme günü idi.
Daha normale dönmüş değiliz.
Çünkü Konya’nın normalleşmesi daha iki hafta en az 10 gün sürer.
Şimdi “Geçmiş bayramın mübarek olsun” faslı başladı.
Bizim için Ramazan, bayram değişen bir şey yoktu.
Hastane ve hapishane olmadığı için halimize yüzlerce kez şükrettik, şükrediyoruz ve böyle devam ettiği sürece yani hastane ve özgür olduğumuz sürece Dünyanın en şanslı insanını kendimiz sayıp nefes almaya koşturmaya devam edeceğiz.
….
Dünden bugüne ajandamızda yazmamız gereken konuların başlıkları vardı.
Ta ki bu okurumuzun şu yorumuna kadar
Okurumuz dün şöyle bir yorum yapmış
“Konya'da her şeye rağmen gerçek anlamda belediyecilik örneği vardır.
Cenaze hizmetlerinden park hizmetlerine...
Allah bu tür hizmetlerde emeği olanlardan razı olsun.
Eleştirmek, sövmek, eksik aramak, nifak çıkarmak vs. her türlü faaliyetlerle iştigal etmek elbette ki biz nankör insanoğlu içindir.
Ekonomi kötü, emeklinin durumu içler acısı,
Ülkede istikrar var, etraf yangın yeri.
Petrol aldı başını gitti.
Övgü ile sövgü arasında gidip gelen yorumlar ve hayatlar... neyi görmek istediğine bağlı...”
…………….
Bu okurumuza çok teşekkür ederim.
Tamda günümüzün özeti bu yorum idi.
Hele hele şu cümledeki yoruma bakar mısınız?
“Eleştirmek, sövmek, eksik aramak, nifak çıkarmak vs. her türlü faaliyetlerle iştigal etmek elbette ki biz nankör insanoğlu içindir.
Ekonomi kötü, emeklinin durumu içler acısı,
Ülkede istikrar var, etraf yangın yeri.”
………….
Yani Türkiye’nin doğudan batıya kuzeyden güneye sınır ötesini görmeyeniniz var mı?
Dört bir yanımız yanıyor yakılıyor biz hala etliekmek börek, altın dolar peşindeyiz.
Allah muhafaza Dubai’ye düşen Katar’a düşen iki füze bize düşse ülkenin hali ne olur?
………….
Okurumuzun dediği gibi eleştir…eleştir…
Söv, küfür et, hakaret et, bunun boyu kısa idi şunun kafası kel idi.
Sürekli açık ara.
Yapmayalım Allah aşkına önce mutlu olmaya huzurlu olmaya çalışalım.
Ha siz dönüp bana sorabilirsiniz?
“Sen gülebiliyor musun?
“Sen kahkaha atabiliyor musun?
……………
Vallahi de billahi de gülmeyi unuttum.
Birileri ellerinde telefon bir şeyler seyredip gülüyorlar yaaa.
O gülenlere gıpta ile bakıyorum.
Ama hayatta kendime şükredecek o kadar çok şey buluyorum ki.
Hep yazıyorum.
Mesleğimiz sözüm ona gazetecilik
Ne gazeteciliği arkadaş?
Gazeteci demek çevrende gördüğün eksikliği yanlışı, hatayı yazacaksın göstereceksin
Peki öyle mi?
En ufak bir eleştiri de bile artık tekzip yanlışı düzelt filan yok
“Halkı yanıltıcı, asılsız bilgileri kamu barışını bozacak şekilde yayması (TCK 217/A) 1-3 yıl hapisle cezalandırılır.
Halkın bir kesimini aşağılama veya kin/düşmanlığa tahrik (TCK 216) ise 6 ay-3 yıl arası hapis cezası.”
…………….
Hakimin karşısına çıkıncaya kadar da aylarca hücredesiniz.
Bu yasanın adı da "DEZENFORMASYON YASASI" dır.
……………..
Bunun için her gün 5 vakit değil 15 vakit hapishanede olmadığım için şükrediyorum
Özgür olmaktan daha büyük nimet var mı?
…………….
Tekrar okurumuzun dediklerine dönüyorum
“Emeklinin durumu kötü.
Asgari ücretlinin hali perişan
Bu savaş böyle devam ettiği sürece işsizlik daha da artacak”
Amenna.
Ama hiç değilse özgürüz hiç değilse hastanede yoğun bakımlarda değiliz.
BAYRAMDA EN ÇOK
ETKİLENDİĞİM ŞU
CAMİNİN HALİ OLDU
Bu şehre ben bildim bileli son 30 yıldır en yüksek düzeyde hizmet veren bir bürokrat abimiz sosyal medyada şöyle bir yorum paylaşıyordu
“MÜSLÜMANLARDA DUYARLILIK….
Bayram namazını Beyşehir de bir Camide kıldım.
Kıble duvarında karo fayanslar üzerinde 20x20 ölçüler de 2 katlı olarak çiniler ile işlenmiş Ayetlerin olduğu çerçeveli yazılar var.
Oturduğum yerde dikkatlice bakınca yazıları okuyamadım.
Biraz daha dikkat ettim.
Yazıların altüst olarak yerine montaj yapıldığını fark ettim.
Namazdan sonra birkaç arkadaşla bayramlaştık.
Onlara duvardaki yazıyı okuyup okuyamadıklarını sordum.
Onlarda şaşırdı.
Okuyamadılar.
O arada hoca yanımıza geldi.
Bayramlaştık ve hocaya hocam duvardaki yazıyı okuyabildiniz mi? diye sordum.
Hoca okuyamadım dedi.
Hocam yazı doğru montaj yapılmamış dedim.
Hoca şaşırdı.
Dedi ki..
Allah Allah bu camide 10 yıldır görev yapıyorum.
Hiç fark etmedim dedi.
Durum bu.
Neden yazdım.
Müslüman olmak ve dikkatli yaşamak zor.
NOT: Camiyi yazmadım.
Hocayı incitmemek adına…
Merak edenlere özelden camiyi söyleyebilirim.
Bu arada Cami 30 veya 35 yıllık”.
………………..
Vay ülkemin hali vay.
Camilerimizin halini düşünebiliyor musunuz
Her sokağa bir değil üç cami yapsak bu kafa ile ne olur?
Ayeti yanlış koyarız.
Caminin kadrolu imamı caminin duvarından bir haber.
…………..
Allah’ım sen bizleri afet.
HALK TV YE
TEŞEKKÜR EDERİM
Bayramın üçüncü günü idi.
İstanbul’dan Konyalı bir dostumuz aradı.
“Abi Halk TV yi seyret” dedi.
Hemen açtım
Halk TV de her Pazar sabahı Serhan Asker’in sunduğu “GÖRKEMLİ HATIRALAR” programı vardır.
Her Pazar bir şehirden bu program canlı olarak yayınlanır.
Programda bu kez Konya’da idi.
Türbe önünden canlı yayın yapıyordu.
Keyifle izlemeye başladım

Program bana göre başarılı idi.
Konya merkezden sadece yayın yapmıyor Beyşehir’den Yerköprü şelalesine, Çatalhöyük’ten Meram’a Konya’nın tüm tarihi turistik bölgelerini gösterip övgü dolu cümleler söyleniyordu.

Programda canlı yayında Prof. Dr. Ahmet Alkan hocam Av. Ahmet Ergun abimiz çok güzel Konya bilgi paylaşımları yaptılar.
Konya muhteşem bir şekilde tanıtılıyordu.
Tabii en az 20 kişi arıyor ya da mesaj atıyordu
“Halk TV yi seyret KONYA var”
Bu arada AK Partili bazı okurlarımız da kızıyorlardı
“Bu CHP kafası işte-
Türbenin önünde bangır bangır müzik çalıyorlar”
……………
Vallahi müziği dahası Konya Sille oyun havasını sergileyen ekibin Büyükşehir’in ekibi olduğunu folklorcu çocukların anestezi uzmanı, üniversite öğrencisi olduklarını Türk Azerbaycanlı olduklarını öğreniyordum
Bu ekipten bu çocuklardan gurur duyuyordum.
Programın sunucusu Konya Büyükşehir’e defalarca teşekkür ediyordu
Ama girişte yazdık yaaa
Bizim dünyamız övgü ve sövgü dünyamız oldu
KONYA POLİSİNİN
BAYRAMDA YAPTIĞI
EN İYİ İCRAAT
Bayramlarda dini ve milli günlerimizde sokaklarda kaldırımlarda 24 saat çocukların büyüklerin patlayıcı madde atmaları havai fişek atmaları en nefret ettiğim konuların başında gelir.
Bu patlayıcı maddeler nasıl oluyor da yasak olmalarına rağmen peynir ekmek gibi satılıyordu ki?
Ve yine yanılmıyorsam son bayramda bir çocuğumuzun gözü bu patlayıcının elinde patlaması yüzünden kör olmuştu.
Allah var bu bayram fazla can sıkıcı patırtı yoktu.
Nedenini de Konya Emniyet Müdürlüğünün yapmış olduğu şu haber servisi ile anladım
“BİR İŞ YERİNDE SATIŞI YASAK PATLAYICI MADDE ELE GEÇİRİLDİ
Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde yürüttükleri denetimler kapsamında bir gıda işletmesinde yaptığı aramada çok sayıda patlayıcı madde ele geçirdi. Bir şüpheli hakkında işlem başlatıldı.
Karatay’da Selimsultan Mahallesinde Devriye Ekipler Amirliği’ne bağlı polis ekipleri, bölgedeki bir gıda işletmesine yönelik rutin kontrol gerçekleştirdi.

40 ADET TORPİL ELE GEÇİRİLDİ
Gıda satışı yapan iş yerinde yapılan aramalarda, "tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması" kapsamında değerlendirilen 40 adet torpil ele geçirildi.”
………….
Polislerimize teşekkür ederken önümüz yaz.
Buradan Sayın valimiz İbrahim Akın beyden, Emniyet müdürümüz Maksut Yüksek Beyden en büyük ricam şu havai fişek atom gibi patlayıcı ve yanıcı maddelerin satışından kullanılmasına kadar etkili bir denetimin olmasıdır.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
İnsanlık yalanı ve adaletsizliği kılıçla değil, kitapla yenecektir.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Ama bayramlaşma ama hal hatır için selamlaşmanın selam vermenin menfaatsiz karşılıksız hal hatır sormanın enerjisini güzelliğini anlayıp çevremizle iletişimin anlamını önemini anlayabildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz