Konya
Hafif yağmur
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6082 %0
52,0172 %-0.02
7.042,29 % -1,07
Ara

KONYA DIŞINA ÇIKMADAN KONYA’NIN KIYMETİNİ BİLEMEYİZ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Dün Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay’la birlikteydik.
Şehrimizde açılışının dahi yapılmasına gerek duyulmayan Velespit Müzesi’ni gezdik.
Avrupa’daki bisiklet müzelerini gezerken içim acıdı.
Daha sonra Rahmi Koç Müzesi’nde bisikletin 200 yıllık yolculuğu hikâyesini birebir gezerken de çok ama çok üzülüyordum.

Çünkü Konya’da bir nesil bisikletlerle büyüdü.
Zengin olanların sayılı arabalarının dışında Konya’nın yerlileri ömürlerini bisiklete adamışlardı.
Açık ve net söylüyorum, benim de çocukluğum bisiklet üzerinde geçti.
Şöyle ki eskiden televizyon olmadığı için her akşam aile gezmesi olurdu, biz aile gezmesine bisikletle giderdik.
Bisikleti babam kullanır, arkasına annem oturur, kucağına kız kardeşimi alırdı.
Ben de babamın önündeki yerde oturur, dört kişi gece yarısı aile gezmesine gider gelirdik.
Ama Konya’nın ve Konyalı’nın belli bir dönem kaderiyle direkt alakalı bisikletle ilgili şehrimizde elle tutulur, gözle görülür hiçbir şey yoktu.
Ve Uğur İbrahim Altay, Velespit Müzesi ile Konya’nın geçmiş yüz yılını bugüne taşıyor, inşallah gelecek yüzyıllar için de tarihe not düşüyordu.

Burada sadece bisikletin tarihi, dünya tarihi, Avrupa tarihi, Konya tarihi yok; aynı zamanda bisiklet ile ilgili her türlü detay çok iyi düşünülmüş.
Öyle ki bisiklet üzerine yapılmış olan alışveriş bölümü ise sadece çocuklar için değil, biz büyükler için de cazibe noktası gibiydi.
Günümüz için ince bir detay gibi görünse de bu konuda çok hediye aldığım için biliyorum, fiyatlar da orijinaldi.
Uğur Başkan’a şehrimize kazandırmış olduğu Velespit Müzesi için teşekkür ediyorum.
Dün başkanla da ayaküstü konuştum.
Geçen günlerde uzun bir süre Antep’te kaldım.
Geçen hafta da Kocaeli’ndeydim.
Hani biz bu şehirde trafikten hep şikâyetçi oluruz ya, iki defa kırmızı ışıkta beklediğimiz zaman buna ben de dâhil hemen öfkeleniriz, küfür dahi ederiz ya…
Allah aşkına Antep’te üç gün kalın, şehir merkezinde araç kullanın.
Ne olur Kocaeli’nde iki gün kalın, iki gün şehir merkezinde araç ile seyahat edin.
Yemin ediyorum Konya’yı mumla ararsınız.
Bunu kesinlikle AK Parti, şu parti olarak söylemiyorum.
Buralar AK Parti’nin en gözde illeri.
Hele Antep…
Yanlış mı söylüyorum, Türkiye’de Antep Belediye Başkanı hanımefendiyi tanımayan var mı?
Ama bize inanmayanlar için şu ricada bulunuyorum: Ne olur Antep’e gidin, iki gün şehir merkezinde araç kullanın ya da araç ile seyahat edin.
Ve sonra gelin, bu şehirde siyaset bir tarafa, Uğur Başkan, Ahmet Başkan, falanca Mehmet Başkan bir yana…
İsimler de önemli değil, bu şehrin trafiğine dua eder misiniz, etmez misiniz kendinizi bir test edin.
Dün Uğur Başkan’la bu konuyu konuşurken öğrendim.
Mesela Kocaeli sanayi bölgesi ya, Konya bir alırken Kocaeli 2,5 para alıyormuş.
Kızmaca yok, bunu ne parti ile ne isimle ne de şununla bunla alakası var.
Gene bir şey diyeceğim, bana kızacaksınız ama Allah şahit, bunu AK Parti, şu parti olarak söylemiyorum.
Mısır’ın başkenti Kahire’de günlük nüfus 22 milyonmuş.
Sabit 18 milyon insan yaşıyormuş, günlük girişlerle 22 milyon insan oluyormuş.
Buranın yüzölçümü İstanbul’un üçte biriymiş.
Ama trafik, inanın İstanbul’dan rahat.
Niye?
Çünkü burada kavşak yok, ben iki ya da üç kavşağa rast geldim.
Diğerleri yedi şerit geliş, yedi şerit gidiş, kavşak olmayan ve sürekli U dönüşleri ile trafiği durdurmadan akan bir sistem.
Şehirlerin gelişimi master planları ile belirlenir.
Ben, şu yeni demiryolu hatlarının devreye girmesi ile Konya trafiğinin gelecek 50 yılda sorun olmaktan çıkacağına inanıyorum.
Mesela bugünkü tramvayın temelini atan, şehrimize getiren insan kimdir? ANAP döneminde Sayın Ahmet Öksüz’dür.
Ahmet Başkan’ı vakti zamanında eleştirdiler, taş attılar.
Dahası tramvayı getirdi, Konya Konyaspor’u lige çıkardı ama sandıkta Ahmet Başkan kaybetti.
Bugün Ahmet Başkan’a sahip çıkıyoruz değil mi?
O gün kızanlar bugün Ahmet Başkan’a hak veriyorlar değil mi?
Ne anlamı var?
Ne önemi var?
Sayın Ahmet Öksüz’ü o gün taşladınız, sandığa gömdünüz, bugün iyi diyorsunuz.
Demeyin kardeşim, demeyin.
Ahmet Öksüz’ün hakkını ödeyemezsiniz.
Demir bile tavında dövülür.
Bugün de Uğur Başkan için aynı şeyi söylüyorum.
Sırf muhalefet olsun diye eleştirebilirsiniz.
Biz de gerçekleri yazdık diye bizi linç edebilirsiniz.
Aradan bir 20-25 yıl geçer, sonra da “Uğur Başkan çok güzel hizmet etmiş” diye kendi kendinize konuşursunuz.
Ama bunun hiçbir anlamı ve önemi yok; çünkü iyiye zamanında iyi, kötüye zamanında kötü demeliyiz.
Konya, şu bana göre bile küçük Velespit Müzesi ile muhteşem bir eser kazanmış oldu.
Onun için bir kez daha Sayın Uğur İbrahim Altay ve ekibine teşekkür ediyorum ve başkanın da hakkını vermeye çalışıyorum. Gerisi sadece öfke ve eleştirmiş olmak için eleştirilerdir. Tarih orada, müze orada.


Ben onu bilirim, onu söylerim.
Ayrıca yine küçük bir hatırlatma yapalım mı?
Yıllar önce Uğur Başkan bu şehirde bir proje başlattı ve Türkiye’de de ilk ve tek projeydi:
Sabah namazına giden çocuklara bisiklet hediyesi.
Bu proje için bugüne kadar 100.000 küsur bisiklet çocuklara hediye edilmiş.
Her yıl ortalama 20-25 bin çocuğa bisiklet hediye ediliyormuş.
O günlerde de başkana birileri bir şeyler söylüyordu.
Ama o bisiklet hediyeleriyle bir bisiklet kültürünün yeni nesillere nasıl kazandırılabileceği hayal dahi edilemiyordu.

…..

Mesela bisiklet yolları ile ilgili Uğur Başkan’a hâlâ eksiklerimiz var, hâlâ Avrupa’nın bisiklet şehri Konya’da bisiklet yollarımız yeterli olmuyor diyebiliriz.
Siz de diyebilirsiniz.
Ben de aynı görüşteyim.
Ama yapılana şapka çıkaracağız, eksiklerimizi de yapanlara kızmadan, vurup kırmadan, devirmeden ileteceğiz.
Ha bu arada bugün yine Uğur Başkan’la birlikte olacağız.

…..

Uğur Başkan, kendisi hava karardıktan sonra bisiklete binen,
hava karardıktan sonra kendi özel aracı ile direksiyona geçip bu şehirde turlayan bir yöneticidir, bir büyükşehir belediye başkanıdır.
Uğur Başkan dün açıkladı, ben de bisiklete biniyorum dedi.
Özellikle bisiklet yollarına araçlarını park edenler için de kafaları karışık olanlara küçük bir detay verdi:
“Bu konuda devletimiz çalışıyor, ben de bisiklete binerken bisiklet yollarına park eden araçların fotoğraflarını çekip e-Devlet üzerinden şikâyette bulunuyorum.
Otoparklarda engelli araçlar için ayrılmış yerlere araçlarını park edenlerin fotoğraflarını çekip e-Devlet üzerinden şikâyette bulunuyorum. Vatandaşlarımız da bu konuda bunu yapabilirler.”
derken bu kültürün zaman içerisinde yediden yetmiş yediye bizim de geçiş yapacağımızın inancını dile getiriyordu.

….

Bu arada bugün de Uğur Başkan’la yine bir başka program için birlikte olacağız.
Dün kendisine bunu da sorduk.
Başkanın cevabı netti:
“Konya Ramazan’a hazırlanıyor, hemşerilerimiz Ramazan’da biraz rahat olur. Onları ve sizleri yormamak için Ramazan’a kadar program tempomuzu biraz artırdık.” diyordu.
Vallahi başkanım çok artırdınız, bunu da söylemesem olmayacak.

………………..

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyeti açıklamak mümkün değildir; samimiyet ancak gözlerden ve mimiklerden anlaşılır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hava karardıktan sonra Beyşehir Caddesi’nde farları yanmayan araçlarla trafikte yol almadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *