Konya
Hafif yağmur
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6062 %0.16
51,6027 %0.37
6.955,91 % 0,18
Ara

CAMİ YAPILMAMASI İÇİN İMZA TOPLAYAN HANIMEFENDİ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bugün, Allah sizi inandırsın, benim de gözlerimle gördüğüm, kulaklarımla duyduğum en ilginç olayı sizlerle paylaşacağım.
Bana inanmak istemeyenlere de şahit olarak Selçuklu Belediye Başkanı Sayın Ahmet Pekyatırmacı’yı, Ahmet Başkan’ın A takımını ve yaşları ortalama 40 hatta 50’nin üzerindeki 30 bayanı gösterebilirim.

Konuya şöyle girelim:
AK Parti iktidarları ile birlikte bizim yerel basında da ulusal basında da partiden, belediyelerden ne gelirse; hazır başlıklar, hazır metinler, istemediğiniz kadar fotoğraf ve videolarla gazetecilik yapmaya alıştık.
Bu da biz çalışan gazeteciler için oturduğumuz yerde, yerimizden kalkmadan çok büyük bir kolaylık, rahatlık ve kopyala-yapıştır gazeteciliğini sektöre soktu.
Benim gibi eski Türkiye’de kalan meslektaşlarım ise hâlâ gözümüzle görmeye, kulağımızla duymaya, gelişmelere şahitlik yapmaya, kısaca oturarak değil dolaşarak gazetecilik yapabilmek için çırpınıyoruz.

Geçtiğimiz hafta Selçuklu Belediye Başkanı Sayın Ahmet Pekyatırmacı’dan bir ricada bulundum.
“Sayın Başkanım, eğer mümkünse şu… şu… şu… projelerinizi yerinde görebilir miyiz?” dedim.
Ahmet Başkan da bizi kırmadı ve bizim istediğimiz yerlere bizimle birlikte gelerek, başkandan bizzat duyarak dolaştık.

Bunların bazılarını bugün sizlerle paylaşacağım, bazılarını da önümüzdeki günlerde…
Ama izninizle en ilginç olanıyla başlamak istiyorum.

Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ile Hatice Hatun Mahalle Külliyesi’ne gittik.
Burası bir mahallenin ortasında, bizim bildiğimiz klasik bir cami; sağ tarafında dört ve yedi yaşındaki çocuklar için kreş, caminin sol tarafında mahallenin kadınları için sohbet ve Kur’an-ı Kerim… Bunun yanı sıra isteklere göre psikologlar, aile danışmanları; caminin diğer yakasında emekliler konağı; bir bölümünde ise engelli ve daha yaşlı insanlarımız için yine kendi isteklerine göre dinî eğitim, geleneksel konular, aile içi terapileri…

Mahalle külliyesinin bütün odalarını tek tek geziyor, buradaki minik yavrularımızdan tutun o gün için ders almakta olan hanımefendilerin başkanla sohbetine, soru ve cevaplarına tanıklık ediyordum.
Buradaki bayanlar ve çocuklar hep mahallenin sakinleriydi.

Bu bölümde bir bayan söz alarak başkana şöyle seslendi:

“Başkanım, ben bu mahallenin sakiniyim. Yıllar önce Meram bölgesinden geldik.
Buraya cami yapılacağı zaman cami yapılmaması için ben bizzat imza attım.
Dahası, tanıdıklarımdan da cami yapılmaması için imza topladım.
Ama çoğunluk cami yapılmasını istediği için bu cami yapıldı.
Daha sonra bu külliye yapıldı.
Hani derler ya Allah insana kendi dediğini yaşatırmış diye…
Buraya cami yapılmaması için imza atan ve toplayan ben, üç yıldır buraya geliyorum ve bu yaşıma kadar bilmediğim Kur’an-ı Kerim’i okumayı öğrendim.
Dahası üç komşuma daha burayı tavsiye ede ede onlarla buraya geliyoruz.”

diye samimi ve içten bir itirafta bulunuyordu.

…..

İşte olayı siyasi olarak görmek istemesem de Konya’da belediyecilik Türkiye’de niye örnek?
Konya niye AK Parti’nin kalesi?
AK Parti bugün için başta maddiyat olmak üzere bu kadar tepki alsa da hâlâ niye Sayın Cumhurbaşkanımızın etrafında kilitleniyor ve çözülme olmuyor? diye soranlara ve merak edenlere en güzel cevap olarak istiyorduk.

…..

Şimdi siz bana diyeceksiniz ki yine başkanı övdün, yine siyasileri övüyorsun.
Vallahi benim bu konuda hiç kimseyi övmeme, allayıp pullayıp yıldızlar falan yapıştırmama gerek yok.
Bir hanımefendi cami yapılmasın diye karşı çıkacak, imza atacak, imza toplayacak; sonra da aradan geçen üç yılın ardından bu caminin abonesi olacak…
Bunu kim bizim gördüğümüzün ve işittiğimizin dışında izah edebilir?

…..

Selçuklu Belediyesi’nin bugün Türk toplumunun en büyük kanayan yarası olan aile konusunda da sessiz sedasız, duymadığım, görmediğim, belki de atladığım toplumsal bir çalışmasına daha tanıklık ediyordum:
Selçuklu Aile Gelişim Merkezi.
Buraya da aile içi sorunlar, eşler, çocuklardaki sorunlar; dahası kaynanalar ve kayınpederler de dâhil olmak üzere ailede kim ne sorun yaşıyorsa müracaat ediyormuş ve ücretsiz olarak haftalarca, aylarca terapi alıyorlarmış.

Çok daha ilginç olanını söyleyeyim: Türkiye’de bu terapilerin Konya’da bile saati benim bildiğim 8.000 Türk Lirası iken, burada bu işler ücretsiz yapılıyormuş.
Aile ve aile fertleri için paradan daha önemlisi ise tamamen mahremiyete, gizliliğe önem verilip yüzde 100 dikkat ediliyormuş.
Öyle ki müracaat eden ve terapi alan aileler ve çocuklar dahi birbirlerini görmüyorlarmış.
Ve öylesine bir talep varmış ki dört ay sonrası için bile sırada bekleyenler varmış.
Bunu bizim yanımızda duyan başkan hemen sayıların çoğaltılması, mevcut odaların çoğaltılması konusunda da görevlilere talimat veriyordu.

….

Selçuklu Belediyesi’nde Başkan Ahmet Pekyatırmacı ve ekibinin, Türkiye’de başta Millî Eğitim Bakanlığı, Aile Bakanlığı, Diyanet Başkanlığı gibi bakanlık seviyesindeki konularda; bakanların, bakan yardımcılarının Selçuklu Belediyesi’nin bu çalışmalarını yerinde izleyerek bakanlık yetkililerine Selçuklu Belediyesi’nin ve Konya’nın çalışmalarının tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılması konusunda da talimatlar verdiğini öğreniyorduk.

Vallahi bugünlük bu kadar. Bu konuda daha yazacaklarım var ama açık ve net söylüyorum ki ben Ahmet Başkan’la 4 saat 28 dakika süren mini bir Selçuklu turunun ardından bilmediğim, duymadığım çalışmalara tanıklık ederken özellikle cami konusu 3-4 gündür beni fazlasıyla etkiledi ve etkilemeye devam ettiğini söylemek zorundayım.

………………..

KONYA SPOR
BÜROKRASİSİNDE
HEP ŞANSLI

Biliyorsunuz, beni bilen bilir; bu hayattaki kırmızı çizgilerimden biri eğitim, biri spordur.
Aklım erdi ereli sporun içerisindeyim.
Düzgün, iyi niyetli, samimi spor ile sporcular ile spor yöneticileri ile ülke, ülkeler çağ atlarlar.
Biz kendi küçük yerel dünyamıza döndüğümüz zaman da Konya olarak spor bürokrasisinde ne kadar şanslı olduğumuzu hep bilir ve buna inanırdık.
Görüyoruz ki bu inancımız hâlâ yalpa yapmadan devam ediyor.

Spor İl Müdürümüz Birdal Müdür’ün ayrılması ile şehrimize yeni Spor İl Müdürü atandı:
MUZAFFER ÇİNTİMAR.

Biz de şehrimize gelen her seçilmiş ve atanmışa olduğu gibi Muzaffer Bey’e hayırlı olsun ziyareti için Ömer Ersöz Müdürümüz ile birlikte selam verdik.

 

FOTO 4

 

Muzaffer Bey genç, idealist, hayalleri ve hedefleri yüksek olan bir bürokrat.
Zaten kendisi şehrimize gelmeden önce ismini duyar duymaz gerekli istihbaratı yapmıştık.
Kendisi ile ilgili tüm bilgiler ve bize olan dönüşler pozitifti.
Bu ziyarette de birebir görüyorduk ki Konya yeni dönemde de Muzaffer Müdür ile birlikte hamlelerini, atılımlarını ve projelerini geliştirerek, hedef büyüte

Müdür Bey bugüne kadar Türkiye’nin farklı illerinde edinmiş olduğu tecrübeyi Konya’da bana kalırsa ve yanlış ifade etmiyorsam ustalık dönemi olarak hem kendisi için hem şehrimiz için hem de Türk sporu için yaşatacak.
Bir Anadolu evladı olarak Muzaffer Müdür’ün samimiyetine inandım.
Bu vesileyle kendisine şehrimize hoş geldin derken Cenab-ı Allah’ım da mahcup etmesin, hep başarılı olsun, şehirde başarılarına başarı katsın diyoruz.

………………..

BURAYI 50 DEFADA
BİZ YAZMIŞTIK

Çok değerli bir okurumuz, sıkı takipçimiz, şahit olduğu bir olayı bizimle şöyle paylaşıyordu:

“Abi burası Hulusi Baybal Caddesi’nden Hazım Ulusahin İş Merkezi önünden Kemerli Caddesi’ne dönüş yolu…
Sorumsuz ve gamsız insanların park etmeleri sonucu her seferinde belediye otobüsleri dönüş yapamıyor, sıkışıp kalıyor.
Geri manevra olanağı yetersiz…
Otobüs şoförlerinin handikapı herhâlde burası…



Tamam, park eden hatalı, kusurlu ne derseniz deyin ama belediye burada bu şikâyeti biliyordur.
İnsan bir kaldırım, bir refüj, bir yol düzenlemesi, geçiş yolunu genişletmesi lazım değil midir?”

……

Burayı kaç defa yazdık, biz de buranın fotoğraflarını çektik.
Dahası polis ekiplerinin uygunsuz ve yasak park yapan araçları nasıl çektirdiğini fotoğraflarla sizlerle paylaştık.
Vallahi kim ne yapar, buranın çözüm yolu nedir ben bilemem ama değerli okurumuzun da dile getirdiği gibi burası belediye otobüs şoförlerinin kâbusu hâline gelen karanlık bir nokta.

………………..

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Hayatın amacı mutlu olmak değildir; işe yarar, merhametli, empatik ve anlayışlı olmaktır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ
Yeni Sille Caddesi’nde bazı motor sürücüleri çift şeridi de kapsayacak şekilde sağlı sollu direksiyon kırarak arkadan gelen araçlara şov yapmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *