UĞUR BAŞKANLA KONYA’DA SELÇUKLU DÖNEMİ BAŞLIYOR
Bugün yine şehrimizle ilgili birkaç konuya değinmek istiyorum.
Ama önce Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın Suudi Arabistan dönüşü yaptığı ilk basın toplantısının ardından bende kalan, dahası şehre iz bırakacak projelerden söz edeceğim.
Türkiye’de olmadığım için başkanın bu toplantısını takip edemedim ama takip eden arkadaşlardan, farklı farklı isimlerden detayları öğrenmeye çalıştım.
En çok dikkatimi çeken konulardan biri de Başkan’ın 2026 projelerini açıklarken bana göre tarihi bir konuya nokta atışı yapmasıydı.
Şöyle ki:
“Türkiye Selçuklu Kaynakları Külliyatı Projesi”
……
Bu proje, Selçuklu tarihi yazımının temelini oluşturan kaynakları yeniden görünür kılmayı; onları çağdaş araştırmacılar ve okuyucular için erişilebilir, güvenilir ve kalıcı hâle getirmeyi amaçlıyor.
Proje kapsamında Türkiye Selçuklu Devleti’nin yanı sıra Selçuklularla doğrudan temas hâlinde bulunan İslam dünyası ve çevre medeniyetlere ait birincil kaynak eserler, ilk kez Türkçe’ye kazandırılmak üzere ilmî ölçütlere bağlı kalınarak hazırlanıyor.
Başkan bu konuda kelime kelime şöyle demiş:
“Bu külliyat tamamlandığında, yalnızca Selçuklu tarihi için değil; İslam Ortaçağ, Haçlılar ve Yakın Doğu tarihi araştırmaları açısından da uzun yıllar başvuru kaynağı olacak, paha biçilmez bir ilmî miras ortaya çıkacaktır.
Bu önemli proje kapsamında;
8 dilde 140 adet eserin çevirisi yapılacak.
10 eser şu an baskı aşamasında; 7 eserin ise okuması yapılıyor.”

Selçuklu İmparatorluğu’nun başkenti Konya’da biz Konyalılar, Osmanlı’yı bildiğimizin yarısını Selçuklular konusunda bilmiyoruz.
Ben de dâhil.
Tek kelimeyle Selçuklu cahiliyiz.
Bu yüzden Uğur Başkan’ın bu yeni projesine şapka çıkarıyorum.
Bir ikinci konu ise bu yılki uluslararası bisiklet projesi.
Başkan bu konuyu da şöyle açıklamış:
“Bisiklet kullanımının bu köklü geleneğini vurgulamak ve vatandaşlarımızı bisiklet kullanımına teşvik etmek amacıyla Meydan Evleri Projesi kapsamında Velespit Müzesi Projesini hayata geçirdik.
Bisiklet konusunda yaptığımız çalışmalar neticesinde şehrimiz 2026 yılında ‘Avrupa Bisiklet Başkenti’ unvanını almıştır.
Yine ülkemize örnek olan gençlik faaliyetlerimizle de geçtiğimiz hafta ‘2026 İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Başkenti’ olarak ilan edildik.”
……
Evet, Meydan Evleri’ndeki Velespit Müzesi’ni Avrupa’da gördüğüm zaman içim tek kelimeyle cızzzzzz demişti.
Artık bizim de bir bisiklet müzemiz, bir velespit müzemiz var.
Açılışı, yani resmî açılışı henüz yapılmadı.





Konya, 2026 yılında bisiklet tarihinin altın yılını yaşayacak.
Yapılacak uluslararası müsabakalardan tutun da Büyükşehir Belediyesi’nin bisiklet projelerine kadar bu dönem tarihe altın harflerle geçecek.
İnşallah nasip olursa biz de bu tarihî anlara hep birlikte tanıklık edeceğiz.
……………
GAZETECİLER
NİYE TEŞEKKÜR
EDERLER?
Bugün hafta sonu olduğu için, klasik verdiğimiz sözü yerine getirerek olumsuz konulara girmeyeceğiz.
Eskiden hafta sonları yerel basından haberler paylaşır, yorumlar yapardım.
Sonra ara verdim.
Niye biliyor musunuz?
Çünkü iğneyi kendimize batırdığımız zaman çok ses aldık, dahası gürültü çıktı.
O yüzden de yerel medya paylaşımlarını bırakmıştım.
Bu hafta sonu yine kimseye dokunmayayım diye notlarıma dikkatlice bakarken, Fatih Özgökçen Başkan’ın basın toplantısında aldığım şu tek satırlık cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum:
“Gazeteciler basın toplantısında toplantıyı düzenleyenlere niye teşekkür eder?”
……
Son yıllarda basın toplantılarında, maalesef bazı meslektaşlarım arasında asla kabul edemeyeceğim bir alışkanlık oluştu.
Basın toplantısında, toplantıyı düzenleyen kişi ya da kişilere karşı soru-cevap bölümüne geçildiğinde mikrofonu alan arkadaş ilk cümleye “teşekkür ederek” başlıyor.
Ne olur biri bana bunu açıklasın.
Burada birine teşekkür edilecekse, toplantıyı düzenleyenler basın mensuplarına teşekkür etmeli.
Çünkü sabah akşam soğuk, kar, kış, yağmur demeden davete icabet eden gazeteciler.
Peki biz niye teşekkür ediyoruz?
Canlı yayında ekrandan izleyen bir okurumuzun ve yorum yapan okurlarımızın şu sözleri dikkatimi çekmişti:
“Kahvaltıda ne ikram ettiler de teşekkür ediyorsunuz?”
Bu o kadar çirkin ve o kadar aşağılayıcı bir soruydu ki, kendi adıma utandım.
Belli bir yaş grubu için diyemem ama genç arkadaşlarımdan bu konuda daha duyarlı olmalarını rica ediyorum.
Soruya girmeden önce ne olur teşekkür etmeyin.
Zaten sorduğumuz soruların çoğu çanak sorular.
Bizi izleyenler için düştüğümüz durum, mesleğimiz ve mesleğiniz adına çok utanç verici.
Onun için kusura bakmayın ama bu konuda çuvaldızı değil, iğnenin ucunu kendimize batırmak istedim.
……………
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Verdiğim değeri göremeyince, gördüğüm değeri veririm.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ
Karatay Kongre ve Spor Merkezi bölgesinde, hava karardıktan sonra farları yanmayan bisiklet ve motorlar tek yönlü yolda ters yönden gelmedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz.