Haber Basın Yayın Medya
Biz eskiler çok farklı bir dünyada büyüdük. En azından aile kavramının kutsal olduğu bir dönemdi. 90 lara kadar durum öyleydi.
Radyoda arkası yarın dinlerdik, Televizyon akşam beşte açılır oniki de kapanırdı. En önemli haber alma aracı basındı. Gazete okumak önemliydi. Sabah basılan gazete üzerine akşam baskısı yapılırmış. Ülke nüfusu 50 milyon seviyesindeyken trajı bir milyona yaklaşan 6-7 tane ulusal gazete vardı. Konya basınında ise Konya’da 400.000 nüfus varken gazeteler özellikle pazartesi günleri 4-5 bin gazete satılırdı. Yeni Konya gazetesi sarraflar yeraltı çarşısını geçince sağdaydı asmalı kahve filan vardı. Yeni meram gazetesi ise Mevlana’ya doğru solda. Pazar günü Konyaspor maç saatinde skor takibi için kalabalık kitle gazete önünde beklerdi.
Konyaspor 1987’de Tarsus maçı sonrası ceza aldığı gün Konya gazeteleri akşam baskısı yaptı.
Basın gerçekten çok güçlüydü, ve en önemlisi basın çok güvenilirdi.
Eskiler çok iyi bilir Allah rahmet eylesin Adil Gücüyener gazetesinde 2 satır fiske yazardı, Konya’da yer yerinden oynardı. Şimdi yazılı basın bitti, İnternet gazeteciliği ve sosyal medya var.
Ne olduysa Türkiye’de özel tv kanallarının serbest olmasıyla başladı, sonra internet ve sosyal medya .
Sosyal medyada gazetelerden gelen haberlere güvenebilirsiniz. Ama birde x-y-z ne olduğu belli olmayan ve haber adı altında saşma sapan ipe sapa gelmez paylaşımlar var. Son dönemde birde yapay zeka videolar ve resimler başladı.
Bu duruma son vermek gerekiyor. Özellikle toplum bu durumdan çok etkileniyor. Çocukları bunlardan koruyamıyoruz. Tv ve diziler kabus.
Türk milletini ayakta tutan tarih boyunca güçlü aile yapısı olmuştu, şimdi ise benlik üzerine yetişen ciddi bir kitle var.
Hepimiz sosyal medya takip ediyoruz, Ben kendi adıma ismi olmayan hesabı ciddiye almıyorum.
Ama toplumu gerecek haber yapan, ve o haberlerin doğruluğunu akıl terazisinden geçirmeden peşine düşen insanlar var.
Sosyal medyada haberin kaynağına dikkat etmek gerekiyor.
Ülkemiz ve dünya çok zor durumda, 3. Dünya savaşı kapımızda.
Bir tarafta Kudüs’e haçlı bayrağı dikmek arzusundan vazgeçmemiş olan Haçlı orduları. Bir tarafta mezopotamyayı vadedilmiş topraklar olarak görüp gözü orada olan İsrailoğulları.
Çocuklarımız ise özgürlük diyor, ben diyor. Vatan, bayrak sevgisi çocuklara aşılayamıyoruz.
Kıyamet alametleri tek gözlü Teccal’dan bahseder, Tv, tablet, telefon alın size tek gözlü Teccal.
Sabah bayiye gidip gazete toplayıp aldığımız günler çok güzelmiş ama maalesef o günler geride kaldı…