Konya
Açık
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2229 %0.03
51,2387 %0.3
7.115,57 % 0,04
Ara

ÖĞRETMENLER HAYATIMIZIN EN KIYMETLİ VARLIĞIDIR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Değerli okurlarım, bu yazımda sizlere hayatımızda derin izler bırakan, gönlümüzde en kıymetli yerleri tutan öğretmenlerimizi anlatmaya çalışacağım. Çünkü öğretmenlik, sadece okul sıralarında karşılaştığımız bir meslek değil; hayatımızın her döneminde karşımıza çıkan, bize yol gösteren, bizi biz yapan değerleri öğreten insanların ortak adıdır.

Sevgili okurlarım, yine bir soruyla başlamak istiyorum: Sizce öğretmenlik bir diplomadan mı ibarettir? Ben şahsen öğretmenliğin yalnızca bir diploma ile sınırlanamayacağını düşünüyorum. Çünkü öğretmenlik, bir kâğıt parçasından çok daha öte, insanın hayatına dokunan, onu şekillendiren bir emek yolculuğudur.

Ailede anne ve baba bizim ilk öğretmenlerimizdir. Konuşmayı, yürümeyi, yemek yemeyi, terbiyeli davranmayı ilk onlardan öğreniriz. Okullarda okumayı, yazmayı, düşünmeyi, saygı göstermeyi öğreniriz. Çalıştığımız iş yerlerinde ise işlerimizin inceliklerini, sorumluluklarımızı, başarıya götüren yolları bize öğreten kişiler olur. Yani hayatın her alanında, her dönemde bir öğretmen karşımıza çıkar. Öğrendiklerimiz sadece okul duvarları arasında kalmaz; kitaplar, yaşadıklarımız, karşılaştığımız insanlar da bize pek çok şey öğretir.

Okuduğumuz kitaplar bize geçmişin nasıl zorluklarla bugünlere geldiğini gösterir. Mesela İslamiyet’in ilk yıllarında Peygamber Efendimiz’in savaşlarda esir alınan müşriklerden okuma–yazma bilenlerin, okuma–yazma bilmeyen Müslümanlara bu bilgiyi öğretmesini istemesi, öğretmenliğin ne kadar kadim ve değerli bir görev olduğunu gösterir. Hazreti Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” sözü ise hayatımızda bize bir şey öğreten herkese duyduğumuz vefayı adeta özetler.

Elimizdeki güzelliklerin kıymetini kaybetmeden bilmenin, vatanımızı hangi zorluklarla koruduğumuzu anlamanın ve tüm bu değerlerin aktarılmasının temelinde yine öğretmenlik vardır. Bu yüzden yazımın başında söylediğim gibi öğretmenlik, sadece bir üniversite bitirmek ve diploma almak demek değildir. Öğretmenlik, hayatı yaşayan, tecrübelerini paylaşan ve karşısındaki insanda iz bırakabilen herkesin üstlendiği kutsal bir görevdir.

Ben de yaşadığım zorlukların, çektiğim sıkıntıların beni bugünlere getirdiğini anlattığımda çoğu kişi şaşırıyor. Ama gerçekten de öyledir; yaşadığım her zorluk aslında benim öğretmenim oldu. Bana sabrı, dayanmayı, ayağa kalkmayı öğretti.

Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim bir kardeşimi aradım, öğretmenler gününü kutlamak için. O da bana, “Kardeşim, senin de öğretmenler günün kutlu olsun. Öğretmen olmak için illa diploman olması gerekmiyor.” dedi. Bu söz beni hem şaşırttı hem de çok duygulandırdı. Aynı şekilde, çalıştığım yerdeki öğrencilerden bazılarının yanıma gelip “Abi, öğretmenler günün kutlu olsun.” demesi üzerine “Ben öğretmen değilim.” desem de, onların “Olsun abi, biz senden çok şey öğrendik.” demeleri öğretmenliğin diplomayla değil, etkiyle ölçüldüğünü bana bir kez daha öğretti.

Bir gün otobüs durağında beklerken yanıma gelen bir genç, “Hocam nasılsınız?” diye seslendi. Ben tanıyamadığımı söyleyince, görev yaptığım yerden mezun olduğunu ve benim kütüphanede bulunduğum zamanlarda davranışlarını değiştirdiğini anlattı. “Siz geldikten sonra okumaya yöneldim.” demesi ise benim için tarifsiz bir mutluluktu. Eşim de bana sık sık “Sana hocam diyenlere ben öğretmen değilim deme, onlar seni öğretmenliğe layık görüyorlar ki böyle hitap ediyorlar.” der.

Tüm bu örnekleri övünmek için değil, öğretmenliğin sınırlarının ne kadar geniş olduğunu göstermek için paylaşıyorum. Öğretmenliği sadece diploma ile sınırlandırmayalım. Hayatımıza dokunan, bize bir şey öğreten herkesi öğretmen olarak görelim ve değerlerini bilelim.

Unutmayalım ki öğretmenler günü bir tek günden ibaret değildir. Bence öğretmenler günü, yılın her günü, her anıdır; çünkü öğretmenlik, emek isteyen, iz bırakan ve hiç bitmeyen bir yolculuktur.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *