ELDE VAR HÜZÜN
Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” vecizesine bir gönderme. Konyaspor’un sahadaki duruşu ile bu ideal arasındaki uçurumu bugün çok net gördük. Futbolcuların mücadele azmi, oyun zekâsı ve sportmenlik ruhu eksik kaldığında, taraftarın gözünde sadece skor değil, karakter de kaybediliyor. Bu beraberlik, Süper Lig’de orta sıraların kaderini belirleyecek türden. Konyaspor için “kaçan fırsat”, Kayserispor için ise “kazanılan umut” anlamına geliyor. Futbolun büyüsü de burada bir anlık dalgınlık, bir şehrin haftalık ruh halini değiştirmekte çocukların gözünden düşen bir damla yaşa bu şehri yakacaklar varken.Size sadece beddua kalıyor.
Burada mesele yalnızca teknik yetersizlik değil,Futbolun kültürel bir çöküşü sözkonusu . Çünkü “utanma duygusu” dediğin şey, aslında sahada sorumluluk bilinciyle, taraftara ve formaya saygıyla birleşen bir değer. O kaybolduğunda, takımın kimliği de zedeleniyor.
Zeki, çevik ve ahlaklı oyuncu bulmakta zorlanıyorsan, bu bir transfer politikası, altyapı eğitimi ve kültürel vizyon sorunu demektir. Kırkyıldır izlediğim Konyaspor takımını hiç bu kadar futbol ve futbolcu kalitesinden yoksun görmemiştim. Bu formanın ağırlığının farkında olmayan bu grubu devre arası nasıl dezenfekte edecek yönetimin işinin çok zor olduğudur.
Bu maç, Konyaspor taraftarı için kaçan galibiyet, “elde var hüzün” duygusunu pekiştirirken Kayserispor için son dakika golü, “umudu asla bırakma” mesajı oldu.
Konyaspor’un sahadaki mücadelesi, futbolcu kalitesinin bir yansıması gibiydi. Kayserispor’un son dakika golü ise Kayseri’nin pragmatik ve fırsatçı ruhunu sahaya taşıdı. Selam sevgilerimle.