YOK ASLINDA BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ
Başımızın belası malum güç uzun bir sure birilerini kullanarak milletimizin bir bölümünü baskı ile susturmaya çalıştı
Şimdide aynı malum güç bugünkü siyasi iktidarı kullanarak milletimizin diğer bölümünü susturmaya çalışıyor dersem kıyamet kopar ne hainliğim kalır ne Müslüman lığım, vatanseverliğim bile tartışmaya açılır.
Ama gerçek bu, ben ne yapabilirim,
Öncekiler 80 yıl boyunca kendilerine göre “resmî tarih” uydurdular uzun bir süre topluma birçok saçmalıkları ezberlettiler.
Aksini söyleyen bu vatanın gerçek evlatlarına dünyayı zindan ettiler.
Yanlış mı?
Bu “resmî tarihe” karşı çıkanlar da ne yapacaklarını bilemedikleri için bunları yapanlara küfretmeyi marifet saydılar,
Buda yetmedi gerçekleri olduğu gibi söylemek yerine onlarda kendi kafalarına göre bir tarih uydurdular.
Yanlış mı?
Önceki dayatmacıların etkisi yok olunca yeni gelenlerde öncekilerin tam tersini kendi kafalarına göre uydurdukları gerçekleştirmeye başladılar.
Peki bu yazdığım doğru değil mi?
İkisi de kendilerinin günahlarını, kusurlarını, sakladılar duygusal dürtülerden etkilendiler.
Birileri Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan tüm yanlışları aklamaya uğraşırken, diğer gurupta onların tabularına küfretti, “halife” olan Osmanlı padişahlarını günahsız göstererek Osmanlı'nın devlet yönetimi olan saltanat sistemini İslami devlet yönetimi yapıverdiler.
Yanlış mı?
Şimdide, bugünkü yöneticileri günahsız gösterme gayretleri başladı. Cennetten Toprak satanlar türedi.
Yani, ilk yıllarda bir şeyi yapmak isterken faturayı Mustafa Kemal'e kestirdiler, Diğerlerinin yaptığı da İslam'a ve Müslümanlara fatura edildi.
Peki bu Yanlış mı?
Şimdiki yapılanlarda mutlaka birilerine fatura edilecektir. Herkes kendi yazdığına inandı ve tarihi kendince yorumladı,
80 yıl birilerinin kendilerine yapılan zulmü, şimdide başkaları yapmaya başladı, Tarihin birçok yerine uyduruk bilgiler oluşturarak öncekilerin bunlara inanmasını istiyorlar. Belki de dayatıyorlar.
20 yıldır yapılan televizyon dizilerinin sadece tarihi filmlerden iki tanesine bakalım.
Muhteşem Yüzyıl birilerine göre rezalet, birilerine göre de tarihi gerçekler.
Diriliş Ertuğrul ise tam tersi, Her iki tarafta “tarih çarpıtılmaz” diye diye çarpıtmanın en kralını yaptılar.
Evet Osmanlı siyah beyaz gibi berrak bir tarih değildir, Osmanlı tarihini anlatanlarda anlatım bozukluğunun olması ve o günün olaylarını günümüzün mantığı ile yorumlaması, daha büyük saçmalıkları ortaya çıkarmaktadır.
Bugün yaşadığımız olaylarda bunların sonucu olarak ortaya çıkmaktadır
Mesela, birileri Fatih sultan Mehmet’i evliya yaparken, bir başkası da Bizanslı hanımları haremine dolduran her gece biriyle beraber olan beline düşkün, veziri Çandarlı’yı gözü önünde boğduracak kadar cani olduğunu yazabiliyorlar.
Birileri bu olayları abartırken, birileri bunu hiç araştırmadı.
Fatih’in oğlu II. Bayezid, padişahlığı şerefine Edirne’de kurduğu içki meclisinde Gedik Ahmet Paşa’yı Boğduruyor. Bu olayı biri sarhoş hükümdar ın marifetleri diye anlatırken, birileri de bu olayı hiç sorgulamadan padişahın sadece sofu padişah olarak anılmasını isteyebiliyor.
Yavuz Selim, sekiz yıllık saltanatında üç vezir-i âzam öldürtüyor. Yunus Paşa’yı ise Mısır seferinden dönerken at üstünde güzel güzel sohbet ettikleri sırada bir lafına kızınca ani bir emirle oracıkta keyfi mi öldürttü, yoksa başka bir hainlik mi var bunları hiç ama hiç ayırt edemiyoruz
Evet, Osmanlı çok büyük bir imparatorluk, onun içinde birkaç kişinin can güvenliği olmayabilir. Bunu hiç kimsenin can güvenliğinin bulunmadığı bir imparatorluk olarak gösterilmesinin tarihe ihanet olduğunu düşünüyorum.
Bugün ABD de herkesin can güvenliği vardır demek neyse o gün Osmanlıda can güvenliği yoktur demekle aynıdır.
Osmanlıda bitmez tükenmez iktidar kavgaları... Hem de kanlı, karanlık ve kaypak kavgalar vardır, ancak İslam’ın emrini her şeyin üstünde tutan büyük bir mücadelede vardır.
Ben burada siyasilerin ve TV dizi yapımcılarının dürüst olmasını istiyorum, olaylarda çelişki istemiyorum. Osmanlıyı yüceltmek için Selçuklu nun Aşağılandığı Diriliş Ertuğrul isimli diziyi seyretmedim seyretmekte istemiyorum
Tarihi yazanlar, sinemacılar, televizyon dizileri çarpıtabilir, onları yorumlayabilir, isteyen bakar isteyen bakmaz mantığını da kesinlikle kabul etmiyorum.
Siyasetçiler tarihi çarpıtmamalı, çarpıttıkları tarihi “tek gerçekmiş” gibi zorla halka kabul ettirmeleri bu topluma yapılan en büyük ihanettir diye düşünüyorum
Yalanları gerçekmiş gibi bize zorla kim kabul ettirmeye, onu bunu yasaklamaya, çalışırsa bu ülke çok zarar gördü bundan sonra da görecektir diyorum
Seksen yıl iktidarda etkili olanlardan yalanlarla dolu bir tarih dinledik,
Allah aşkına bugün de yeni “resmî” yalanlarla ne olur bizi aldatmayın.
Gerçeği sadece gerçeği yazın, ya da dizilerini yapın. Biz kendimiz olayları çok iyi yorumlarız,
Bizi yönlendirmeye kalkarsanız seksen yıl çektiğimiz acıyı bundan sonra” da çekeriz toplumu bölmekten başkada bir şey yapamayız.
BENİM ÖĞRETMENİM,
Güven insanlara demiştin güvendim öğretmenim
Diren zorluklara demiştin direniyorum öğretmenim
Ülkemdeki bunca yanlışa rağmen
Adam gibi adam ol demiştin
Hala dediklerin kulağımda öğretmenim
Eğilmeden bükülme den ayaktayım öğretmenim
SENİ ÇOK ÖZLEDİM ÖĞRETMENİM...
Benim için yaptığınız her şey için teşekkürler...
Öğretmenler Gününüz kutlu olsun öğretmenim.