TOPLUMSAL ÇÖZÜLME
Toplumsal Çözülme nedir?
Toplumu ayakta tutan inanç ve değerlerin manevi gücün etkisini kaybetmesidir.
Peki bir toplum manevi gücün etkisini neden kaybeder?
Neden toplumsal çözülme yaşar?
Çeşitli olaylar, toplumun içinden geçtiği birtakım süreçler, sistemin birbiriyle dengeli olarak işleyen çeşitli parçaları arasındaki dengeyi bozabilir ve toplumda bir erime hâli belirir.
Toplumsal Çözülme, bir anda olup bitmez.
Aşama aşama (tedricen) zaman içerisinde gerçekleşen bir süreçtir.
20. yüzyılda gerçekleşen kültürel değişimin en önemli özelliği, ahlâk ve dinin birbirinden ayrılması olmuştur.
Dinin toplum üzerindeki etkisinin gerilemesiyle birlikte, gücünü dinden alan ahlâk kuralları yeni bir kaynağa ve içeriğe kavuşturulma durumuyla karşı karşıya kalmıştır.
Ahlâkın dinden ayrılmasından itibaren toplumda ahlâkî çözülme başlamıştır.
Ahlâkın dinden ayrılması ile ahlak sosyal ahlâk anlayışına bürünmüş bu da kişinin başkalarının hayatına müdahale etmemesine ve özel hayatında ahlâk kavramının ortadan kalkmasına sebep olmuştur.
Bu durumda insanların günlük hayatında çeşitli cinsel sapıklıklar peşinde koşmalarına rağmen suç işlemediği sürece, onun ahlâkî bozukluğundan söz etmek mümkün olmamıştır.
Ahlâkın dinden ayrılması aynı zamanda, dini çözülmenin bir yönünü teşkil eder.
Bir de iktisadi çözülme vardır, İktisadi çözülmenin temel sebepleri, toplumun ahlâk ve zihniyet dünyasında yatmaktadır.
Peki siyasetteki çözülmeye ne demelidir?
Bürokrasinin Artması
Adam kayırma, Rüşvet, İltimas, Devlet adamlarının yetersizliği
Siyasi çözülmenin en belirgin göstergeleridir dersem siz ne dersiniz?
Bireyler arasında meydana gelen çözülme, aile yapısında meydana gelen değişmeyle başlamıştır. Çekirdek aile geleneksel ailenin yerini almıştır.
Toplumu çepeçevre saran bu ahlâkî çöküntü; Dinden uzak, Hiçbir ahlâkî değeri olmayan, Hiçbir şeye inanmayan, Hiçbir şeyi ve hiç kimseyi umursamayan, Sadece kendini düşünen bir toplumsal yapı oluşmasına neden olmuştur.
Ahlâk çöküntüsünün temelinde yatan sebep, insanların manevi değerlerini kaybetmeleri ve dinden uzaklaşmalarıdır.
Manevi değerlerini kaybeden insanlar da dünyayı yaşayabilecekleri tek yer olarak görürler
Günümüzde en çok da medya yoluyla, modernlik, çağdaşlık ve özgürlük söylemleriyle ahlâksızlık propagandası yapılmaktadır. Bu yolla ahlâksızlık ve sapkınlıkların insanlara olağan davranışlar gibi gösterilmektedir.
İnsanlar, kınadıkları davranışları bu propagandalar nedeniyle zamanla olağan karşılamaya başlarlar ve bu yoğun telkinlerle, yaşanan ahlâksızlığı çağdaşlığın bir gereği olduğu hatasına düşerler.
“Bir toplum kendi nefislerinde olanı değiştirmedikçe Allah onlarda olanı değiştirmez.”
Ayetinin verdiği mesaj, bireyden başlayan değişimin topluma yansımasıdır.
Toplumların değişim ve dönüşümüne neden olan etkenlerin başında toplumların önde gelenleri yer alır.
Önderlerin Etkisi, zenginlerin ve güç Sahiplerinin azgınlaşması
Adaletsizlik ve Zulüm. Hak ve doğru olana karşı tavır. Alay, Yalanlama. Baskı ve Şiddet.
İşi Ehline Vermemek.
Peki ne yapmalı?
İnsanlar başlarına felaket geldiği zaman başkalarını suçlamadan önce kendilerini sorgulayıp bu duruma düşmelerine neden olan hususları araştırmalıdırlar.
- Türkiye neden bir dünya lideri ülke olamamıştır?
- Gazze de binlerce insan neden katledildi?
- Türk ve Müslüman dünyası neden paramparça ve lidersiz?
Var mı bu sorularıma cevap verecek?
Siyonizm hocam Siyonizm.
Sahiden tek suçlu Siyonizm mi?